Son Dakika

Son Dakika

Suriye'nin son satranç tahtası İdlib

Okunan haber:

Suriye'nin son satranç tahtası İdlib

Suriye'nin son satranç tahtası İdlib
Metin boyutu Aa Aa

Türk, Rus ve İranlı yetkililer, hafta başında Rusya’nın Soçi kentinde bir araya geldi. Zirvede Suriye için yeni anayasa çalışmaları ve adeta bir satranca dönüşen İdlib kentinin durumu ele alındı. Ancak Suriye konusunda garantör ülkelerin diplomatik çabalarının hız kazandığı bir ortamda Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad’ın muhaliflerin 'kalesi' konumundaki İdlib kentine yönelik operasyon hazırlığı çıkışı, zaten karmaşık durumdaki denklemi biraz daha içinden çıkılmaz hale getiriyor.

Bu arada Türkiye bir yandan İdlib’de kendi payına düşen görevlerini yerine getirmek için çaba harcıyor bir yandan da elini güçlendirmek için kendine yakın grupların bölgedeki etkinliğini kaybetmemesini hedefliyor.

İdlib, gerginlik konusu olmaya devam ediyor

Suriye'nin kuzeybatısında, Esad yönetimi karşıtı silahlı grupların kontrolünde bulunan İdlib, ülkede 7 yıldır süren savaşa taraf olan ülkeler arasında gerginlik konusu olmaya devam ediyor.

Şam, Ankara, Tahran ve Moskova hattında zaman zaman tansiyonun yükselmesine neden olan kent, karşılıklı sert söylem ve suçlamalarla gündemdeki yerini koruyor.

Bir de tüm bunlardan bağımsız olarak Washington'ın, Suriye'nin kuzeyinde kendi stratejisini uygulama çabası, denklemin ayrı bir bileşeni olarak öne çıkıyor.

Türkiye sınırında bulunan stratejik öneme sahip kent, Mayıs 2017'de Kazakistan'ın başkenti Astana'da düzenlenen toplantıda "gerginliği azaltma bölgesi" ilan edildi.

Ancak İdlib her ne kadar 'çatışmasızlık bölgesi' ilan edilse de Rusya ve İran destekli Suriye ordusu, kente yönelik saldırılarını mütemadiyen sürdürdü.

Türkiye'nin pozisyonu ve endişeleri

Türkiye, garantör ülke sıfatıyla sık sık sesini yükseltiyor ve yine garantör ülke konumundaki Rusya ile İran'a üzerine düşeni, Esad yönetimine İdlib konusunda baskı yapması gerektiğini hatırlatıyor.

Keza Suriye topraklarında fiilen asker bulunduran Türkiye, kendi sınırlarında yaşanacak olası bir radikal oluşumu da önlemeye çalışıyor.

Yine Türkiye, kendi iç güvenliğine yönelik risk potansiyeline sahip silahlı unsurların, olası bir çatışmada Türkiye’ye doğru süpürülmesini engelleme gayreti içerisinde. Zira İdlib'de irili ufaklı çok sayıda radikal silahlı grup da bulunuyor.

Ankara'nın bir diğer çekincesi de, ikinci bir Halep olması ihtimali bulunan İdlib'e yönelik olası saldırı sonrasında yaşanacak mülteci akını.

Hali hazırda 4 milyona yakın Suriyeliye ev sahipliği yapan Türkiye, milyonlarla ifade edilebilecek yeni bir göç dalgasını kaldırabilecek durumda olmadığını belirtiyor.

Türkiye, sivillerin Suriye sınırları içerisinde barınabileceği güvenli bölgeler oluşturulması konusunda da ısrarcı.

Şam yönetimi ile muhaliflerin ülkenin farklı kentlerinde yaptığı, kimilerine göre 'tehcir' olarak da tanımlanan anlaşmalar çerçevesinde, aralarında muhaliflerin de bulunduğu yüz binlerce sivil İdlib'de barınıyor. Böylesi bir anlaşma son olarak Kuneytra kentinde yapılmıştı.

aa
Ülke içerisinde zaman zaman Şam yanlısı ve karşıtı gruplar arasında karşılıklı tahliyeler gerçekleştiriliyoraa

Birleşmiş Milletler verilerine göre, 3 milyona yaklaşan İdlib'in nüfusunun üçte birlik kısmını ise bu anlaşmalar çerçevesinde kente gelen iç göçmenler oluşturuyor.

