Son Dakika

Son Dakika

Gazetecileri Koruma Komitesi: Dünya genelinde yüzlerce gazeteci cezaevinde

Gazetecileri Koruma Komitesi: Dünya genelinde yüzlerce gazeteci cezaevinde
Metin boyutu Aa Aa

Dünya genelinde yüzlerce gazeteci, bir yılı daha demir parmaklıkların arkasında hürriyetlerinden mahrum bir şekilde geçirdi.

Gazetecileri Koruma Komitesi'nin (CPJ) 2018 yılına ilişkin hazırladığı rapora göre, üst üste üçüncü yılında dünya genelinde en az 251 gazeteci, ömrünün bir yılını daha cezaevinde sevdiklerinden ayrı geçirmek durumunda bırakıldı.

Çin, Mısır ve Suudi Arabistan, 2018'de geçen seneye nazaran daha fazla gazeteciyi hapse atsa da bu alanda Türkiye hala dünyada lider konumunda.

CPJ Yazı İşleri Müdürü Elana Beiser tarafından kaleme alınan 2018 küresel raporu, gazetecilerin, mesleklerini icra ederken hapse atıldığını ortaya koyuyor.

Dünya genelinde hapiste olan gazetecilerin yarıdan fazlası ise Türkiye, Çin ve Mısır'da bulunuyor.

'Türkiye, gezegende en çok gazetecinin hapiste olduğu ülke'

Gazetecileri Koruma Komitesi'nin (CPJ) raporuna göre, Türkiye'de 68 gazeteci demir parmaklıklar ardında bulunuyor.

Raporda, "Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan her ne kadar Cemal Kaşıkçı cinayeti dolayısıyla Suudi Arabistan'ı sert ifadelerle eleştirse de kendi hükümeti gezegende en fazla gazeteci olmaya devam ediliyor" denildi.

"Türkiye'de 68 gazeteci, mesleki faaliyetleri nedeniyle hapiste bulunuyor" denilen CPJ raporunda, bu 2018'de bir önceki yıla nazaran hafif bir azalma görüldüğünün saptandığı aktarıldı.

Ayrıca raporun Türkiye kısmında şu ifadeler yer aldı

"Yıl boyunca savcılar arama emri ya da yeni suçlamalarda bulunmaya devam ededursun düzinelerce gazeteci tutuklandı ya da serbest bırakıldı. Mahkemeler, bekleyen davalarda kimilerine beraat verirken kimilerini de akladı. Türkiye, 3'üncü yılında da art arda gazetecilerin devlet karşıtı suçlamalarla karşı karşıya bulunduğu ülke oldu" denildi.

Darbe girişimi öncesi baskıların arttığı belirtilen raporda, "Erdoğan, 2016'daki başarısız darbe girişiminden önce baskı yapmaya başladı ancak daha sonra baskıları arttırdı ve kararnamelerle 100'den fazla basın merkezini kapattı. Gazetecilik mesleğiyle bağlantılı kişiler için de durum savunmasız bir halde" ifadelerine yer verildi.

'Yalan haber' şemsiyesi

ABD merkezli Gazetecileri Koruma Komitesi'nin raporuna göre, dünya genelinde hapsedilen gazetecilerin yüzde 70'i, devlet tarafından terör örgütü olarak kabul edilen gruplara üye olmak ya da terör gruplarına destek vermek gibi devlet karşıtı suçlamalar ile hapse atılmış durumda.

Yalan haber iddiasıyla hapse atılanlar bu yıl 28'e yükselirken, bu rakam iki yıl önce sadece 9 idi.

Mısır, 19 gazeteciyi yalan haber yaptığı iddiasıyla cezaevine attı.

ABD Başkanı Donald Trump'ın basını hedef alan ve sık sık kullandığı 'yalan haber' söylemine atıf yapılan raporda, Mısır'ı dört gazeteci ile Kamerun, 3 gazeteci ile Ruanda ve birer gazeteci ile Çin ve Fas takip etti.

RSF'den Erol Önderoğlu: Bir avuç kadar gazete özgür yayın yapmaya çalışıyor

Çin'de 47 gazeteci hapiste

Gazetecileri Koruma Komitesi'nin raporuna göre Çin'de 47 gazeteci demir parmaklıklar ardında tutuluyor.

