Madde kullanımındaki yeni eğilimler, daha karmaşık ve öngörülmesi güç sağlık riskleri yaratıyor. Uzmanlar, sağlık sistemlerinin geride kaldığını, tedavi ve önleme hizmetlerine erişimin ise hâlâ kısıtlı olduğunu söylüyor.
Sentetik uyuşturucular, halihazırda zorlanan sağlık sistemleri üzerindeki baskıyı artırırken, küresel uyuşturucu piyasalarını hızla yeniden şekillendiriyor ve daha yeni, öngörülmesi güç sağlık riskleri yaratıyor.
Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Semerkant’ta sınır aşan uyuşturucu tehditleriyle mücadeleye ilişkin uluslararası bir forumda yaptığı konuşmada, madde kullanım bozukluklarının tüm bölgelerde bireyleri, aileleri ve toplumları etkileyen, büyük ve büyümekte olan bir halk sağlığı sorunu olduğu uyarısında bulundu.
Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi’ne göre, dünya genelinde geçen yıl en az bir kez uyuşturucu kullanan kişi sayısı yaklaşık 300 milyon. Bunların 40 ila 64 milyonu madde kullanım bozukluklarıyla yaşıyor. Her yıl yaklaşık 600 bin ölüm, aşırı doz ve HIV ile viral hepatit gibi uyuşturucuya bağlı hastalıklarla ilişkilendiriliyor.
“Bu hayatlar kurtarılabilir” diyen Ghebreyesus, kanıta dayalı önleme, tedavi ve zarar azaltma uygulamalarına işaret etti. Ancak bu hizmetlere erişim hâlâ sınırlı; ihtiyaç duyanların yalnızca küçük bir bölümü gerekli bakımı alabiliyor.
Damgalama, ayrımcılık ve kriminalizasyon gibi engeller, kırılgan grupları sağlık hizmetlerinden uzaklaştırmayı sürdürüyor. Kadınlar, gençler ve eşlik eden başka hastalıkları olan kişiler özellikle yüksek risk altında.
Sentetik uyuşturucular tabloyu değiştiriyor
Orta Asya’daki sağlık sistemleri de uyuşturucu piyasalarındaki hızlı değişime ayak uydurmakta zorlanıyor.
BM Uyuşturucu ve Suç Ofisi’nin sınır aşan uyuşturucu tehditlerini araştırıp analiz eden Bilgi Merkezi’nin başkanı Salome Flores’e göre, bölge son yıllarda önemli bir dönüşüm geçirdi.
Afganistan’daki afyon üretimindeki düşüş tedarik kalıplarını değiştirirken, sentetik uyuşturucular giderek yaygınlaşıyor. Geleneksel maddelerden farklı olarak, sentetikler öncü kimyasallar kullanılarak yerel düzeyde üretilebiliyor; bu da bunların izlenmesini ve kontrolünü zorlaştırıyor.
Aynı zamanda başka bir eğilim daha ortaya çıkıyor: ilaçların kötüye kullanılması.
Salome Flores, Euronews’e “Ayrıca ilaçların tıbbi olmayan amaçlarla kullanımından söz ediyoruz” dedi. “İnsanlar eczanelere gidip sakinleştiriciler, antidepresanlar, uyku ilaçları satın alıyor ve belirli dozlarda bunlar belirli etkiler yaratabiliyor.”
Sentetik maddelerle ilaçların kötüye kullanımının birleşmesi, daha sıkı düzenleme ve daha kapsamlı tıbbi müdahaleler gerektiren, çok daha karmaşık bir sağlık sorununa yol açıyor.
Sağlık yanıtları gözden geçiriliyor
Uzmanlar, mevcut sağlık sistemi yanıtlarının artık yeterli olmadığını vurguluyor.
Birçok ülkenin izlediği politikalar, başlangıçta eroin, kokain ve amfetaminlerle mücadele için geliştirilmişti. Ancak sentetik uyuşturucuların yükselişi, maddelerin birlikte kullanımı ve yeni dağıtım kanalları, sorunun niteliğini değiştirdi.
Sağlık sistemlerinin artık özellikle birinci basamakta, ruh sağlığı, madde kullanımı ve bulaşıcı hastalıklara yönelik hizmetleri bütünleştirmesi gerekiyor. Kırılgan gruplara ulaşmak ve sonuçları iyileştirmek için toplumun sürece katılımı da kritik önem taşıyor.
