Son Dakika

Son Dakika

Kore Yarımadası'nda kalıcı barışı sağlamak mümkün mü?

Okunan haber:

Kore Yarımadası'nda kalıcı barışı sağlamak mümkün mü?

Kore Yarımadası'nda kalıcı barışı sağlamak mümkün mü?
Metin boyutu Aa Aa

1953 yılından bu yana teknik olarak hala savaşta olan Kuzey ve Güney Kore devletleri nükleer silahlardan arınma ve kalıcı bir barış antlaşması için üçüncü tarihi zirveyi yaparken akıllara gelen soru bu barışın mümkün olup olmadığı ve olacaksa nasıl bir barış olacağı.

Savaşın askeri ateşkes ile fiilen sona erdiği 1953 yılından bu yana sayısı az da olsa gerilimden ötürü yarımadada ölümler yaşandı. Örneğin 2010 yılında 50 Güney Koreli Kuzey'in saldırıları nedeniyle hayatını kaybetmişti.

Güney Kore Lideri Moon Jae-in ve Kuzey Kore Lideri Kim Jong-un şimdi nasıl bir barış antlaşması ortaya koyacakları üzerinde görüşmeler yapıyorlar. Ancak bu antlaşmanın hayata geçebilmesi sadece iki liderin insiyatifinde değil.

Amerika Birleşik Devletleri'nin de tüm süreçte dahli bulunuyor ve Washington nükleer silahlardan arınma konusunda tatmin olmadığı sürece iki Kore devletinin bir yere varması mümkün gözükmüyor. Bunun nedeni ABD'nin Kore savaşında yer alması ve uzun yıllar boyunca Güney Kore'ye koruyucu şemsiye olması. Kuzey Kore'den en çok tehdit alan ve bu rejimin direk hedefinde bulunan ülke de yine ABD.

Washington, Pyonyang'ın nükleer silahlardan arınma ile ilgili atma sözü verdiği adımları yerine getirmediğini ve gizli şekilde çalışmaların sürdüğünü düşünüyor. Pyongyang ise üzerine düşeni yaptığını söylüyor ve güvensizlikten ötürü Washinton'ı suçluyor. Durum böyleyken yarımadaya barışın gelmesi kolay görünmüyor.

Peki Kuzey Kore'nin ABD'yi tatmin etmesi için neler yapması gerekiyor? Barış antlaşması nasıl olacak? Barış olursa sonrasında yarımadayı ne gibi senaryolar bekliyor?

Nasıl bir barış?

Korelilerin genel olarak ilk beklentisi savaşın resmen bittiğinin kayda geçirecek ve 65 yıllık ateşkesin yerini alacak bir barış antlaşması. Bunun yapılacağı konusunda prensipte uzlaşma sağlandı ancak içeriğinin ve detaylarının oluşturulması yıllar sürebilir. Pek çok konuda yasal ve siyasi müzakere süreçleri yaşanacak.

Ticaret ve yatırımla motivasyon

Bu süreç işlerken aynı sırada, tabi, eğer Seul yönetiminde şu anki iktidarın politikalarını sürdürmeye niyetli partiler göreve devam ederse, kurulmakta olan barış rejimini güçlendirici adımlar atılacak. Bu adımların başında da ticaretin artması, bir takım yatırımlar, belki yardım hibeleri ve tabi konvansiyonel silahsızlanma geliyor. Ekonomik kalkınma ve refahın tadına varan bir Kuzey Kore'nin barış fikrinden uzaklaşmasının zorlaşacağına inanılıyor.

Endişe kaynağı ne?

Washington Kuzey'in nükleer silah tesislerini yok etmesini ama yok etmeden önce de bu tesislere ve çalışmalara ilişkin tüm envanterini açıklamasını istiyor. Kuzey Kore ise bunu yapmadan önce barış deklerasyonun açıklanmasını talep ediyor.

Suistimal olasılığı

ABD bunu kabul etmesi halinde Kim Jong-un'ın işi yokuşa sürüp uzun yıllar boyunca maddi kazanç sağlaması bir yandan da gizlice çalışmalarını sürdürerek tamamlamasından endişe duyuyor.