Bu durum ayrıca, Pekin'in Doğu Türkistan'da Uygurlara yönelik baskısının son dalgasını da gözler önüne seriyor.

Çin'de tutulan gazetecilerden 10'u, haklarında herhangi bir suçlama olmadan hapse atılmış durumda.

Birleşmiş Milletler'in Doğu Türkistan'da bir milyon Uygur Türkü'ünün herhangi bir suçlama ve yargı kararı olmaksızın toplama kamplarında tutulduğuna işaret eden CPJ'nin küresel çaptaki araştırmasında, son olarak ABD'de yaşayan Çinli fotoğrafçı Lu Guang'ın tutukluluğuna dikkat çekildi.

Guang'ın Doğu Türkistan'da kaybolmasının ardından polisin, Lu'nun ailesini bilgilendirdiğine değinildi. Ancak Lu'nun ne amaçla tutuklandığı ve nerede olduğuysa bilinmiyor.

Mısır'da 25 gazeteci hapiste

Halihazırda 25 gazetecinin mahkum olduğu dile getirilen raporun Mısır bölümünde, askeri darbe ile yönetimi ele geçiren General Abdülfettah el Sisi döneminde gazetecilerin toplu olarak yargılandığına işaret edildi. Seçimlerdeki usulsüzlükleri belgeleyen Muhammed İbrahim isimli gazetecinin yargılandığı bir davanın örnek gösterildiği raporda, söz konusu davada 40 kişinin yargılandığı aktarıldı. Muhammed İbrahim her ne kadar mahkumiyet almamış olsa da gözaltına alındığı günden bu yana savcılar tarafından hakkındaki gözaltı süresi sürekli 15'er gün boyunca uzatılıyor.

Hatta duruşmaların ardından da gazetecilerin farklı sebeplerle tutukluluğunun devam ettirildiğine vurgu yapılan raporda, 2013 yılında devrik lider Muhammed Mursi taraftarlarıyla güvenlik güçlerinin çatışmasını takip eden fotomuhabir Muhammed Ebu Zeyd'in durumu örnek gösterildi.

İki yıl boyunca hakkında herhangi bir suçlama olmadan hapiste tutulan Ebu Zeyd'in, daha sonra silah bulundurma, yasa dışı toplanma, cinayet ve cinayete teşebbüs gibi suçlamalarla hakim karşısına çıkarıldığı belirtildi.

CPJ tarafından 2016 yılında Uluslararası Basın Özgürlüğü Ödülü'ne layık görülen Muhammed Ebu Zeyd'in eylül 2018'de 5 yıllık cezayı doldurup normal şartlarda tahliye edilmesi gerekirken yine bazı sebeplerle hapiste tutulmak istendiği kaydedildi.

Suudi Arabistan'da 16 gazeteci hapiste

Suudi Kraliyet ailesine yönelik eleştirel yazılarıyla bilinen muhalif gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın İstanbul'daki Suudi konsolosluğunda öldürülmesinin hatırlatıldığı komitenin raporunda, Suudi Aranistan'da gazetecilere yönelik baskıların daha da arttığı belirtildi. Bu ülkede şu anda en az 16 gazetecinin hapiste olduğu belirtilirken kadın haklarıyla ilgili yazılar yazan 4 kadın gazetecinin de cezaevinde olduğu hatırlatıldı.

CPJ'ye göre, dünya genelinde hapisteki gazetecilerin yüzde 98'i kendi hükümetleri tarafından cezaevine konuldu. Hapisteki gazetecilerden 33'ünü kadınlar oluşturuyor. Tutukluların yüzde 30'u serbest çalışan (free lancer) gazetecilerden müteşekkil. Gazetecilerin tutuklanmasında en çok siyasi sebepler ilk sırayı alırken onu insan hakları ihlalleri takip etti. Tutuklu gazeteciler arasında Myanmar’da katledilen Rohingya Müslümanı ile ilgili araştırmalar yapan, Reuters’ın muhabirleri Wa Lone ve Kyaw Soe Oo da bulunuyor.

Myanmar lideri Aung San Suu Kyi ise, tutuklanma gerekçesinin ‘ifade özgürlüğü’ kapsamında değerlendirilemeyeceğini ve bu kişilerin gazeteci oldukları için yargılanmadıklarını savunmuştu.