Euronews artık Internet Explorer üzerinden erişilebilir değil. Bu tarayıcı artık Microsoft tarafından güncellenmiyor ve en son teknik yenilikleri desteklemiyor. Sizi; Esge, Safari, Google Chrome veya Mozilla Firefox gibi başka tarayıcıları kullanmaya davet ediyoruz.
Son Dakika

Beş grafikle Türkiye'de yükselen işsizlik

Beş grafikle Türkiye'de yükselen işsizlik
Euronews logo
Metin boyutu Aa Aa

İşsizlik Eylül 2018’de bir buçuk yılın en yüksek seviyesine çıkarken, ekonomistler işsizlikte yakın bir zamanda kayda değer bir düşüş beklemediklerini söylüyor.

Uluslararası Para Fonu (IMF) da iki ay önce yayımladığı raporda Türkiye’de 2019 yılı için işsizlik oranı tahminini yüzde 10,7’den yüzde 12,3’e yükseltmişti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, işsizlerin sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11,4 arttı ve 3 milyon 750 bine yükseldi.

Ekonomistlerin dikkat çektiği üzere açıklanan bu oranlar dar tanımlı bir işsizlik verisi olma özelliğini taşıyor. TÜİK’in sistemine göre bu veriler sadece verinin düzenlenmesinden geriye doğru 4 hafta içinde iş arama başvurusu yapan kişilerin sayısını yansıtıyor.

Ancak bu oranın içine katılmayan bir grup daha var. Onlar da iş bulmaktan umudunu kaybettiği için artık resmi başvuru yapmayanlar.

TÜİK’in “iş aramayıp çalışmaya hazır olanlar” başlığı altında ayrı bir istatistik olarak sunduğu bu veriye göre de Eylül 2018’de 2 milyon 87 bin kişi bu durumda.

Türkiye’de işsiz sayısı 6 milyon

Dolayısıyla Eylül 2018’de toplam işsiz sayısı aslında yaklaşık 6 milyon.

Üstelik bu rakamın önemli bir kısmını da genç işsizler oluşturuyor. Bugün istihdam piyasasındaki beş gençten biri işsiz durumda.

Ekonomist Dr. Mahfi Eğilmez işsizlik oranlarının önümüzdeki aylarda daha da yükselmesini bekliyor.

Euronews Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Eğilmez, “Henüz Eylül ayı işsizliği açıklandı. Ekim, Kasım ve Aralık’ta yüzde 13’lere doğru gideceğini tahmin ediyorum. Geniş işsizlik oranının da yüzde 18’lere ulaşacağını düşünüyorum” diyor.

Sanayi üretimi ve ekonomik büyümede gerileme

Eğilmez, bu tahminlerini hem ekonomik büyümedeki gerilemeye hem de sanayi üretimindeki düşüşe bağlıyor.

Zira, Türkiye üçüncü çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,6 büyüyerek, önceki çeyreklere göre düşük performans göstermiş oldu.

Ekim ayı sanayi üretim endeksi de geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,7 geriledi.

Sanayi üretim endeksi 2018 yılının ilk 10 ayın yedisinde eksi seviyelerde gerçekleşti, yani geriledi.

Sanayi üretim endeksi yıllar içinde farklılık göstermekle birlikte 2005’ten bu yana bir yıl içerisinde ortalama dört-beş kere eksi değer gösterme eğiliminde.

Mahfi Eğilmez, “Büyüme de düşüyor. Özellikle sanayi verisi de düşük geldi. Sanayi üretiminde müthiş bir gerileme var. O da büyümedeki düşüşü doğrulayan bir gelişme. Sanayinin bu kadar daraldığı, büyümenin düştüğü bir yerde işsizliğin böyle kalması mümkün değil; o da daha ileriye gidecek” değerlendirmesinde bulunuyor.

Yaşanan dönemi, “resesyondan depresyona geçiş” olarak tanımlayan ekonomist Mustafa Sönmez ise ekonominin 2019 yılında küçülmesinin beklendiğini söylüyor ve “bu durum iş bekleyenlerin umudunu bir dahaki bahara erteliyor” diyor.

Her 5 gençten biri işsiz

Eylül ayı istihdam verileri genç işsizlik açısından da karamsar bir tablo çizmeye devam ediyor.

2017 yılında genç işsizliğin yüzde 20’lerin üzerine çıkmasının ardından bir dizi teşvik açıklanmasına rağmen ekonomideki genel yavaşlama her beş gençten birinin işsizler kervanına katılmasına engel olamadı.

2014 yılında yüzde 18 civarında olan genç işsizlik her yıl yükselmeye devam etti ve 2018 yılında kısmi iyileşmelere rağmen yüzde 20 civarında seyretti.

Sönmez’e göre gençleri istihdam eden turizm sektöründeki mevsimsel etkenler, inşaat sektöründe ise genel yavaşlama genç işsizliği arttıran önemli sebeplerin başında geliyor.

Devletin genç istihdamını desteklemek için attığı adımları değerlendiren Sönmez’e göre sanayi üretiminin yavaşladığı bir dönemde teşviklerin işvereni ikna etmesi zor görünüyor.

Sönmez, “İşsizlik sigortası fonunun kaynaklarını kullanarak bir miktar istihdam yaratılıyor ama rakam o kadar büyük ki bunlar bir önlem olmaya yetmez. İşverenler şimdi o durumdaki bir prim teşvikiyle istihdam edebilecek durumda değiller. Ellerindekini azaltmanın peşindeler. Burada maalesef genel kriz ve küçülme hali bu tür önlemleri de çok anlamlı kılmıyor” diyor.

Türkiye, Eylül ayı itibariyle Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü içinde yer alan üye devletler arasında en yüksek işsizliğe sahip üçüncü ülke konumunda.

İlk iki sırada ise Yunanistan ve İspanya bulunuyor.

2018’in ikinci çeyrek işsizlik oranlarında ise Türkiye dördüncü sırada.

Kırılgan beşli arasında Brezilya ile başa baş

Yüksek enflasyon, zayıf büyüme, yüksek dış açık ve sıcak paraya olan yüksek bağımlılık gibi başlıklarda bir araya gelen ve “kırılgan beşli” olarak adlandırılan ülkeler arasında ise Türkiye, işsizlikte Endonezya ve Hindistan’ın gerisinde, Güney Afrika’nın ilerisinde bulunuyor.

Bu ülkeler arasında Brezilya ve Türkiye ise işsizlik bağlamında birbirine en benzer ülkeler olarak görülüyor.