Euronews artık Internet Explorer üzerinden erişilebilir değil. Bu tarayıcı artık Microsoft tarafından güncellenmiyor ve en son teknik yenilikleri desteklemiyor. Sizi; Esge, Safari, Google Chrome veya Mozilla Firefox gibi başka tarayıcıları kullanmaya davet ediyoruz.
Son Dakika

İşsizlik Fonu işsizlerden çok işverenlere mi destek oluyor? Kaynaklar nasıl kullanılıyor?

Euronews logo
Yorum sayfamızda yayınlanan makaleler, Euronews'in editoryal görüşünü yansıtmaz.
Metin boyutu Aa Aa

İşsizlik Sigortası Fonu 1999 yılında işini kaybedenlere gelir desteği sağlamak amacıyla kuruldu. 4447 Sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun 47. maddesi işsizlik sigortasını; “Bir işyerinde çalışırken, çalışma istek, yetenek, sağlık ve yeterliliğinde olmasına rağmen, herhangi bir kasıt ve kusuru olmaksızın işini kaybeden sigortalılara işsiz kalmaları nedeniyle uğradıkları gelir kaybını belli süre ve ölçüde karşılayan, sigortacılık tekniği ile faaliyet gösteren zorunlu sigorta” şeklinde tanımlamıştır.

İşsizlik sigortasının amacı, işsizliğin önlenmesi veya işsizliğin azaltılması değil, işsiz kalan kişiye işini kaybettiği ve bu nedenle gelir elde edemediği için, yasalarla belirlenmiş süre ile sınırlı olmak üzere, ona bir güvence sağlamaktır.

Ancak 4447 sayılı kanunda yapılan bir değişikle fonda biriken kaynakların işsizlere ödeme için kullanılması yanında, Fonun bir önceki yıl prim gelirlerinin % 30’unun destek, teşvik, aktif işgücü programı, iş başı eğitimi gibi gerekçeler ile kullanılmasına da imkân sağlanmıştır. Cumhurbaşkanı’na bu oranı %50’ye kadar artırma yetkisi verilmiştir. Kasım 2018’de yayınlanan bir karar ile 2019 ve 2020 yıllarında bu amaçla kullanılacak oranın %50 olmasına karar verilmiştir.

Fonun üç temel gelir kaynağı vardır: (1) işçi ve işveren tarafından ödenen primler, (2) devlet katkısı ve (3) faiz geliri. Çalışanlar brüt ücretin %1, işverenler ise %2’si oranında prim ödemektedirler. İşsizlik fonuna devletin yaptığı katkı ise söz konusu ücretin %1’dir.

Başlangıçta işini kaybedenlere yeni iş buluncaya kadar belli bir miktar finansal destek sağlamak için kurulmuş olan fon yakın zamanda, özellikle geçen yıl, artan oranda işverene destek sağlayan bir yapıya dönüşmüştür.

Son zamanlarda yaşanan ekonomik sorunlar ile birlikte fonda toplanan kaynağın kullanımı da farklılaşmaya başladı. Fonun son üç yılda işini kaybedenlere yapılan ödemeden daha fazla bir kaynağı işverenlere destek olarak aktardığını görüyoruz.

İşsizlik ödeneği olarak işini kaybetmiş olanlara yapılan ödeme 2016 yılında 4,5 milyar liradır. 2017 yılında %8,9 oranında artarak 4,9 milyara ve 2018 yılında ise %20 artarak 5,9 milyar liraya yükseldi. Ancak bu dönem içinde işverenlere fondan aktarılan kaynak daha hızlı artmıştır.

İşverenlere yapılan ödeme daha fazla

Kısa çalışma ve yarım çalışma için yapılan ödemeler fonun yapmış olduğu toplam ödemeler içinde önemli bir yer tutmamaktadır. Fondan en fazla ödeme “aktif işgücü programı”, “işbaşı eğitim desteği”, “teşvik ve destek” gibi farklı başlıklar altında işverenlere yapılmaktadır ve bu şekilde sağlanan desteklerde önemli artışlar meydana gelmiştir.

