Euronews is no longer accessible on Internet Explorer. This browser is not updated by Microsoft and does not support the last technical evolutions. We encourage you to use another browser, such as Edge, Safari, Google Chrome or Mozilla Firefox.

Son Dakika

Son Dakika

ABD-Türkiye arasında S-400 krizi: Uzmanlar, CAATSA yaptırımlarını 'kabus' senaryosu olarak görüyor

ABD-Türkiye arasında S-400 krizi: Uzmanlar, CAATSA yaptırımlarını 'kabus' senaryosu olarak görüyor
Metin boyutu Aa Aa

ABD’nin S-400’e rakip Patriot savunma sistemine dair mart ayı sonunda yaptığı gözden geçirilmiş teklife, Türkiye’nin yanıt vermesi için zaman daralıyor. Washington'ın Ankara'ya verdiği mühlet haziran ayının ilk haftasında doluyor. Taraflar bir süredir Patriot füzeleri konusunda üst düzey ve teknik komiteler düzeyinde yoğun müzakereler yürütüyorlardı.

Eğer Türkiye, herhangi bir uzatmaya gidilmesini beklenmeden bu tarihten sonra Rusya ile yaptığı S-400 alımına ilişkin anlaşmayı iptal edip ABD yapımı savunma sistemini satın alma kararını vermezse yaptırımların kaçınılmaz olduğu konuşuluyor.

Zira Amerikan haber kanalı CNBC, ABD’nin Türkiye'ye Rusya ile S-400 füze savunma sistemini satın almak için yaptığı anlaşma hakkında son kararını vermesi için iki haftadan daha az bir süre tanıdığını, Ankara eğer anlaşmaya sadık kalırsa ciddi yaptırımların kapıda olduğunu ileri sürdü.

İlk planda Türkiye’nin 800 kadar parçasını imal ettiği F-35 savaş uçağı programından çıkarılabileceği ve 21 Haziran’da teslim edilmesi beklenen F-35 savaş uçaklarının durumunun öteleneceği öngörülüyor.

CAATSA ne zaman devreye girer?

Uzmanlar, S-400 savunma sisteminin bir parçasının bile Türkiye’ye fiziki olarak girdiği andan itibaren ABD Kongresi'nin 2017 Ağustos ayında çıkardığı ABD'nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası’na (CAATSA) yeşil ışık yakılacağını kaydediyorlar.

İzmir Ekonomi Üniversitesi'nden Dr. Sıtkı Egeli, yaptırımlardan tüm savunma sanayinin ciddi şekilde etkilenebileceğine ve bu etkinin kartopu, hatta bir nevi “veba” etkisiyle büyüyebileceğine dikkat çekiyor.

S-400 alımında rol oynayan, dolayısıyla Rusya savunma sanayi ve istihbarat servisleriyle iş ilişkisi içerisinde bulunan kamu kuruluşlarına, şirketlere ve kişilere yönelik potansiyel yaptırımlar söz konusu. Bu yönde yaptırımlar uygulanması için Kongre üyelerinden bir süredir çağrılar geliyor.

Rusya dış politika uzmanı Yörük Işık, 2017 yılında yazmış olduğu bir tweet zincirinde CAATSA kapsamındaki Rus şirketlerini sıralamıştı.

"Kabus" senaryosu

Bu açıdan, Savunma Sanayi Başkanlığı’nın yaptırıma uğrama olasılığını uzmanlar “kabus” olarak nitelendiriyor. Keza CAATSA yasadaki gibi uygulandığında, S-400 alımı için hazırlanan sözleşmede imzası olan kurum ve başkanı ilk aşamada yaptırıma konu oluyor.

“Türkiye’nin savunma ihtiyaçlarını karşılamaya çalışırken, kendi kendisine şu soruyu sorması gerekiyor: Bana bunun maliyeti ne olur? Savunma ihracatımızın yüzde 70’i Batılı ülkelere ve özellikle ABD’ye gidiyor. Silah üretiminin ise yüzde 40’ı ithalatla karşılanıyor. Savunma sanayi, çok girift ilişkilerin olduğu bir sektör,” diyor Egeli.

Euronews Türkçe’ye konuşan Egeli, savunma sanayi ithalatında Avrupalı üreticilerin de CAATSA yaptırım riski olan bir ülkeyle ticaret yapıp riske girmek istemeyeceklerinin altını çiziyor.

Yerli üretime geçmek zaman ve para istiyor

Dolayısıyla, Egeli’ye göre, savunma sanayide motor ve hassas güdüm kiti gibi kritik alt sistemler Avrupa ve ABD’den temin edilirken, bunların yerli üretimle sağlanması için uzun bir süre ve finansal kaynak gerekecek.

“Örneğin Türkiye’nin yerli ATAK helikopterlerinin motoru ABD’den geliyor. Avrupa da bu motoru, Rusya’daki şirketlerle iş yaptıkları için yaptırıma konu olabilecek şirketlere satmaktan imtina edecektir,” diye ekliyor Egeli.

Uzmanlar, S-400 sisteminin alındıktan sonra “rafta bekletilmesi” veya “aktive edilmemesi” yoluyla yaptırımlardan kaçınılması gibi müzakere kartlarına başvurulacağı yönündeki iddiaları gerçekçi bulmuyor.

İştiraklere de yaptırım olasılığı

Savunma analisti Arda Mevlütoğlu, Rusya ile olan anlaşmada imzası olan şirket ve iştiraklerinin finansal sistemden yasaklanması, ihracat lisanslarının iptali hatta Savunma Sanayi Başkanlığı’nın ABD’li şirketlerle iş yapmasının önlenmesi gibi yaptırımlara dikkat çekiyor.

“Bu iştirakler arasında Sabiha Gökçen Havalimanı, Teknopark İstanbul, Roketsan gibi dev şirketler var. SWIFT sistemi üzerinden para transferi bile yasaklanabilir,” diyor Mevlütoğlu.

Öte yandan, Türk askeri personeli bir süredir Rusya’da S-400 sisteminin işletilmesi konusunda teknik eğitim alıyorlar.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, S-400 alımıyla ilgili ABD ile yürütülen görüşmeler hakkında çarşamba günü yaptığı açıklamada, "ABD'liler 'No deal is a done deal' (Hiçbir anlaşma bitmiş değildir) diyor. Biz de diyoruz ki 'Done deal' (Anlaşma tamamlanmıştır). Onlar hiçbir anlaşma, hiçbir sözleşme bitmiş değildir diyorlar. Umutlarını belirtiyorlar" dedi.

Merkezi İstanbul’da bulunan düşünce kuruluşu EDAM’ın Savunma Analisti Dr. Can Kasapoğlu ise, CAATSA’nın tek yaptırım aracı olmadığına dikkat çekiyor.

Kasapoğlu, “Eğer bunun ötesine geçerlerse Avrupa ile savunma işbirliklerinin etkileneceğini, keza ABD ile yaşanan siyasi çalkantılardan Avrupa’nın bağışık tutulamayacağını”, kaydediyor.

“Yaptırım altındaki Rus şirketlerle ortak üretim başlatmak Türkiye’nin savunma devlerini olumsuz etkiler,” diye ekliyor.

Türkiye, uzun menzilli hava ve füze savunma sisteminin gelişimi ve üretimi için ortak çalışmalar yürütmek üzere geçtiğimiz sene Fransa-İtalya ortak konsorsiyumu Eurosam şirketi ile işbirliği anlaşması imzalamıştı.