Son Dakika

Üniversite hastaneleri borç batağında: Cerrahpaşa örneği

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
Metin boyutu Aa Aa

İstanbul Tabip Odası, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi'nde tıbbi malzemeler temin edilemediği için ameliyatların bir kısmının durduğunu, tetkiklerin başka kurumlara yönlendirildiğini açıkladı ve hastanenin Sağlık Bakanlığı'na bağlanmak istediğini iddia etti. Hastane yönetimi ise, 2019 yılı için yapılacak ihaleyi beklemeden, ara alımlarla tahlillerin yapılamaması sorununu büyük oranda çözüme kavuşturduğunu duyurdu.

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi Türkiye’nin köklü sağlık kurumlarından birisi. Hem tıp fakültesinde doktor adayları yetiştiren hem de tıp dünyasında önemli başarılara imza atan hastane, son zamanlarda yaşadığı maddi zorluklar ile gündeme geliyor.

Aralık ayı başında hastanede tetkiklerde kullanılan tıbbi malzemelerin azalmasından dolayı hastaların basit tahlilleri bile yapılamadı. Hastalar civardaki İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi (Samatya), İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi (Çapa), Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesine yönlendirildi.

Kâr amaçlı sağlık hizmeti

Konuyla ilgili bilgisine başvurduğumuz İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Pınar Saip, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi dahil tüm üniversite hastanelerin kâr getirici işlemler yapmadıkları, nicelikten çok niteliğe önem verdikleri ve iyi hekim yetiştirme amaçlarından dolayı dar boğazda olduğunu belirtiyor.

Pınar Saip

Üniversite hastanelerinin ekonomik olarak çökertilerek Sağlık Bakanlığı'na bağlanmak istendiğini ifade eden Saip, “Mevcut sağlık politikaları gereği ülkemizde sağlık hizmetleri giderek ticarileşiyor. Hastalar müşteri, hastaneler kâr getirici işletmeler olarak tanımlanıyor. Hem Sağlık Bakanlığı'na bağlı kamu hastaneleri, hem de özel hastaneler performans sistemi ve kârlılık esasına göre işletiliyor. Üniversite hastanelerinin de böyle işletilmesi isteniyor” diyor.

Saip, üniversite hastanelerinin Sağlık Bakanlığına bağlandığı takdirde eğitim kurumu olma özelliğini yitireceğinin altını çizerek şöyle devam ediyor:

“Üniversite hastaneleri; kronik ve zor hastalıkların tedavi edildiği, deneyimlerin biriktiği, eğitim anlamında bütün bu birikimin kullanıldığı, oldukça disiplinli çalışan kurumlar. Bu kurumlar Sağlık Bakanlığına bağlandığında bu özelliklerini yitirecek, performans kaygısıyla hızla hasta bakılan gerçek hastaların ücretsiz ve nitelikli hizmet alamadığı hastanelere dönüşecekler.”

Nitelikli kadro kaybı yaşanıyor

Sağlık Uygulama Tebliği (SUT), hastaların sağlık giderleri için Sosyal Güvelik Kurumu (SGK) tarafından hastaneye ücret ödenmesini öngören sistem. Bu sisteme göre SGK, hastaya yapılacak işlemlerin türüne göre belli bir bütçe ayırıyor ve hastaneye ödeme yapıyor.

Saip, SUT ile hastaneye geri ödenen miktarın yetersiz olduğunu ve bu ödeme dışında üniversite hastanelerinin ödeneksiz bırakıldığını ifaderek “Ameliyathane koşulları, gelişmiş cihazların alınamaması, teknik yetersizlikler, yardımcı sağlık personel eksikliği gibi nedenlerden dolayı eğitilmiş kadroların çoğu istifa ederek veya erken emekli olarak özel sektöre geçiyor. Bugün özel vakıf tıp fakülteleri ve özel hastane kadrolarının çoğu İstanbul, Cerrahpaşa, Marmara, Hacettepe, Ankara tıp fakültelerinin öğretim üyelerinden oluşmakta” diye konuşuyor.

Amaç şehir hastanelerine müşteri sağlamak mı?

Saip’e göre; sağlıkta dönüşüm programının son halkası olan ve özel- kamu ortaklığı ile işletilecek şehir hasanelerine başvuruları artırmak için, şehir içindeki hastanelerin kadılrılması ya da fonksiyonun azaltılması gerekiyor. Böylelikle hastalar yakın mesafede nitelikle hastane olmadığı için mecburen şehir dışındaki şehir hastanelerine gidecekler.

Osman Öztürk

Aksayan ameliyatlar hakkında konuşan İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Osman Öztürk, “Belli branşlarda yani tıbbi malzeme kullanmayı gerektiren ameliyatlarda aksama olduğu ancak bu aksamanın acil ameliyatları etkilemediğini biliyoruz” diyor. Öztürk, Cerrahpaşa’nın 51 yıllık geçmişinde ilk defa böyle bir durum yaşandığı kaydederek, hizmette her zaman aksama olabileceğini ancak bu durumunun rutin değil olağanüstü olduğuna dikkat çekiyor.

"Cerrahpaşa'da ara alım yaparak sorun çözüldü"

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Zekai Kutlubay, tahlillerin yapılamaması sorununu çözmek için ara alım yapıldığını söyleyerek “2019 yılı ihalesini beklemeden ara alım yaparak sorunu çözdük. Şimdi birkaç spesifik tahlil dışında tahlillerimizin yüzde 95’ini kendi laboratuvarlarımızda yapıyoruz” diyor.

Kutlubay ayrıca Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesinde yaşanan maddi sıkıntının tüm tıp fakültesi hastaneleri için geçerli olduğunu ifade ediyor: “Bu durum Sağlık Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı tarafından bilinen bir gerçek. Geçen yıl haziran ayında Maliye Bakanlığı tüm üniversite hastanelerinin borçlarının bir kısmını üstlendi. Buna rağmen yine piyasaya borcumuz var”.

Zekai Kutlubay

Borcun kaynağı yetersiz SGK ödemesi: SUT

Prof. Dr. Pınar Saip gibi üniversite hastanelerinin borç içinde olmasının SUT sistemiyle ilgili olduğunu dile getiren Dr. Kutlubay şöyle devam ediyor:

“Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi gelirinin yüzde 90’ını SUT sisteminden sağlıyor. Hastanenin nakit geliri çok az. Ancak SUT fiyatları 10 yıl öncesiyle aynı. 10 yıl içinde; döviz, ÜFE-TÜFE, maliyetler, ilaç ve tıbbi malzeme fiyatları arttı. SUT’un ödediği ücret ve giderlerimiz arasındaki fark gittikçe büyüdü. Bu durum Sağık Bakanlığı tarafından biliniyor ancak şimdilik SUT fiyatlarının artmasına dair netliğe kavuşmuş bir durum yok.”

Konuyla ilgili İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’nün bilgisine başvurulmuş ancak yanıt alınamamıştır.

Euronews artık Internet Explorer üzerinden erişilebilir değil. Bu tarayıcı artık Microsoft tarafından güncellenmiyor ve en son teknik yenilikleri desteklemiyor. Sizi; Esge, Safari, Google Chrome veya Mozilla Firefox gibi başka tarayıcıları kullanmaya davet ediyoruz.