Euronews artık Internet Explorer üzerinden erişilebilir değil. Bu tarayıcı artık Microsoft tarafından güncellenmiyor ve en son teknik yenilikleri desteklemiyor. Sizi; Esge, Safari, Google Chrome veya Mozilla Firefox gibi başka tarayıcıları kullanmaya davet ediyoruz.
Son Dakika

Bayramlaşmaya giden Suriyeliler tartışma konusu

Bayramlaşmaya giden Suriyeliler tartışma konusu
Euronews logo
Metin boyutu Aa Aa

Suriyeli sığınmacıların yaklaşan Kurban Bayramı öncesi bayramlaşmak için ülkelerine geçmesi 3,6 milyon kayıtlı Suriyelinin bulunduğu Türkiye’nin mülteci politikasına dair tartışmaları yeniden alevlendirdi.

22 Temmuz’dan itibaren sekiz bin kadar Suriyelinin bayram için Kilis üzerinden ülkesine geçtiği kaydediliyor ve geçişler 9 Ağustos’a kadar devam edecek.

"Geri göndermeme" ilkesi halen bağlayıcı mı?

Kimi uzmanlara göre Suriyeli sığınmacıların memleketlerine bayramlaşmak üzere gidip kalabilmeleri, orada şartların düzeldiği anlamına geliyor ve Türkiye’ye geri dönmemeleri gerekiyor. Bu yaklaşıma göre, herhangi bir mülteciyi / sığınmacıyı zulme uğrayacağı yere geri göndermemeyi öngören non-refoulement(geri göndermeme) ilkesinin inandırıcılığı artık yok oluyor.

Ancak kimi uzmanlar da İdlib’de süregiden bombardımanlar ışığında Suriye’ye geri dönüşün koşullarının ve güven ortamının henüz oluşmadığını ve Suriyeli mültecilerin bayramlaşmaya değil, ülkelerinde geride bıraktıklarını kontrole gittiklerini, zira serbest giriş-çıkış hakkının sadece bayram dönemlerinde olduğunu ileri sürüyorlar.

Bu açıdan bakıldığında, Suriyeli sığınmacıların ülkelerine geçici olarak dönerek bağlantılarını sürdürmeleri, koşullar tamamen düzeldiğinde geri dönme ihtimallerini artırıyor.

"Artık sığınmacı olma koşulları ortadan kalktı"

Brown Üniversitesi’nde doktora çalışmalarını sürdüren siyaset bilimci Selim Sazak, euronews Türkçe’ye yaptığı açıklamada, Suriyeli sığınmacıların bayramlaşma vesilesiyle ülkelerine dönebilmelerini artık sığınmacı olma koşullarının ortadan kalktığına bir işaret olarak görüyor.

“Ortada bir plan, program olduğunu düşünmüyorum,” diyen Sazak’a göre, Türkiye tamamen refleksif bir siyaset güdüyor:

“El yordamıyla, günün siyasi menfaatlerinden başka bir saik olmaksızın yürütülüyor şu anda mülteci politikası. Türkiye’deki mülteci sayısı neredeyse İrlanda nüfusuna yakınken, bu kadar insana yönelik hastane, konut, okul nasıl ve hangi parayla yapılacak?”

Sazak, mültecilerin geri gönderilmemesi ilkesine ilişkin olarak, “kaçıp geleni kapıdan döndürmeme zorunluluğun var, ama döneni geri alma zorunluluğun yok. Yarı zamanlı sığınmacılık diye bir şey olmaz, bunun dünyada örneği yoktur,” diyor ve ekliyor:

“Batı Almanya’nın tüm zenginliğine rağmen dili, kültürü, her şeyi kendisiyle aynı Doğu Almanya’yı entegre etmekte yaşadığı sorunlar ortadayken Ankara kendi toplumuna hiç benzemez ve bir ülke nüfusuna denk sayıda insanı nasıl ve hangi parayla entegre etmeyi düşünüyor? Toplumda mülteci siyaseti konusunda yüzde 85-90’lara varan ve parti çizgilerini aşan bir hoşnutsuzluk söz konusuysa bu konu ciddiyetle düşünülmeli.”

"Kaçıp geleni kapıdan döndürmeme zorunluluğun var, ama döneni geri alma zorunluluğun yok. Yarı zamanlı sığınmacılık diye bir şey olmaz."
Selim Sazak
Brown Üniversitesi

Soğukkanlılıkla irdelenmeli

Euronews Türkçe’ye konuşan İstanbul Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler öğretim üyesi ve Avrupa Birliği Enstitüsü müdürü Prof. Dr. Ayhan Kaya ise bu konunun soğukkanlılıkla irdelenmesi gerektiğini düşünüyor.

“Suriyelilerin bayramlarda kendi akrabalarını ve yasadıkları yerleri ziyaretinden sonra geri alınmamaları Türkiye’ye ne kazandıracak? Cevabı hiçbir şey. Böyle bir karar ülkemizde bulunan Suriyelilerin vatanlarıyla olan fiziki bağını kesecek ve ülkelerinin kalkınmasına katkı sunamayacaklar,” diyor Kaya.

Kaya, bu tür gidiş-gelişlerin, “yaraları sarmak” olarak değerlendirilmesi gerektiğini düşünürken, bu ilişkinin kesilmesinin özellikle sınır illerinde yerli halkın büyük ölçüde haz etmedikleri Suriyelilerin geri dönüş ihtimalini tamamen sonlandırmak anlamına gelebileceğine dikkat çekiyor:

“Yaralar sarılırsa görece bir iyileşme olabilir ve bu iyileşme de kalıcı geri dönüşün sağlanabilmesi için bir katkı sağlayabilir.”

"Bayramlaşmalar vesilesiyle yaralar sarılıyor ve görece bir iyileşme sağlanıyor."
Ayhan Kaya
Prof, Bilgi Üniversitesi

Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği Genel Koordinatörü İbrahim Vurgun Kavlak, euronews Türkçe'ye yaptığı açıklamada, "bayramlaşmadan ziyade, geride bıraktıkları evleri, okulları, akrabalarını görmek için Suriye'ye gittiklerini" belirtiyor.

"Bayramlaşmalarda bağların kopmaması, ileride gönüllü geri dönüş koşullarının oluşmasını sağlar."
İbrahim Vurgun Kavlak
SGDD, Genel Koordinatör

"Dünyada en fazla uygulanan kalıcı çözüm, gönüllü geri dönüştür. Suriyelilerin bayramlaşma vesilesiyle geri gitmeleri, gönüllü geri dönüş anlamında kişilerin vatanlarıyla bağlarının ortadan kalkmaması açısından oldukça önemli," diyen Vurgun Kavlak, Türkiye'de 1,8 milyon 18 ve 18 yaş altı Suriyeli sığınmacının ülkeleriyle sosyal, kültürel, tarihsel, duygusal bağlarının zayıfladığına dikkat çekiyor.

"O bağların kopmaması ve gönüllü geri dönüş koşullarının halen devam etmesi açısından önemli," diye ekliyor.