Euronews artık Internet Explorer üzerinden erişilebilir değil. Bu tarayıcı artık Microsoft tarafından güncellenmiyor ve en son teknik yenilikleri desteklemiyor. Sizi; Esge, Safari, Google Chrome veya Mozilla Firefox gibi başka tarayıcıları kullanmaya davet ediyoruz.
Son Dakika

MHP Lideri Bahçeli: Sarı yelek terörüne özenen varsa bedelini çok ağır öder

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli -
Telif hakkı
Reuters
Euronews logo
Metin boyutu Aa Aa

"Sarı yelek terörüne özenen varsa bedelini çok ağır ödeyeceklerini şimdiden ifade etmek isterim. Sarı yelek giyen çıplak yatmayı göze almalı"

Bu ifadeler Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye ait.

Yazılı bir açıklama yapan Bahçeli, "Daha önce maruz kalınan imtihanlardan alın akıyla çıkıldığını ve Türk milletinin zorlu ve zorba kuşatmaları eşsiz iradesiyle, emsalsiz imanıyla bertaraf ettiğini" dile getirdi.

Bahçeli, "31 Mart 2019 Mahalli İdareler Seçimleri Öncesi Yeşeren ve Yükselen Tehdit Dalgası" başlığıyla bir basın açıklaması yaptı.

Fransa'daki protestoların sembolü haline gelen 'Sarı yeleklilere' atıf yapan MHP Genel Başkanı Bahçeli, "1 Nisan 2019 sabahı Türkiye'nin başına çorap örmek için hazırlık yapan, sarı rüyalar gören kimler varsa karşılarında bizi bulacaklar." ifadesini kullandı.

İşte MHP lideri Bahçeli'nin açıklamalarından satır başları:

Türk milleti bugüne kadar maruz kaldığı çetin imtihanlardan alnının akıyla çıkmış, zorlu ve zorba kuşatmaları eşsiz iradesiyle, emsalsiz imanıyla bertaraf etmiştir.

Tarihin her döneminde sahneye çıkan kirli hesap sahipleri, sahaya sürülen karanlık senaryo failleri eninde sonunda mahcup ve mağlup edilmişlerdir.

Aziz milletimizin bilhassa Lale Devri’nden bu tarafa aradığı, Tanzimat’tan itibaren arzuladığı, Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’e kadar hasretini çektiği, Mütareke ve Milli Mücadele Dönemleriyle birlikte heyecanla bekleyip Cumhuriyet’in ilanıyla taçlandırdığı istikrarlı, ilkeli ve istiklal içindeki yükseliş çabaları her seferinde engellerle karşılaşmıştır.

İç barış ve huzur ortamını bozmak, milli beka duruşunu kırmak, milli birlik ruhunu karartmak maksadıyla sürekli denemeler yapılmış, sürekli tuzaklar kurulmuştur.

Türk milletini boğma tertipleri, kriz ve kaosa bulama teşebbüsleri hiç eksik olmamış, hiç ara vermemiştir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş süreci tedavüldeki düşmanca emellere elbette devasa bir cevap niteliği taşımış, muhasım ve müfsit odaklara ağır bir darbe indirmiştir.

Meydanlarda kaybettiklerini masalarda bulmaya çalışan emperyalist çevreler her defasında aziz milletimizin mukavemeti çok üst düzeyde olan muazzam cesaret ve feragatiyle yüzleşmek durumunda kalmışlardır.

Cumhuriyet tarihi boyunca maalesef; ekonomik krizler, toplumsal gerilimler, darbeler, ideolojik ve siyasi kutuplaşmalar, dış müdahaleler, vesayetçi mücadeleler, statükodan beslenen sert münakaşalar hem milli huzuru gölgelemiş, hem de milli istikbali perdelemiştir.

Bunun yanında terörizmin amansız saldırıları, aralıksız tahrikleri milli güvenliğimizde dipsiz kuyular açmış, büyük bedeller ödenmesine kapı aralamıştır.

Türk devletinin yıkımı, Türk milletinin kıyımı için her alçaklığa müracaat edilmiş, bunlardan fütursuzca medet umulmuştur.

Türkiye’den intikam almak için sıraya giren işbirlikçiler ve ihanet merkezleri devamlı surette istikrarsızlığa oynamışlar; kaosa, kargaşaya ve iç kavgaya umut bağlamışlardır.

