AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas'ın da aralarında bulunduğu beş komisyon üyesi, İrlanda'nın 'Küresel Avrupa' programında önerdiği yüzde 17'lik bütçe kesintisinin Birliğin küresel etkisini ve güvenliğini zayıflatacağı uyarısında bulundu.
Avrupa Birliği'nin (AB) dış ilişkilerinden sorumlu komisyon üyeleri, bütçenin “Küresel Avrupa” (Global Europe) programında öngörülen kesintilere karşı çıkarak, Birliğin küresel hedefleriyle mali kaynaklarının uyumlu olması gerektiği uyarısında bulundu.
Euronews tarafından görülen mektupta, “Yeterli kaynak sağlanmaması halinde AB, küresel arenadaki etkisini kaybetme ve dış etkenlere karşı daha savunmasız hale gelme riskiyle karşı karşıya kalacak,” ifadeleri kullanıldı. Mektupta, son yıllarda küresel dengelerin önemli ölçüde değiştiğine dikkat çekildi.
Mektup, İrlanda'nın AB Konseyi dönem başkanlığının program bütçesinde yüzde 17,4'lük bir kesinti yapılmasını önermesinin ardından, Avrupa Parlamentosu'nda programdan sorumlu raportörler Michael Gahler (Almanya/Avrupa Halk Partisi) ve Robert Biedroń'a (Polonya/Sosyalistler ve Demokratlar) yanıt olarak kaleme alındı.
Mektuba AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas'ın yanı sıra Genişlemeden Sorumlu Komisyon Üyesi Marta Kos, Akdeniz'den Sorumlu Komisyon Üyesi Dubravka Šuica, Uluslararası Ortaklıklardan Sorumlu Komisyon Üyesi Jozef Síkela ve Hazırlık ve Kriz Yönetiminden Sorumlu Komisyon Üyesi Hadja Lahbib imza attı.
Mektupta, “Komisyon, katılım öncesi desteğin sağlanması, AB'nin ve ortak ülkelerin çıkarlarının desteklenmesi, ortaklıkların güçlendirilmesi, AB değerlerinin korunması ve krizlere etkili biçimde yanıt verilmesi açısından kritik öneme sahip Küresel Avrupa programı için iddialı bir bütçe önerdi,” denildi.
AB liderleri, geçen perşembe günü düzenlenen zirvede İrlanda'nın önerisini büyük ölçüde reddetti.
AB Konseyi Başkanı António Costa'nın, 26 Kasım'da yapılması planlanan özel zirve öncesinde yeni bir uzlaşı önerisi sunması bekleniyor. Komisyon üyelerinin mektubunun da bu süreci etkilemeyi amaçladığı değerlendiriliyor.
Komisyon üyeleri, program bütçesindeki kesintilerin AB ve ortakları açısından güvenlik, istikrar, refah ve göç alanlarında ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu. Kesintilerin, Birliğin karşılıklı fayda sağlayan ortaklıklar kurma kapasitesini de zayıflatabileceği belirtildi.
Mektupta, AB ülkeleri ve ABD gibi diğer büyük bağışçıların kalkınma yardımlarında yaşanan istikrarlı düşüşe de dikkat çekildi. Bu eğilimin, ortak ülkelerde büyük finansman açıklarına yol açabileceği ve ağır sonuçlar doğurabileceği ifade edildi.
Genişleme ve komşu bölgeler için kaynak çağrısı
AB'nin genişleme politikası da yeterli finansman ihtiyacının öne çıktığı alanlar arasında gösterildi. Özellikle üyelik öncesi destek için yeterli kaynak ayrılması gerektiği vurgulanan mektupta, bu desteğin hükümetlerin siyasi açıdan maliyetli reformları hayata geçirmeye değer bulmasını sağlayacak düzeyde olması gerektiği belirtildi.
Kuzey Afrika'dan Orta Doğu'ya ve Körfez bölgesine uzanan coğrafyanın da AB'nin güvenliği ve refahı açısından kritik öneme sahip olduğu kaydedildi. Enerji ve göç başlıklarının öne çıktığı bu bölgelerdeki sorunların boyutuyla orantılı kaynak ayrılmasının, Birliğin güvenilir bir politika yürütmesi açısından gerekli olduğu ifade edildi.
Mektuba göre AB, Sahra Altı Afrika, Asya-Pasifik ve Latin Amerika'da da öncü rolünü sürdürmeli. Birliğin bu bölgelerdeki varlığının istikrarı güçlendirdiği, tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesine katkı sağladığı ve ekonomik güvenliği desteklediği belirtildi.
AB'nin küresel liderliği risk altında
Mektupta, “Küresel ölçekte, Birliğin temel politika alanlarındaki küresel liderliğini pekiştirmek için yeterli kaynaklara ihtiyaç duyulacak. Aksi takdirde, özellikle iklim eylemi konusunda çok taraflılığın savunucusu olarak AB'nin rolü zayıflayacak ve Birliğin güvenilirliği de aşınacak,” ifadelerine yer verildi.
Beş komisyon üyesine göre, iddialı bir Küresel Avrupa bütçesi; bilgi manipülasyonu, hibrit saldırılar ve deniz güvenliğine yönelik tehditler gibi yeni risklerle mücadele açısından da önem taşıyor. Ayrıca bütçenin, krizlere ve değişen önceliklere hızla yanıt verebilmek için gerekli esnekliği koruması gerektiği vurgulandı.