Son Dakika

Son Dakika

Doğum oranlarında ülkeler arası uçurumlar büyüyor

Okunan haber:

Doğum oranlarında ülkeler arası uçurumlar büyüyor

Doğum oranlarında ülkeler arası uçurumlar büyüyor
Metin boyutu Aa Aa

Yayınlanan son demografik çalışmalar gelişmekte olan ülkelerde bebek doğumlarının yükselişte olduğunu ancak gelişmiş zengin ülkelerde doğum oranlarının yeterli seviyelerde olmadığını ortaya koyuyor.

Bill ve Melinda Gates tarafından Washington Üniversitesi'nde kurulan enstitünün 8 bin veri kaynağı kullanarak elde ettiği sonuçların 600'ü en güncel ve yeni bilgileri içeriyor. Rapor bu haliyle küresel sağlığa ilişkin en detaylı çalışma konumunda.

Kalp hastalıkları birincil ölüm sebebi

Sağlık Değerlendirme Enstitüsü (IHME) küresel ölçekte doğum, ölüm ve hastalık rakamlarına ait verileri incelediği raporu Cuma günü açıkladı. Ülke ülke değerlendirmelere yer verilen çalışmada kalp hastalıklarının şu anda insanoğlunun açık ara birincil ölüm sebebi olduğu belirtiliyor. Özbekistan, Ukrayna ve Azerbaycan bu nedenden ötürü en yüksek ölüm oranlarına sahipken Güney Kore, Japonya ve Fransa kalp konusunda en sağlıklı ülkeler ve buna ilişkin en düşük ölüm oranlarına sahipler.

1990'lara bakıldığında insanoğluna en büyük ilk üç tehdidin doğum hastalıkları, akciğer hastalıkları ve ishalden geldiği görülüyor. Bu da son 30 sene içerisinde özellikle tıptaki ilerlemeler, sigara tüketim alışkanlıklarının değişimi ve diyette yaşanan değişikliklere işaret ediyor. Özellikle fast food ve kırmızı et ağırlıklı beslenen ülkelerde kalp ve damar hastalıkları oranında ciddi bir artış söz konusu.

Sosyal medya ve açık kaynakların da kullanıldığı çalışmada 1950 yılında 2,6 milyar olan dünya nüfusunun 2017'de 7,6 milyara çıktığı ve bu demografideki büyüme verilerinin bölge ve gelir düzeyinde son derece dengesiz olduğu kaydediliyor.

Ekonomi ve eğitim yükseldikçe doğum oranları azalıyor

Başta Avrupa, Kuzey Amerika ve Güney Amerika olmak üzere 91 ülkenin varolan nüfuslarını korumak için yeterli sayıda çocuk sahibi olmadığına değinilirken Afrika ve Asya'da doğurganlık seviyesinin tavan yaptığı aktarılıyor. Örneğin Nijerya'daki ortalama bir kadının ömrü süresince yedi çocuk dünyaya getirdiğine dikkat çekiliyor.

Aynı raporda nüfus artışını etkileyen birincil faktörün eğitim olduğu vurgulanıyor ve eğitimsiz kadınların olduğu ülkelerde gelir düzeyi artmamasına karşı nüfusun aşırı artış gösterdiğine işaret ediliyor.

IHME raporuna göre dünyadaki en düşük doğum oranı ise Güney Kıbrıs'a ait. Burada ortalama bir kadın ömründe en fazla bir çocuk doğuruyor. Buna kıyasla Mali, Çad veya Afganistan'da bu sayı altı çocuk.

21. yüzyılın ortasında 10 milyar kişi olacağız

Birleşmiş Milletler raporları 21. yüzyılın ortasına gelindiğinde dünya nüfusunun 10 milyar olacağını öngörüyor ki IHME raporunun öngörüsü de aynı rakama işaret ediyor.

Bu rakamlar dünyanın 'kaldırma kapasitesi' konusunda soru işaretlerini ortaya çıkarıyor. Durum şimdilik gelişmekte olan ülkelerin ekonomik açıdan işine yarıyor çünkü katma değerli ürünler üretmekte geri kalan bu ülkeler tüketim ekonomisiyle, ucuz iş gücüyle ve büyük pazarlar haline gelmenin bazı avantajlarıyla büyümelerini sürdürüyor.

Özellikle Asya ve Afrika'da genel olarak çatışma ve savaş olmayan ülkelerde birçok insan fakirlik düzeyinden daha iyi gelir seviyesi düzeyine yükselmiş görünüyor. Ekonomik olarak durumu iyileşen ülkelerde bir süre sonra doğum oranları da kendiliğinden düşmeye başlıyor.

Ne var ki, bu dönemde dünyaya gelen jenerasyonlar daha önceki tüm nesillerden daha uzun süre yaşıyor ve bu nedenle de toplamda daha fazla yatırıma ve bakıma ihtiyaç duyuyor. Ortaya çıkan bu demografik dengesizlik orta ve uzun vadeli gelecekte yeteri kadar hızlı şekilde dengeye oturmazsa üretim, ekonomi ve iş modellerindeki değişimlerin ciddi insani krizler doğabileceğinden endişe ediliyor.

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Veganların sağlıkları tehlikede mi? B12, kalsiyum ve demiri nereden alıyorlar?

Dünya Savaşı'nın 100. yıl dönümü anmaları Fransa'da kriz oldu: General Petain kahraman mı şeytan mı?