Uzmanlar, tedavinin gönüllülük esasına dayanması, bilimsel kanıtlara ve insan haklarına uygun biçimde yürütülmesi gerektiğinin altını çiziyor. Sadece cezalandırmaya dayalı yaklaşımların, bağımlılığı azaltması ya da halk sağlığı sonuçlarını iyileştirmesi pek olası görülmüyor.
Özbekistan’da odak tedavi ve rehabilitasyona kayıyor
Özbekistan’da yetkililer, uyuşturucu kullanımını giderek daha fazla yalnızca bir suç değil, bir sağlık ve sosyal sorun olarak tanımlıyor.
Özbekistan Sağlık Bakanı Asilbek Hudayarov’a göre forum, yeni yaklaşımlara duyulan ihtiyacı ortaya koydu.
Hudayarov, tartışmaların, uyuşturucu bağımlılığının insan sağlığı ve genç kuşakların geleceğiyle bağlantılı karmaşık bir mesele olduğunu ve buna karşı koordineli, kapsamlı yanıtlar gerektiğini bir kez daha gösterdiğini söyledi.
“Sentetik uyuşturucuların yayılması bağlamında, tedavi ve rehabilitasyon sistemlerinin daha da geliştirilmesi gerekiyor” diye konuştu.
Hudayarov ayrıca uluslararası tıbbi deneyimin bir araya getirilmesinin ve uyuşturucu bağımlılığından etkilenen kişilere tıbbi, psikolojik ve sosyal desteği içeren bütüncül bakım sunulmasının önemine dikkat çekti.
Önleme, erken tanı ve ayakta tedavi hizmetlerinin güçlendirilmesi de kritik görülüyor; bu da sağlık sistemlerine ilave sorumluluk yüklüyor.
Bu yaklaşımın bir parçası olarak Özbekistan, bilgi alışverişini desteklemek ve bölge genelinde rehabilitasyon uygulamalarını geliştirmek amacıyla bir Orta Asya Narkologlar Birliği kurulmasını önerdi.
Önleme ve gençlerin sürece katılımı
Önleme, özellikle nüfusun görece genç olduğu bir bölgede, bir diğer temel ayak olarak öne çıkıyor.
Kazakistan’daki “Esbol Qory” Kamu Fonu Başkanı Jandos Aktayev’e göre, gençlerin doğrudan sürece dahil edilmesi hayati önem taşıyor.
“Orta Asya nüfusunun çok genç olduğu bir bölge; bu yüzden tüm ülkelerimizin gençlere odaklanması ve onları önleme çalışmalarının öznesi ve aktörü olarak sürece katması gerekiyor” dedi.
Farkındalığı artırmak ve gençlerin riskli durumlardan kaçınmak için ihtiyaç duydukları becerileri geliştirmelerine yardımcı olmak amacıyla kanıta dayalı programlar ve eğitimler uygulanıyor.
Uzmanlar, erken dönemde yürütülen önleme çalışmalarının uzun vadeli sağlık risklerini azaltabileceğini ve uyuşturucu kullanımının toplumsal etkilerini sınırlayabileceğini belirtiyor.
Sağlık odaklı yaklaşıma doğru
Semerkant’taki tartışmalar, uyuşturucuyla ilgili sorunların ele alınış biçiminde daha geniş bir değişime işaret ediyor.
Yalnızca kolluk faaliyetlerine odaklanmak yerine, etkili çözümlerin uyuşturucu kullanımının altında yatan sağlık, sosyal ve ekonomik boyutları da hedeflemesi gerektiği giderek daha fazla kabul görülüyor.
Buna, tedaviye erişimin iyileştirilmesi, sağlık sistemlerinin güçlendirilmesi, damgalamanın azaltılması ve aynı zamanda sentetik maddelerin yarattığı yeni risklere uyum sağlanması da dahil.
Uzmanlara göre uyuşturucu piyasaları değişmeye devam ederken, verilen yanıtların etkinliği, sağlık sistemlerinin ne kadar hızlı uyum sağlayabildiğine ve ülkelerin en kırılgan kesimleri korumak için ne ölçüde birlikte hareket edebildiğine bağlı olacak.