Devletle millet arasına bariyerler diken, insanlarımızı husumet cephelerine iten, ayrımcılığı ve bölücülüğü taltif ve teşvik eden sorumsuz, şuursuz, suçlu ve sabıkalı zihniyetler ülkemize tarifsiz kötülükler yapmışlardır.

Bunlar kimi zaman (sözde) aydın kisvesiyle ortaya çıkmışlar, kimi zaman (eski-yeni) siyasetçi, gazeteci, kanaat önderi, sivil toplum kuruluşu temsilcisi kimliğiyle ortalığa dökülmüşlerdir.

Ancak hepsinin niyeti zelil, hevesi zehir olmuştur.

Doğdukları topraklara namertlik yapan, bu vatanın suyuna-ekmeğine nankörlük eden, millete tepeden bakan, takiyyeden geçinip istismardan nemalanan dar bir kadro her devirde milletimizin başına bela kesilmiştir.

Elit bir kesim, yediği önünde yemediği ardında kaymak bir tabaka, kerpiçli ve sıvasız evlerden çıkıp hilal gibi parlayan kahraman millet evlatlarını hafife almışlar, Anadolu'nun basiret ve bereketini yok saymışlardır.

Milletin vermediği meşru görev ve yetkileri sokaklarda aramışlar, gayri meşru oluşum ve olaylardan güç devşirme izansızlığına kalkışmışlardır.

Demokrasiyi demagojiye, anlaşmayı anarşiye, hürmeti hüsrana, kucaklaşmayı kurşuna, uzlaşmayı uçuruma, fazileti felakete, dayanışmayı dağılmaya çevirmek için vahim ve vandal bir süreç uzun süredir herkesin gözü önünde cereyan etmiştir.

Karşımızda Hilal ile Haçın bitmek bilmeyen (bugünkü) savaşı vardır.

Karşımızda yeni bir Haçlı akınıyla yeni bir Türk-İslam destanının mücadelesi durmaktadır.

Karşımızda hak ile batılın, şehit ile katilin, kahraman ile caninin karşılıklı mevzilenmesi, eskiye dayalı ezeli meselesi yer almaktadır.

"Yeni bir Gezi düşü kuran varsa kuşku yok ki buna pişman olacak"

1 Nisan sabahı Türkiye için yeni bir kurgu yapan, yeni bir Gezi düşü kuran, yeni bir sokak hareketi düşleyen varsa buna pişman olacağını belirten Bahçeli, şu görüşleri paylaştı:

Bugün zillet ittifakı rezaletin çukurundadır.

31 Mart 2019 Mahalli İdareler Seçimleri için son kozlarını masaya sürmüşlerdir.

1 Nisan sabahı Türkiye için yeni bir kurgu yapan, yeni bir Gezi düşü kuran, yeni bir sokak hareketi düşleyen varsa kuşku yok ki buna pişman olacaktır.

Masum taleplerin seslendirilmesi amacıyla sokağı adres gösterenler, bunu de televizyon ekranlarından hayasızca yapanlar fitne tetikçiliğinin sonuçlarına katlanacaklardır.

Daha önce söyledim, bir kez daha söylüyorum, CHP-HDP-İP ve diğer mayası lekeli ortakları demokrasi dışı arayışlarla Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni berhava etmeyi amaçlıyorlarsa, 12 Eylül öncesi şartları bu mankurtlara ikazla hatırlatmayı tarihi bir görev addederim.

Fransa’yı baştan ayağa saran ve diğer Avrupa ülkelerine sıçrayan sarı yelek terörüne özenen varsa, bunun bedelini çok ağır ödeyeceklerini de şimdiden ifade etmek isterim.

Sarı yelek giyen çıplak yatmayı göze almalıdır.

Bu işin şakası yoktur.

Mesele beka meselesidir.

Mesele Türkiye meselesidir.

Adalet Bakanlığı’nın önüne sandalye atıp oturmak için rest çekenler, YSK’yı kuşatmadan bahsedenler, zoru görünce kaçacak yer arayanlar vakit geç olmadan ayaklarını denk almalıdırlar.

1 Nisan 2019 sabahı Türkiye’nin başına çorap örmek için hazırlık yapan, el ovuşturan, sarı rüyalar gören kim ya da kimler varsa karşılarında bizi bulacaklardır.

Video | Paris'i savaş alanına çeviren 'Sarı Yelekliler' kim ve ne istiyorlar?

Avrupa'da akaryakıta en fazla ödeyen ülkeler hangileri, Türkiye kaçıncı sırada?