Trump, şimdiye kadar sınırlı ilerleme sağlanan ticaret görüşmelerine dikkati çekmeye çalışırken, Çin’e yaptığı iki günlük devlet ziyaretini Şi ile öğle yemeği ve çayla tamamlamaya hazırlanıyor.
ABD Başkanı Donald Trump, cuma günü Çin lideri Şi Cinping ile ikinci gün görüşmeleri için bir araya geldi. Trump’ın Çin’e yaptığı devlet ziyareti şu ana kadar Pekin’in Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına yardım etme teklifini beraberinde getirirken, Çin’den Tayvan meselesinin yanlış yönetilmesinin çatışmayı tetikleyebileceği uyarısı da geldi.
Trump, cuma günü Pekin’deki Yasak Şehir’in yanında bulunan Zhongnanhai liderlik yerleşkesini ziyaret etti. Trump’ın, Washington’a dönmeden önce burada Şi ile çay içmesi ve öğle yemeği yemesi bekleniyor.
Trump, Truth Social’da yaptığı paylaşımda, "Umarım Çin ile ilişkimiz her zamankinden daha güçlü ve daha iyi olur," ifadelerini kullandı. Trump, Şi’nin kendisini "çok kısa sürede elde edilen çok sayıda muazzam başarıdan dolayı" tebrik ettiğini de ekledi.
Görüşmeler şu ana kadar büyük bir ekonomik ilerleme sağlamadı. Trump’ın ağırlıklı olarak tarım, havacılık ve yapay zeka sektörlerinde anlaşmalar sağlamaya odaklandığı belirtiliyor.
Zirve şu ana kadar daha çok ABD ile Çin arasındaki ilişkileri istikrara kavuşturmayı ve geçen yıl sonunda varılan kırılgan ateşkesi korumayı amaçladı.
Ekim ayında Washington, Çin mallarının tamamına uygulanan tarifeleri düşürmeyi kabul ederken, Pekin de nadir toprak elementleri ihracatına yönelik kısıtlamalarını askıya almayı kabul etmişti.
Ticaretin yanı sıra iki lider, İran savaşı konusunda da bazı ilerlemeler kaydetmiş görünüyor.
Şi, Trump’a Pekin’in savaşın sona erdirilmesi ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması için arabuluculuk sürecine yardım etmek istediğini söyledi. Çin’in İran petrolüne olan yoğun bağımlılığı, Pekin’in Tahran üzerinde Washington ile bir anlaşmaya varılması yönünde nüfuz kullanmasına yardımcı olabilir.
Beyaz Saray’a göre, "iki taraf, enerji akışının serbest şekilde sürdürülmesini desteklemek için Hürmüz Boğazı’nın açık kalması gerektiği konusunda mutabık kaldı."
Trump, Çin’in İran’a askeri teçhizat sağlamayacağı konusunda güvence verdiğini de söyledi.
Bu arada Tayvan, gündemin en ayrışmalı başlıklarından biri olarak öne çıktı. Şi, ABD’ye, Çin’in kendi toprağı olarak gördüğü kendi kendini yöneten ada üzerindeki anlaşmazlıkların çatışmalara veya savaşa yol açabileceği uyarısında bulundu.
Washington, aralık ayında Tayvan’a 11 milyar dolarlık silah paketini onayladı ancak paketin teslimat süreci henüz ilerletilmedi.
Dışişleri Bakanı Marco Rubio, perşembe günü Çin’in Tayvan’ı güç kullanarak ele geçirmesinin "korkunç bir hata" olacağını söyledi.
Hürmüz Boğazı’nda gerilim
Trump Çin’deki iki günlük devlet ziyaretini tamamlarken, Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim yüksek seyretmeye devam ediyor.
Yetkililerin perşembe günü bildirdiğine göre, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) açıklarında demirli bir gemiye el konularak İran sularına doğru götürüldü. Hindistan bayraklı bir kargo gemisi ise Umman kıyıları yakınlarında saldırıya uğradıktan sonra battı.
Her iki olayın arkasında kimin olduğu henüz netlik kazanmadı. Ancak İran daha önce, ABD ile bağlantılı "ihlalde bulunan" petrol tankerlerine el koyacağı uyarısında bulunmuştu.
İran devlet medyasının aktardığına göre, Çin gemileri, geçişe ilişkin İran yönetim protokolleri konusunda varılan anlayışın ardından boğazdan geçmeye başladı.
İran, ABD ve İsrail ile savaşın 28 Şubat’ta başlamasından bu yana, normalde dünya petrolü ve sıvılaştırılmış doğal gazının (LNG) yaklaşık beşte birinin taşındığı boğazdan gemi geçişlerini büyük ölçüde engelliyor.
Washington ise 8 Nisan’dan bu yana yürürlükte olan kırılgan ateşkese rağmen İran limanlarına yönelik kendi deniz ablukasını uyguluyor.