Euronews artık Internet Explorer üzerinden erişilebilir değil. Bu tarayıcı artık Microsoft tarafından güncellenmiyor ve en son teknik yenilikleri desteklemiyor. Sizi; Esge, Safari, Google Chrome veya Mozilla Firefox gibi başka tarayıcıları kullanmaya davet ediyoruz.
Son Dakika

"Erdoğan'ın mitinglerde Yeni Zelanda terör saldırısını izletmesi teröristin işine yarar"

31 mart yerel seçimler AK Parti mitingi
31 mart yerel seçimler AK Parti mitingi -
Telif hakkı
AA
Euronews logo
Metin boyutu Aa Aa

Yeni Zelanda’da camileri hedef alan terör saldırısının görüntülerinin mitinglerde gösterilmesi tartışmalara yol açtı. Uzmanlar görüntülerin paylaşılmasının saldırganların amacına hizmet edeceği uyarısını yapıyor.

Yeni Zelanda’da 2 camiye yönelik düzenlenen ve 50 kişinin öldürüldüğü terör eylemi, saldırganın çektiği görüntülerin sosyal medyada canlı yayınlanmasıyla milyonlarca kişiye ulaştı. Facebook görüntülerin hızla kaldırıldığını açıklarken, dünyanın çeşitli yerlerinde yeniden yüklenmesini de engellediğini bildirdi. Saldırının canlı yayınlanması sosyal medyayı tartışmaların odağına taşıdı.

Türkiye’de ise tartışmalar görüntülerin seçim kampanyalarına konu edilmesiyle başka bir boyuta taşındı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yeni Zelanda’daki katliamın teröristin kamerasıyla çekilmiş görüntülerini mitinglerde izletmiş ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu "Müslümanlara yönelik terör eylemlerini" desteklemekle suçlamıştı.

Euronews Türkçe'ye konuşan Galatasaray Üniversitesi İletişim Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ceren Sözeri, görüntüleri miting meydanlarında yayınlamanın saldırganın mesajını yaygınlaştırmak anlamına geleceğine işaret ediyor: "Saldırgan, çektiği görüntülerin Türkiye'de miting meydanlarında gösterildiğinden haberdar olduğunda, hapiste geçireceği geri kalan ömrünün herhalde en mutlu anlarını yaşamıştır."

Bütün suç sosyal medyanın mı?

Görüntülerin seçim malzemesi olarak görülmesini ve yaygınlaştırılmasını tehlikeli bulduğunu belirten Sözeri, "Her mitingde kutuplaştırıcı söylemi daha da güçlendirirken, bir de üstüne bu görüntülerin kullanılması şiddete dönmesine ramak kalmış bir toplumu, toplulukları daha da kışkırtmak anlamına gelebilir" diyor.

Sözeri, sosyal medya henüz kullanımda değilken de bu tip eylemleri yapan kişilerin basına ulaştığını, canlı yayına bağlandıklarını hatırlatıyor. Sosyal medyanın saldırganlara seslerini dünyaya duyurabilme olanağı sunduğu gerekçesiyle hedef alınmasını yorumlayan Sözeri, "Böyle bir eylemde sosyal medyayı suçlamaktan öte, devletlerin silahlanma politikalarının masaya yatırılması gerekiyor. Bireysel silahlanmanın önlenmesi burada asıl odaklanılması gereken nokta" yorumunu yapıyor.

“Terör propagandası yapılıyor”

Görüntülerin gösterilmesiyle ilgili İstanbul’da mikrofon uzattığımız vatandaşlar da endişelerini dile getiriyor. “Teröristlerin kendi çektiği videoları pazarlamanın ne kadar tehlikeli olduğunu anlamaları lazım” diyen bir vatandaş, “Hele bu kişiler bir memleketi yönetiyorsa bunun beş kere daha fazla düşünülmesi gerek” yorumunu yapıyor.

Görüntülerin evlerin içine kadar girilmesinin tehlikeli olduğunu söyleyen bir kişi ise, “Toplum sağlığı açısından doğru değil. Elimizin altında kumanda olduğuna göre her an, her saniye bu görüntüleri görüyoruz” diyor.

Saldırıların ardından kiliselerin önünde 7 gün 24 saat polis beklemeye başladığını hatırlatan bir vatandaş ise, “Bunun nedenlerinden birisi 7 gün 24 saat saldırının propagandasının yapılması. Normalde Türkiye’de terör örgütlerinin propagandasını yapmak yasaktır. Ama bu her dakika gösteriliyor çünkü bu düşmanlığı bir seçim rantına dönüştürmeye çalışıyorlar” ifadelerini kullanıyor.