AYM’den gazeteci Deniz Yücel kararı: Kişi güvenliği hakkı ve basın özgürlüğü ihlal edildi

Deniz Yücel
Deniz Yücel
Metin boyutu Aa Aa

Anayasa Mahkemesi (AYM) Türkiye’de bir süre tutuklu yargılanan gazeteci Deniz Yücel’in kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile basın ve ifade özgürlüklerinin ihlal edildiği kararı verdi. Die Welt Türkiye muhabiri Deniz Yücel yaklaşık 1 sene tutuklu kaldıktan serbest bırakılmıştı. Yücel’in tahliye edilmesi için Almanya Başbakanı Angela Merkel de devreye girmişti.

AYM oy çokluğu ile aldığı kararda Anayasa’nın 19. Maddesinde güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; ve Anayasa’nın 26. Ve 28. Maddelerinde güvence altına alınan ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine hükmetti. AYM Deniz Yücel’e 25 bin TL manevi tazminat ödenmesi kararı da verdi. Karara iki üye karşı oy kullandı.

Deniz Yücel “örgüt propagandası ve halkı kin ve düşmanlığa tahrik" iddiasıyla 27 Şubat 2017'de tutuklanmıştı. Bunun üzerine avukatları ''Yücel'in tutukluluğunun vücut bütünlüğünün korunması hakkı, kişisel özgürlüğü, adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, ayrıca iletişim ve ifade özgürlüğü hakkını ihlal ettiği" gerekçesiyle 29 Mart 2019’de AYM’ye başvurmuştu.

Tutuklama kararında “başvurucunun terör örgütü yöneticilerinden Cemil Bayık ile röportaj yaptığı, röportajda PKK terör örgütüne meşru bir yapıymış izlenimine yer verildiği ayrıca başvurucunun diğer bazı yazılarında da terör örgütünün propagandasını yaptığı, halkı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği ileri sürüldüğünü” hatırlatan AYM, gerekçeli kararında “Yapılan incelemede, başvurucunun röportaj verenin açıklamalarını tasdik edici bir tutum sergilediği, terör örgütünün propagandasını yaptırma amacıyla röportaj vereni yönlendirici sorular sorduğu sonucuna ulaşılamamıştır. Derece mahkemesi, röportajın örgüt propagandası yapma saikiyle gerçekleştirildiğine yönelik olguları ortaya koyamamıştır.” tespiti yaptı.

AYM “başvurucunun tutuklanmasına gerekçe gösterilen diğer yazılarının da politik eleştiri niteliğinde ve dolayısıyla ifade özgürlüğünün güvencesi altında olduğu değerlendirilmiş, bu yazıların suç işlendiğini gösteren kuvvetli belirti olarak kabulünün” mümkün görülmediğini bildirdi.

"Gazeteciler çeşitli kaynaklarla görüşebilir"

Gazetecilerin haber sağlayabilmek amacıyla olabildiğince çeşitli kaynakla görüşebilmesinin mümkün olduğuna dikkat çeken AYM “Terör örgütü üyeleriyle irtibat kurmak gazetecilik dışında başka bir amaca yönelik olarak gerçekleştirilmişse suçlama konusu olabilir. Bu durumda da irtibatın gazetecilik dışında başka bir amaçla gerçekleştirildiğinin somut olgularla ortaya konulması gerekir. Ancak soruşturma makamlarınca böyle bir olgu ortaya konulamamıştır.” görüşünü ortaya koydu.

AYM, Deniz Yücel’in tutuklanmasına dayanak gösterilen olguların temelde gazete yazılarından oluştuğuna vurgulayarak “Hukukilik şartını sağlamayan tutuklama gibi ağır bir tedbir, ifade ve basın özgürlükleri bakımından demokratik bir toplumda gerekli ve ölçülü bir müdahale olarak kabul edilemez. Suça konu yazıların yayımlandığı dönemde kamuoyunun bir kesiminin ve muhalefet partilerinin liderlerinin dile getirdiklerine benzer görüşleri başvurucunun yazılarında ifade etmesi nedeniyle hakkında tutuklama tedbirine başvurularak ifade ve basın özgürlüklerine müdahale edilmesinin hangi zorlayıcı toplumsal ihtiyaçtan kaynaklandığı anlaşılamamıştır.” tespitinde bulundu.

AYM; tutuklama gerekçelerinde, yayımlanan yazılar dışında herhangi bir somut olgu ortaya konulmadan başvurucunun tutuklanmış olmasının “ifade ve basın özgürlüklerine yönelik caydırıcı bir etki doğurabileceği açıktır” uyarısında bulundu.

Öte yandan, İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesi Deniz Yücel'in 2.9 milyon liralık tazminat davasını reddetmiş ancak İstinaf Mahkemesi bunu bozmuştu. Dava tekrar görülecek.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bu adam terörist, gazeteci değil

Die Welt Türkiye muhabiri Deniz Yücel dönemin Enerji Bakanı Berat Albayrak'ın özel e-posta adresinin RedHack tarafından hacklenmesine ilişkin kaleme aldığı haberiyle ilgili soruşturma ekiplerine ifade vermek üzere 14 Şubat'ta İstanbul'da gözaltına alınmış ; "örgüt propagandası ve halkı kin ve düşmanlığa tahrik" iddiasıyla sevkedildiği mahkemece 27 Şubat 2017'de tutuklanmıştı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise konu hakkında şöyle konuşmuştu: "Bütün bu olayların nedeni meğerse bu teröristmiş. Bu adam terörist, gazeteci değil ve Alman yönetimi ne yazık ki, benim bakanlarımı böyle bir teröristle aynı teraziye oturtuyor. Sıkıntı burada. Almanya Başbakanı Angela Merkel, bana 'Serbest bırakırsanız memnun oluruz' dedi. Dedim ki o gazeteci değil terörist. Deniz Yücel bir ay Almanya Başkonsolosluğu'nda saklandı. Bu adam terörist, gazeteci değil."