Son Dakika

Son Dakika

Roboski'de 7 yıl önce ne oldu; hukuki süreç nasıl işledi?

Roboski'de 7 yıl önce ne oldu; hukuki süreç nasıl işledi?
Metin boyutu Aa Aa

Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Ortasu (Roboski) köyünde 34 kişi, 28 Aralık 2011'de Türk Silahlı Kuvvetler'nin (TSK) operasyonunda hayatını kaybetti.

Ölen kişilerin kaçakçılık yapmak işin köy kırsalından Irak'a geçmeye çalışanlar olduğunun anlaşılması tartışmaları da beraberinde getirdi.

'Katliam' olarak nitelendirilen olayla ilgili Ankara 'kasıt' olmadığını duyururken; TSK da köylülerin 'terörist' sanılarak vurulduğunu açıkladı.

Konuyla ilgili dava süreci Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) kadar ulaştı; ancak başvuru reddedildi.

Roboski’nin 7’nci yıl dönümünde birçok ilde siyasi partiler ve sivil toplum örgütlerinin yaptıkları etkinliklerde 'sorumluların adalet önüne çıkarılması' mesajı verildi.

Roboski İçin Adalet Girişimi'nin Ankara'da yapılan anma törenine HDP Adana Milletvekili Kemal Peköz; aynı partinin İstanbul İl Örgütü'nün Beyoğlu'ndaki binasında yapılan basın toplantısına HDP Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit katıldı. İzmir’de ise Emek ve Demokrasi Güçleri'nin toplantısına HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay hazır bulundu.

İmir: Failler yargı önüne çıkarılacak

HDP Şırnak Milletvekili Nuran İmir de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) beraberindeki HDP milletvekilleriyle basın toplantısı düzenledi.

Uludere olayına ilişkin verdikleri araştırma önergesinin oy çokluğuyla reddedildiğini anımsatan ve aradan 7 yıl geçmesine rağmen olaya ilişkin kimsenin yargılanmadığını belirten İmir, "2014'te hukuki süreç kesildi. '34 kez müebbet cezası gerektiren bir suçun failleri nerede' sorusu cevapsız kaldı. Ne yazık ki bu katliam 7 yıldır dehlizlerde kaybedilmeye çalışılıyor." diye konuştu.

Dava süreci hangi aşamada?

Olayın ardından TBMM kurulan İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bünyesindeki Uludere Alt Komisyonu Mart 2013'te 84 sayfalık rapor sundu.

Operasyon sırasında kimlik tespiti yapmanın imkansız olduğu belirtilen raporda 'olayın kasten yapıldığına dair bir delilin bulunamadığı' sonucuna varıldı.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nda başlatılan soruşturmada beş askerin adının geçtiği dosya Genelkurmay Askeri Savcılığı’na gönderildi. Savcılık Ocak 2014'te takipsizlik kararı verdi. Kararda

“TSK personelinin bahsi geçen TBMM ve Bakanlar Kurulu kararları çerçevesinde kanunun emrini icra kapsamında kendilerine verilen görev gereklerini yerine getirdiklerini, görevi yerine getirirken kaçınılmaz hataya düştükleri dolayısıyla eylemleri hakkında kamu davası açılmasını gerektiren sebep bulunmadığı" ifadelerine yer verildi.

Ölenlerin yakınları Temmuz 2014'te Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) bireysel başvuruda bulundu.

AYM Şubat 2016'da başvuruda bulunan 53 avukattan üçünün vekaletnamesinin dosyada yer almadığı gerekçesiyle dosyayı geri çevirdi. Eksik evrakların gecikmeli olarak teslim edilmesi üzerine dava reddedildi. Red gerekçesinde "Avukat, 21 Ağustos 2014 tarihli eksiklik giderim evrakında eksikliğin süresinde giderilmemesine yönelik herhangi bir mazeret bildirmemiştir. Eksikleri süresinde tamamlamadığı gibi eksiklik giderimini neden süresinde yapamadığına ilişkin mazeret dilekçesini de yaklaşık bir ay sonra Mahkememize sunmuştur.” denildi.

Soruşturmayla ilgili iç hukuk yollarının tükenmesi üzerine hayatını kaybeden kişilerin 281 yakını Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) başvurdu. Ancak AİHM de geçtiğimiz mayıs ayında başvuruyu reddetti. AİHM, karara gerekçe olarak başvuru sonrası talep edilen bir belgenin avukatlar tarafından iki gün geç ulaştırılmasını gösterdi.

Bu noktada AİHM'e başvuru imkanının ortadan kalkması üzerine hukuki sürecin başlatılması için yeni bir soruşturma açılması gerektiği belirtiliyor.

Uludere'de 2011'de ne oldu?

28 Aralık 2011 tarihinde Şırnak'ın Uludere İlçesi Ortasu'da (Kürtçe adıyla Roboski) köyden Irak sınırına geçmekte olan grubun üzerine bomba atılması sonucu 17'si çocuk 34 kişi hayatını kaybetti.

Türk Sİlahlı Kuvvetleri olayla ilgili yaptığı ilk açıklamada “Bölgenin teröristler tarafından sıkça kullanılan bir yer olması ve geceleyin hududumuza doğru bir hareketin tespit edilmesi üzerine hava kuvvetleri uçakları ile ateş altına alınması gerektiği değerlendirilmiş ve saat 21:37-22:24 arasında hedef ateş altına alınmıştır.” denildi.

Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan da Gediktepe ve Hantepe baskınlarında silahların katırlarla taşındığını hatırlatarak, "O zaman da niye bunlara müdahale edilmemişti denmişti. Bunların hepsi birer ibretti. Bu sefer de güvenlik güçlerimizin böyle bir yanlışa düşmemesi isteniyordu ama Uludere'deki köylülerden 35 vatandaşımız ebediyete intikal etti. Üzüntümüz büyük." ifadelerini kullandı.

2012'de Başbakanlık tarafından kişi başına 123 bin, toplamda da 4 milyon 180 bin TL tazminat ödendi; ancak aileler bu tazminatı kabul etmediğini duyurdu.