Euronews artık Internet Explorer üzerinden erişilebilir değil. Bu tarayıcı artık Microsoft tarafından güncellenmiyor ve en son teknik yenilikleri desteklemiyor. Sizi; Esge, Safari, Google Chrome veya Mozilla Firefox gibi başka tarayıcıları kullanmaya davet ediyoruz.
Son Dakika

İngiltere'nin yeni başbakanı olmak için yarışan 10 muhafazakar parti adayı kim?

İngiltere'nin yeni başbakanı olmak için yarışan 10 muhafazakar parti adayı kim?
Euronews logo
Metin boyutu Aa Aa

İngiltere'de 7 Haziran'da istifa eden Başbakan Theresa May'in yerine koltuğa geçmek için muhafazakar partiden 10 aday yarışacak.

Adaylara ilişkin ilk oylama perşembe günü yapılacak ve aday sayısı bu şekilde ikiye düşürülecek. Daha sonra bu iki aday arasından partinin yeni lideri 124 bin üyenin oylarıyla belirlenecek.

Muhafazakar Parti'nin başına geçecek ve dolayısı ile başbakan olacak olan kişi 31 Ekim tarihine ertelenen Brexit konusunda da ülkenin kaderini tayin edecek isim olacak.

Parti liderliği ve başbakanlık için yarışacak adaylar ve mevcut pozisyonları:

Dışişleri eski Bakanı Boris Johnson

Aynı zamanda eski Londra Belediye Başkanı olan Johnson, ismi en ön sırada olan ve seçilmesi en muhtemel adaylardan biri. Brexit kampanyasının mimarlarından olan Johnson, anlaşmasız da olsa Brexit'in gerçekleşmesi gerektiğini savunuyor. 54 yaşındaki Johnson "En iyi anlaşma, anlaşmasız ayrılığa hazırlanmak ile mümkündür" tezini ileri sürüyor.

Dışişleri Bakanı Jeremy Hunt

İçeriden çatlamış olan muhafazakar partiyi birleştirme sözü veren Hunt, partisi için bir 'felaket' olacağını düşündüğü genel seçim olasılığını uzak tutmaya ve mümkünse yeni bir Brexit anlaşması için müzakereleri yeniden açmaya çalışacağını belirtiyor. Hunt başbakan olursa Brexit meselesi sonuçlanmadan ülkeyi genel seçime götürmeyeceğini belirtiyor.

Çevre Bakanı Michael Gove

Boris Johnson'ın en ciddi rakibi olan Gove David Cameron'ın 2016 yılındaki istifasından bu yana görev için ismi parlayan biri. Ne var ki, kamuoyu önünde kokain kullandığını itiraf etmesi adaylık kampanyasına oldukça zarar verdi.

Eski Brexit Bakanı Dominic Raab

Önce Adalet Bakanıyken May'in göreve gelmesi ile bu koltuktan alınan Raab daha sonra May tarafından Brexit müzakerecisi olarak atandı ancak May'in kabul ettiği anlaşma koşulları nedeniyle istifasını sundu.

Şimdi ise başbakan olarak yeniden Brexit'i müzakere etmek istediğini söylüyor ve bir anlaşma ile ayrılmanın herkesin yararına olduğunu dile getiriyor. Ne var ki, Raab anlaşma olmasa da ayrılığı gerçekleştirmek konusunda kesin kararlı bir isim.

Sağlık Bakanı Matt Hancock

Hancock da AB'de kalma yönünde oy kullanmasına rağmen Brexit'i gerçekleştirme sözü veren siyasilerden biri. Hancock Brexit'in mutlaka bir anlaşma ile hayata geçmesi gerektiğini belirtiyor ve AB ile yaniden müzakere masasına oturulması için çalışacağını kaydediyor.

İçişleri Bakanı Sacid Javid

Aslen AB üyesi olarak kalma taraftarı olan Javid, Pakistan'da pamuk işçiliği yapmış ve İngiltere'de otobüs şoförü olan bir babanın oğlu. Finans sektöründe tutunmayı başaran Javid, Deutsche Bank'ın üst yönetimine kadar tırmanan kariyeri sonrası siyasete girdi ve şimdi de ülkenin başbakanı olmak için şansını deniyor. Javid İngiltere'de siyasete olan güveni yenileme ve bunu yaparken de Brexit'i gerçekleştirme sözü veriyor.

Uluslararası Kalkınma Bakanı Rory Stewart

Stewart favori adaylardan biri değil ancak pozisyon için adaylığını ilk açıklayan kişi oldu ve dikkat çekti. 10 yıllık siyasi kariyeri bulunan Stewart uzun süre Ortadoğu diplomatı olarak kariyer yaptı. Sosyal medyayı etkin kullanan Stewart "Zor zamanlar farklı karakterlerde insanlar gerektirir" diyor.

Eski Devlet Bakanı Esther McVey

Herkesten daha çok adanmış bir Brexitçi olduğunu belirten McVey, anlaşma olsa da olmasa da 31 Ekim'de AB'den ayrılmak konusunda kararlı.

Eski Avam Kamarası Lideri Andrea Leadsom

Daha önce 2016'da Theresa May ile başbakanlık koltuğu için yarışmış olan Leadsom o dönem adaylığını geri çekmişti ancak bu kez fırsatı kaçırmak istemiyor.

Muhafazakar Partili Vekil Mark Harper

Yeni isimlere ve yeni yüzlere ihtiyaç olduğunu ileri sürerek yarışa giren Harper, kampanyasını Brüksel ile yeni bir anlaşma oluşturmak üzerine kurdu ve bu olmadığı takdirde Brexit'in yeniden ertelenmesini öneriyor.