Rusya ve Çin'e koz verilmesi

Diğer taraftan uluslararası olarak bağlayıcılığı olan bir barış antlaşması sonrası Kuzey Kore'ye Birleşmiş Milletler'de Rusya ve Çin gibi ülkelerin arka çıkarak bölgedeki ABD askeri varlığının sonlanması için baskı aracı olarak kullanılabilecek olması söz konusu.

Samimiyet şüphesi

Demokrasiyi Savunma Vakfı üyelerinden David Maxwell geçtiğimiz ay yayınlanan yazısında "Kim Jong-un'un barış talebi samimi bir talep veya gerçek hedef değil. Kuzey Kore Güney'i 65 yıldır savaşın tamamlanmasını engelleyen ABD şemsiyesi altından çıkarmak istiyor" diyor.

Gizli diplomasi

Eylül ayı başında Pyonyang'e ziyaret gerçekleştiren Güney Kore yetkilileri Kim Jong-un'un bizzat kendilerine barış antlaşmasının ABD-Güney Kore müttefikliğinin zayıflatmaya veya 28 bin 500 ABD askerinin bölgeden çekilmesine yol açmaya neden olmadan da yapılabileceğini söylediğini iletiyor. Ne var ki, Kuzey Kore lideri kendisine atfedilen bu fikirlerinin hiçbirini henüz kamuoyu önünde paylaşmış değil. Bu olmadığı gibi henüz Kuzey'den savaşı sona erdirecek resmi belgenin nasıl olması gerektiğine ilişkin bir çerçeve öneri de gelmiş değil.

Bir uzlaşma mümkün mü?

Bir barış antlaşmasının önündeki en ciddi engelden diğeri de her iki Kore devletinin anayasaları. Her iki anayasa da tüm yarımadayı kendi ülkesinin hükümranlık sahası olarak tanımlıyor ve Kore'nin tamamını temsil ettiğini ileri sürüyor. Dolayısı ile iki anayasa da değişmek zorunda.

Güney Koreli muhazakarlar

Belki bu değişimi yapmak bir diktatörlükte kolay olabilir ancak Güney Kore'de bu iş o kadar kolay değil. Güney'de pek çok muhafazakar hem Kim Jong-un'un hem de Moon Jae-in'in barış niyetlerinden derin şekilde şüphe duyuyor.

Pasifik Forumu'nda Asya uzmanı olarak görev yapan Ralph Cossa, "Hükümranlık iddiasından vazgeçildiğine dair maddeyi barış sözleşmesine ekleyelim, Kuzey'in bunu kabul etmesi bizim açımızdan faydalı bir samimiyet testi olur" diyor

ABD Senatosu

ABD Senatosu bir başka sorun. Oluşacak herhangi bir antlaşmanın kabul eidlmesi için Senato'nun üçte ikisinin onayı gerekiyor ki yine Cossa'ya göre Kuzey Kore'nin hala nükleer füzelere sahip olduğu biliniyorken bu oldukça düşük bir ihtimal.

Trump'ın kaderi

ABD'deki bir diğer mesele de Başkan Donald Trump'ın görev süresi. Trump'ın yeniden başkan seçilme ihtimali bir yana, seçim kampanyası ve Rusya ile ilişkileri üzerine yürütülen soruşturmalar nedeniyle var olan süresini tamamlayıp tamamlamayacağı bile soru işareti olarak duruyor. Kim Jong-un ile ilişki kuran ve görüşme yapan kişi Trump olduğu için Kore'de başlayan süreç Trump'ın varlığı ile yakından ilgili. Trump'tan sonra gelecek ABD başkanlarının bu konuda benzer tavır içerisinde olma olasılığı yüksek görünmüyor.

Çin'in beklentileri

Tüm bunların yanı sıra varılacak uzlaşının Çin'den de üstü örtülü şekilde onay alması gerekiyor. Kuzey Kore uzun yıllardır uluslararası arenada Çin'in himayesi altında varlığını sürdürüyor ve ülkenin ticaret dahil dünyaya açılan tüm kapılarını Çin kontrol ediyor.

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Soçi zirvesinin ardından yeni bir aşamaya giren İdlib'de kim ne istiyor?

Kıtlık yaşayan Venezuelalılar, Maduro'nun Nusret'te et yemesine isyan etti