İşverenlere sağlanan katkılar 2016 yılında 7,4 milyar lira iken, 2017 yılında %10,8 artarak 8,2 milyara yükseldi. Ekonomik krizin daha belirgin bir şekilde hissedildiği 2018 yılında ise çok daha yüksek bir oranda, %134, artarak 17,5 milyar liraya ulaştı.

2018 yılında işverenlere fondan sağlanan destek miktarı işini kaybetmiş olanlara fondan yapılan işsizlik ödemesinin yaklaşık 3 katı kadar olmuştur.

İşverenler ödedikleri primden daha fazla destek alıyorlar

2016 yılında işverenlerin fona ödedikleri prim 6,6 milyar lira iken, fondan aldıkları destek bunun %12 fazlası, 7,4 milyar lira olmuştur. 2017 yılında işverenlere sağlanan destek miktarı, ödenen primin %105’ine ulaşırken, 2018 yılında %188’e yükselmiştir. Diğer bir ifade ile işverenler fona yaptıkları prim ödemesinin yaklaşık 2 katı kadar bir desteği işsizlik fonundan almışlardır. İşverenlerin aldıkları desteklerin detayına baktığımız zaman en önemli artışın “Teşvike ve Destek Ödemeleri” kapsamında verildiğini görüyoruz. 2017 yılında bu kalemde yapılan ödeme miktarı 2,5 milyar lira iken, 2018 yılında yaklaşık dört kat artarak 9,5 milyar liraya ulaşmıştır.

İşveren destekleri kanunda belirlenen oranların üzerinde

İşini kaybedenlere destek olmak için kurulmuş olan fon artık işverenlere çok daha fazla destek sağlayan bir kaynak haline dönüşmüştür. Üstelik bu amaçla sağlanan desteğin miktarı belirlenirken 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu'nun 48'inci maddesinin yedinci fıkrasında belirtilen amaçlar için kullanılmasına imkân veren “bir önceki yıl prim gelirinin %30’u (ki Cumhurbaşkanının bunu %50’ye çıkarma yetkisi vardır) sınırlamasına bağlı kalmadıkları görülüyor. Primler, işçi ve işverenler tarafından ilgili kanunla belirlenmiş oranlarda yapılan ödemelerden elde edilen gelirlerdir. Devletin fona yapmış olduğu ödeme prim olarak değil “Devlet katkısı” olarak tanımlanmıştır.

2017 yılında işverenlere ilgili kanun kapsamında sağlanan desteğin miktarı 2016 yılında elde edilen prim esas alınarak belirlenir. Buna göre, 2016 yılında fona işçi ve işverenler tarafından yapılan ödemelerin toplamı 9,9 milyar liradır. 2017 yılında sağlanan destek miktarı ise 8,2 milyar liradır. Bu durumda desteklerin bir önceki yıl primine oranı %82,5 olmaktadır. Benzer şekilde 2018 yılında sağlanan 17,5 milyar liralık desteğin 2017 yılında elde edilen 11,67 milyar liralık prime oranı ise yaklaşık %150’dir. Her iki durumda da kanunda sınırlanan limitlerin üstünde destek sağlanmıştır. Ancak söz konusu kanun maddesinde ”işsizlik ödeneğinden yararlananlar için bu sınırlama dikkate alınmaz” denilmiştir. Buradan hareketle; “Aktif işgücü programları” ve “işbaşı eğitim desteklerinden” yararlananların tamamının işsizlik ödeneğinden yararlananlar olduğunu varsaysak dahi (ki abartılı bir varsayım olur) 2018 yılında sadece “Teşvik ve Destek ödemeleri” adı altında işverenlere yapılan 10,6 milyar liralık ödemenin 2017 yılı prim gelirlerine oranı %91,4 olmaktadır. Bu bile kanunla belirlenen limitin üzerindedir.

O zaman soralım: Sahi, işsizlik fonu nasıl ve kimin için kullanılıyor?

* Prof. Dr. Yalçın Karatepe, Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi