Euronews artık Internet Explorer üzerinden erişilebilir değil. Bu tarayıcı artık Microsoft tarafından güncellenmiyor ve en son teknik yenilikleri desteklemiyor. Sizi; Esge, Safari, Google Chrome veya Mozilla Firefox gibi başka tarayıcıları kullanmaya davet ediyoruz.
Son Dakika

KHK ile ihraç edilen hekimin uzmanlık eğitimi engelleniyor

KHK ile ihraç edilen hekimin uzmanlık eğitimi engelleniyor
Euronews logo
Metin boyutu Aa Aa

Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı’na (TUS) giren ancak tercihleri KHK ile ihraç edildiği için değerlendirilmeyen Dr. Onur Erden yaşadıklarını Euronews’e anlattı.

Türk Tabipler Birliği verilerine göre 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından ilan edilen Olağanüstü Hâl (OHAL) kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile Sağlık Bakanlığından bin 960, tıp fakültelerinden bin 382 olmak üzere toplam 3 bin 342 hekim ihraç edildi.

“Hakkımda açılan bir dava ya da soruşturma yoktu”

KHK ile ihraç edilen hekimlerden biri de Dr. Onur Erden. Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Aralık 2015’te mezun olan Erden, 3 ay sonra Van’a 112 acil servisine atanarak ambulans hekimi olarak göreve başladı. Hekimliğinin 6’ıncı ayında 671 Sayılı KHK ile ihraç edildiğini öğrenen Erden, ihraç edildiğini öğrendiği anı şöyle anlatıyor:

“Bir 29 Ekim akşamı nöbetteyken saat 21.00 sularında 671 sayılı KHK’de ismimin olduğunu, tabip odasındaki arkadaşlarımdan haber aldım. Ben bu olaylar olduktan sonra (15 Temmuz darbe girişimi) en fazla açığa alınmayı bekliyordum. Çünkü hakkımda açılan bir dava ya da soruşturma yoktu. Direkt böyle ihraç olacağım aklıma, hayalime gelmiyordu.”

“Bir gece yayınlanan bir listede işten atıldık”

Devlet Hizmet Yükümlülük Kanununa göre, hekimler mecburi hizmeti tamamlamadan özel hastanelerde çalışamıyor. Mecburi hizmetini tamamlayamadan ihraç edildiği için hekimlik yapamayacağını düşünen Erden, “Bundan sonra hekimlik yapamayacağımı, bir lise mezunu gibi ortada kalacağımı düşündüm. Bu beni çok üzdü. Sonra sevdiklerime, aileme haber vermek onlara bu durumu açıklamak... Bir gece yayınlanan bir listede işten atıldığımızı öğreniyoruz, bir ceza kesiliyor ve insanlara 'suçlu değiliz, bunun neden olduğunu bilmiyoruz' demeye, bunu anlatamaya çalışmak durumunda kalıyoruz. Bu beni epey zorlamıştı.” diyor.

İhraç edilen hekimler için genelge çıkarıldı

İhraçlardan sonra mecburi hizmeti tamamlayamadan işsiz kalan hekim sayısı artınca Sağlık Bakanlığı düzenlediği genelgeyle, söz konusu durumdaki hekimleri mecburi hizmetten muaf tuttu. Böylelikle hekimlerin özel hastanelerde çalışmasının yolu açıldı.

İhraç edildikten 2 hafta sonra Bitlis’in Tatvan ilçesinde özel bir hastanede çalışmaya başlayan Erden, iş arama sürecinde dönemin Van il sağlık müdürünün özel hastanelere baskı yaptığını söyleyerek, “Bu sürecinin geçici olduğunu düşünerek öncelikle Van’da iş aramaya başladım. Ancak dönemin il sağlık müdürü, Van’daki özel hastanelere baskı yaparak, hekim ve sağlık emekçilerinin orada istihdam edilmesine engel oldu, bir baskı yarattı. Ben de iş aramaya devam ederken yakında Bitlis’in Tatvan ilçesinde özel hastanede iş buldum” diyor.

“21 aydır karar bekliyorum”

Erden, ihraç edildikten sonra üyesi olduğu Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası aracılığıyla dava sürecini başlattı. Danıştay ve Anayasa Mahkemesinin ihraç edilen kamu görevlileri hakkında verdiği olumsuz kararlar dolayısıyla bir yandan da AİHM’e başvurdu.

Erden, idare mahkemesinin red kararını istinaf mahkemesine taşıdığı sırada OHAL Komisyonu kuruldu ve mahkeme, OHAL Komisyonuna başvurması gerektiğine karar verdi. AİHM ise OHAL Komisyonunu işaret ederek iç hukuk yollarının tükenmediği gerekçesiyle davayı düşürdü. Yaklaşık iki yıl önce OHAL Komisyonuna başvurduğunu söyleyen Erden, “21 aydır hakkımda hâlâ bir karar yok” diyor.

“Günde en az 8 saat TUS için çalıştım”

“Madem özel hastanelerde çalışabiliyoruz, uzmanlık eğitimi de hakkımız. Bunun hakkında herhangi bir yasak yok” diyerek Tıpta Uzmanlık Sınavına hazırlanan Erden, yaklaşık bir yıl boyunca günde en az 8 saat çalışarak iyi bir puan aldığını söylüyor.

“Malum ÖSYM’nin sınav ücretleri de bir hayli fazla. Bunu da yatırıp sınava girdim ancak sonrasında iyi de bir puan almama rağmen tercihlerimin değerlendirmeye alınmadığını gördüm. Açıkça bu sonucu ben iki kez gördüm. Bir önceki TUS’ta kamu hastanelerini ve devlet üniversitelerini tercih ettiğim için olduğunu düşünmüştüm. Ancak bu sınavda tüm tercihlerimi vakıf üniversitelerinden yana yaptım.”

ÖSYM’nin kararına karşı itirazda bulunan Erden, çok ciddi bir hukuksuzluk yaşadığını ifade ediyor ve ekliyor: “Aynı zamanda hak gaspına uğrayan, eğitim hakkı gaspına uğrayan ya da çalışma hakkı kısıtlanan insanlarla bir araya gelip, sesimizi duyurarak mücadeleye devam etmemiz gerektiğini düşünüyorum.”