Son Dakika

Son Dakika

ABD'li senatörlerden Trump yönetimine sert Kaşıkçı tepkisi: Adım atmıyor

Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı
Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı -
@ Copyright :
AP
Metin boyutu Aa Aa

Gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın İstanbul'daki Suudi Arabistan konsolosluğunda öldürülüşünün üzerinden tam 5 ay geçti. Cinayete ilişkin Türkiye ve Suudi Arabistan'da yürütülen davalar devam ederken Amerikalı senatörler, olayın peşini bırakmıyor. Senatörler, Kaşıkçı cinayetinin faillerinin bulunması için Magnitsky İnsan Hakları Sorumluluk Yasası kapsamında Washington'ın zaman kaybetmeden olayı çözmesini istiyor.

Bununla birlikte Donald Trump yönetiminin güçlü bir karşılık vereceği sözüne rağmen olayla ilgili hızlı adımlar atmaması ve yeterince bilgi paylaşımında bulunmaması, hem Cumhuriyetçi hem de Demokrat Partili senatörleri rahatsız ediyor.

ABD Dışişleri ve Hazine Bakanlıklarından yetkililer, gizli bir oturumda Senato Dış İlişkiler Komitesi'nde süreçle ilgili bilgi verdi. Senatörler ise bu durumu 'zaman kaybı' ve 'malumun ilamı' olarak yorumladı.

Senatörler: Zaman kaybı, katkı sağlamadı, biz daha fazlasını biliyoruz

Brifingin çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtlayan senatörler, Kaşıkçı cinayetine ilişkin yeni hiçbir şey duymadıklarını, bundan dolayı yönetime daha fazla baskı yapacaklarını bildirdi.

Cumhuriyetçi Parti'nin önde gelen isimlerinden Güney Carolina Senatörü Lindsey Graham, "Oturum tam anlamıyla zaman kaybıydı. Ben onlardan daha fazlasını biliyordum." sözleriyle tepkisini dile getirdi. Cinayetle ilgili harekete geçilmesi gerektiğine işaret eden Graham, ne gibi adımlar atılması gerektiğine ilişkin detay vermedi.

Cemal Kaşıkçı cinayetine ilişkin brifingin kendisine herhangi şey katmadığından şikayet eden bir başka Cumhuriyetçi Partili isim de Senatör Mitt Romney'di. Romney, "Pek katkı sağlamadı, çok az ilerleme kaydetmemiz de sinir bozucu oldu." şeklinde konuştu.

Demokrat Partili New Jersey Senatörü Bob Menendez ise sorumlulara yönelik yaptırım uygulanması gerektiğini söyledi.

Menendez, "Senato eğer ABD'de yaşayan bir gazetecinin ölümünü ekonomik ilişki ağı nedeniyle kabul edilebilir bir eylem olarak görmüyorsa harekete geçmek zorundadır. Ben bu durumu kabul edemiyorum." ifadesini kullandı.

Brifingin cinayet konusunda hiçbir yeni bilgi içermediğine, üstelik toplantıda istihbarat görevlilerinin bulunmadığına dikkati çeken Connecticut Senatörü Demokrat Chris Murphy de, "Bu yapılan maksatlı. İstihbaratçılarla konuşmamızı istemiyorlar. Bize bilgi verenlerin elinde hiçbir yeni bilgi yok ve bize yeni bilgi verme izinleri de yok." ifadelerini kullandı.

Florida Senatörü Cumhuriyetçi Marco Rubio da mevcut durumda Senato'nun kendi yaptırımlarını uygulayıp uygulamamaya karar vermesi gerektiğinin altını çizdi.

Hükümetin rapor sunması gerekiyordu ancak sunulmadı

Trump yönetiminin şubat sonu itibarıyla Kongre'ye Kaşıkçı cinayetinin sorumlusunun kim olduğuna dair rapor sunması gerekiyordu. Ancak bu süre geçti ve yönetimden herhangi bir açıklama gelmedi.

ABD'li senatörler ise 2016 Magnitsky İnsan Hakları Yasası kapsamında Trump hükümetinin cinayetle ilgili soruşturma yürütmesini ve sonucunu da Senato'ya bildirmesini istemişti.

Söz konusu yasa, Senato'dan talep gelmesi durumunda ABD Başkanının dünyanın herhangi bir yerindeki insan hakları ihlallerinin soruşturulmasını şart koşuyor. Keza başkanın 120 gün içerisinde söz konusu taleple ilgili bulguları içeren raporu ve yaptırım kararını açıklama zorunluluğu bulunuyor.

Menendez, "Senatonun harekete geçmesi gerekiyor. Aksi takdirde, Global Magnitsky'nin mevcut ya da başka herhangi bir yönetim nezdinde hiçbir etkisi olmayacak ve herhangi bir yönetim de bu yasayı görmezden gelecektir." şeklinde konuştu.

Senato Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Cumhuriyetçi Partili Senatör Jim Risch ise diğer siyasilerin sert eleştirisine katılmadı. Ancak Risch de daha kendileriyle daha fazla bilgi paylaşımında bulunulması gerektiğini dile getirdi.

Risch, "Sürecin devam ettiğini biliyoruz ancak meselenin havada kalmasına müsaade etmeyeceğiz." değerlendirmesinde bulundu. Jim Risch, Dışişleri Bakanlığı’nın yazılı materyallerinin incelendiğini de sözlerine ekledi.

Cinayette Suudi Arabistan izleri

Washington Post gazetesi, Merkezi İstihbarat Teşkilatı CIA'in Cemal Kaşıkçı cinayetinin emrini Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman'ın verdiği sonucuna ulaştığını yazmıştı.

Birleşmiş Milletler Yargısız ve Keyfi İnfazlar Özel Raportörü Agnes Callamard, cinayete yönelik uluslararası soruşturma kapsamında 28 Ocak-3 Şubat'ta Türkiye'ye gerçekleştirdiği ziyarete ilişkin yaptığı açıklamada, "Türkiye'deki görevim sırasında toplanan deliller, Kaşıkçı'nın, Suudi Arabistan devleti yetkilileri tarafından acımasızca ve önceden tasarlanmış cinayete kurban gittiğini gösteriyor." ifadesini kullanmıştı.

Suudi Arabistan'da devam eden dava kapsamında 11 zanlı cinayetle suçlanıyor. Ancak Suudi yetkililer, Kaşıkçı'nın ölüm emrini Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın verdiğini yönündeki suçlamaları kesin bir dille reddediyor.

Washington Post yazarı muhalif gazeteci Cemal Kaşıkçı, 2 Ekim'de Suudi Arabistan'ın İstanbul konsolosluğunda planlı bir cinayete kurban gitmişti.

Olayın ardından Riyad yönetimi insan hakları ihlalleri konusunda eleştirilerin hedefi olurken ABD'li senatörler, sorumlular hakkında sert yaptırım uygulanmasını istemişti.

WhatsApp'ta ücretsiz bültenimize abone olun, Türkiye ve dünya gündeminden seçtiğimiz haberler her gün telefonunuza gelsin! Abone olmak için tıklayın