Rusya: Türkiye, radikal unsurlarla daha etkin mücadele etmeli

Rusya, Türkiye'ye İdlib'de bulunan radikal oluşumlara karşı daha net tavır sergilemesi çağrısında bulunuyor.

Ankara'dan üstlendiği yükümlülükleri yerine getirmesini isteyen Moskova, İdlib ve çevresinde gözetleme noktaları oluşturulmasını bu noktaların etkin kullanılmasını ve radikal unsurlara yönelik engelleyici rol üstlenmesini talep ediyor.

Zira Rusya, zaman zaman Suriye'deki üstlerine yönelik saldırıların İdlib'deki silahlı unsurlarca gerçekleştirildiğini kaydediyor.

Rusya, gerilimi azaltma bölgesi olarak ilan edilen İdlib'de güvenliğin sağlanması konusunu Türkiye'nin üstlendiğini anımsatıyor.

İdlib'de son olarak muhalifler 3 Şubat'ta bir Rus SU-25 tipi savaş uçağını, taşınabilir uçaksavar füzesi ile düşürmüştü.

Rusya, kendi birliklerinin konuşlandığı Hmeymim ve Tartus üslerine insansız hava araçlarıyla saldırılar düzenlendiğini de kaydediyor.

Soçi Zirvesi'nin ardından bir açıklama yapan Rusya'nın Suriye Özel Temsilcisi Aleksander Lavrentyev, İdlib konusunda sabırlarının taştığını aktardı.

Lavrentyev, İdlib'de konuşlu ılımlı muhaliflere, radikal unsurlardan uzak durma çağrısı yaptı.

Rus temsilci ayrıca, 'Türk askerlerin, zamanı geldiğinde Suriye'de kontrol ettikleri bölgelerden geri çekilmelerinde ısrarcı olacaklarını' dile getirdi.

Esad yönetimi İdlib'e saldırıya hazırlanıyor

İdlib, her ne kadar Suriye'deki 4 gerginliği azaltma bölgesinden birisi olsa da Şam yönetimine bağlı savaş uçakları sık sık hava saldırıları düzenliyor.

Ancak ülkenin büyük kısmında kontrolü sağlayan Esad yönetiminin bir sonraki adımının İdlib olduğu da bilinen bir gerçek.

Geçtiğimiz günlerde Rus TASS haber ajansına mülakat veren Suriye lideri Beşşar Esad, "İdlibliler ya teslim olacak ya da ölecek" ifadesini kullandı.

Röportajda, İdlib'in öncelikleri arasında olduğunu söyleyen Esad, "Şimdiki hedefimiz İdlib, teröristler her neredeyse gerekeni yapacağız" diye konuştu.

Esad'ın bu açıklamalarının üzerine bölgede hareketlilik yeniden artarken İdlib kenti, Halep'in 'düşmesinin' ardından muhaliflerin 'kalesi' konumunda bulunuyor.

Ülkedeki aktörlerden biri olan İran'ın Suriye'den çekilmeye niyetli görülmemesi ise kördüğüm halindeki sorunun daha da karmaşık hale gelmesine neden oluyor.

Zira İranlı yetkililerin "hiçbir ülkenin kendilerine Suriye’den çekilme baskısı yapamayacağı" yönündeki açıklamaları, Suriye konusunda müttefik iki ülke konumundaki Tahran - Moskova hattındaki görüş ayrılığını ve rekabetin arttığını açıkça ortaya koyuyor.

ABD destekli İsrail'in kendi 'sınırında' konuşlu İran askerlerini istememesi, Rusya'nın devreye girmesiyle yatıştırılmış gibi görülse de bu durum İran'ın Suriye'deki ülkedeki varlığını sonlandırması anlamına gelmiyor.

Bu arada kimi uzmanlar, Moskova'nın uzun vadede İran ve Türkiye'nin olmadığı bir Suriye istediği tezini dillendiriyor.

Bu haberler de ilginizi çekebilir

TBMM'deki 4 partiden ABD'nin yaptırım kararına tepki: Karşılık vermek haktır

"Türkiye’nin S-400 alması ABD için felaket olur"

ABD tehditlerin ardından yaptırımlara başladı, krizin Türkiye için olası sonuçları neler?