Son Dakika

Son Dakika

Dünya Dama Turnuvası'nı kazanan Aydın: Türkiye'yi dünyada birinci yapmamıza rağmen ünvanımız yok

Suat Aydın, Dünya Dama Şampiyonu oldu
Metin boyutu Aa Aa

"Dama coğrafyanın kaderidir" diyor Dünya Dama Turnuvası'da birinci gelen Diyarbakırlı Nihat Aydın. İbn-i Haldun'un "coğrafya kaderdir" sözüne gönderme yapan şampiyon ekliyor: "Bu tip dama da Ortadoğu'da oynandığı için kendi kaderine terk edilmiş bir oyun. Damanın profesyonel anlamda oynandığını bilen çok az insan vardır herkes kahve oyunu olarak bilir. Bu imkanların olmaması ile alakalı."

Dünya Dama Federasyonu'nun Dünya Zeka Oyunları listesinde bulunan Türk damasına Aydın'a göre "Türkiye'de yeterince değer verilmiyor; Spor Bakanlığı'nca tanınmıyor, oynayanlar desteklenmiyor". En yaygın olarak oynanan üç tip dama var dünyada, Türk damasıysa bunlardan sadece biri. Avrupa ülkelerinde ağırlıklı olarak çapraz dama dedikleri Ortadoğu'da oynanandan farklı bir dama oynanıyor.

Kuveyt'te gerçekleştirilen yedi ülkeden yaklaşık 50 kişinin katıldığı Dünya Dama Turnuvası'nda şampiyon olan Diyarbakırlı Nihat Aydın henüz 30 yaşında. Kentin Kulp ilçesinin İnkaya köyünden 1994 yılında zorunlu göç sonucu ailesiyle altı yaşındayken buraya yerleşmiş. O dönemde yerleştikleri yoksul Bağlar semtinde "evlerinin önündeki kahvede dama oynayanları görüp" merak salmış. Ardından mahallede arkadaşlarıyla sokakta yerlere çizip dama oynamışlar.

Diyarbakır'da kentin görece yoksul mahallelerindeki kahvelerde dama, çok yaygın bir şekilde oynanıyor. Kentin görece yeni, lüks mekanlarında okey, ellibir gibi oyunlar oynanırken, Diyarbakır'ın yarım asırlık kahvelerinde dama çekişmeleri var. Köşebaşında kurulmuş bu yarım asırlık mekanda halen elektrik kesintileri sık yaşandığından gaz lambaları tavanda asılı kalmış. Alçak iskemlelerde oturan müdavimler, derme çatma hazırlanmış masaların üzerine dama tahtalarını yerleştiriyor.

O esnada bir kahveli yan masadan şampiyona sesleniyor: "fakir oyunudur Diyarbakır'ın mahallelerinde yere çizip oynardık." diyor çocukluk anısını paylaşırken. Diğer bir kahve müdavimi elinde çayıyla karşılık veriyor; Kürt mirlerinin satranç oynadığını, halkınsa dama oynadığını ekliyor. Kürt edebiyatının önemli yazarı Ehmedê Xanî'nin eseri Mem û Zîn'deki Kürt beyinin satranç başındaki diyaloglarına değiniyor.

İlçelerden ve şehir dışından gelen iyi oyuncular eskilerde yüksek kahvede toplanırmış. "Daha 12 yaşımdayken en iyi oyuncuların bu kahvede ve tarihi Ulu Cami etrafındaki kahvelerde takıldığını anladım. O yaşta yüksek kahvedekileri yenince hevesim arttı."

Eskiden iyi oyuncularla karşılaşmak için bir seyyah gibi damanın peşinden kent kent dolaştığını anlatan Aydın, artık yüksek kahvede rakiplerinin olmadığını, damanın kahveyle sınırlı tutulması halinde tıkanacağını, son on yıldır önemli karşılaşmalarını internet ortamında gerçekleştirdiğini anlatıyor. O esnada yanında oturan arkadaşı Mahsun Arkan söze giriyor ve nasıl tanıştıklarını anlatıyor: "Evin altına bir internet kafe açılmıştı gidip internette dama oynadım. Bir oyunda Nihat ile karşı karşıya geldik. Çok keyif aldım tanışmak istedim. Şehrini sordum. Meğerse yan sokağımda oturuyormuş hemen buluştuk" diyor gülerek.

2018'de İstanbul'dan damacılar Ogün Tanker ve Faik Yıldız ile birlikte takım olarak katıldıkları Lübnan'daki turnuvada dünya birincisi olmuşlar. Dünya dama elçisi olarak bilinen Fadi Umran'ın düzenlediği bu etkinlikte takımca dünya birincisi olmaları onlara moral olmuş.

Kendisi gıda dağıtımcılığı yapan şampiyon Aydın hayıflanıyor; tüm gün bakkallara gıda götürdüğünü söylüyor. "Dama klübü olsaydı yoğun bir şekilde günümün büyük bir bölümünü oraya harcardım." Yüksek kahvede akşamları takıldığını, dama oyun analizleri yaptıklarını söylüyor fakat oyunun böyle gelişemeyeceğini savunuyor.

Türkiye damacılarının dünya çapında iyi olduğuna dikkat çeken oyuncu ilk 2007 yılında henüz 18 yaşındayken Gaziantep'te Türkiye yedincisi olmuş. O günden bu yana kendi imkanları ile turnuvalara katılıyor fakat bundan şikayetçi: "Türkiye'yi dünyada birinci yapmamıza rağmen, ünvanımız yok; Spor Bakanlığı bu sporu resmileştirmediği için biz dernek veya federasyon açmıyoruz burada."

Şahısların kurduğu iki tane resmî olmayan federasyon bulunuyor. Bursa'da ve İzmir'deki iki federasyon oyunculara turnuvalara katılma anlamında maddi destek sunamıyor. Oyuncular puan sisteminde yer almayı, ülke genelinde puanı yüksek olanların satrançta olduğu gibi yurtdışına gönderilmelerini talep ediyorlar.

Kuveyt'teki turnuvada ağabeyi ile karşı karşıya gelen Nihat Aydın, 32 yaşındaki ağabeyi Suat'ı yendi. Karşılaşmalarını "talihsizlik" olarak gören Nihat "diğer oyuncularla karşılaşsaydık yenerdik fakat biz karşı karşıya gelince "kader anı gibiydi; birimiz gidecektik" diyor.

Suat turnuvada üçüncü olmuş. Türkiye'deki turnuvalarda karşılaşmamaları için düzenleyenlerin onları seri başı ve sonuna yazdıklarını aktarıyorlar. "Yenilgi her şekilde güzel değil" diyen ağabeyi o karşılaşmaya "kötü bir tesadüftü, karşındaki kardeşin olunca odaklanamıyorsun, o benden daha iyi bir usta, öğreniyoruz" derken gülüyor.

"Hamle anlamında satranç daha zengin" olsa da, "damanın satrançtan daha zengin bir oyun" olduğunu ifade eden Suat, damada "sürekli derinlik ve gizem olduğunu" bu nedenle bırakamadığını söylüyor.

Osmanlı'nın yönettiği topraklarda halen Türk damasının çok yaygın bir şekilde oynandığını belirten Suat, özellikle Erbil, Duhok gibi Kürt illerinde yerlere çizip oynandığını çocukluğundan anımsadığını paylaşıyor. 2013 yılında Türkiye'de dama federasyonunun kurulmasıyla destek alarak, ilk ücretsiz dama kursunu Türkiye'de kendisinin Siirt Kurtalan ilçesindeki belediye evinde açtığını dile getiriyor. O yıllarda kadınların da bu kursa geldiğini fakat kursun durmasıyla, kadınların damaya dair sosyalleşme imkanlarının eksikliğinden damanın bir erkek oyunu olarak kaldığına dikkat çekiyor.

Seçimlerin ardından tekrar yerel belediyeler ile ortaklaşa damayı geliştirmek amacıyla kurslar düzenlemek istediğini söyleyen Suat Aydın, bunun bir Ortadoğu oyunu olması nedeniyle bölgenin sorunlarının ona da sirayet etmiş olduğunu düşünüyor; "Bu bölgede eğitim anlamında, bilimsel anlamda eksiklikler olduğundan damaya yoğunlaşma olmuyor. Avrupa'da bu oyunu oynasaydık oyun daha iyi yerde olurdu."

Sözlü kaynaklara göre yüzyıl öncesinde Diyarbakır'da çarşıda pek çok dükkanın önünde dama oynanırmış. "Eskiden damanın başkenti Diyarbakır'dı" diyor Nihat. O esnada ağabeyi tarihsel anlamda damanın önemini anlatmak istiyor ve Osmanlı sultanlarından Abdülaziz'in damacıbaşı İbrahim Bey'i saraya alarak dönemin yüksek memur maaşı kadar ödeme yaptığını damacılara kıymet verdiğini paylaşıyor.

Suat artık internet ortamında "beyin sporlarına yönelimin kasıtlı olarak düşürüldüğünü, tüketim özelliği nedeniyle kapitalizmin okey olan sayfaları öne sürdüğünü" düşündüğünü dile getiriyor.

WhatsApp'ta ücretsiz bültenimize abone olun, Türkiye ve dünya gündeminden seçtiğimiz haberler her gün telefonunuza gelsin! Abone olmak için tıklayın