Euronews artık Internet Explorer üzerinden erişilebilir değil. Bu tarayıcı artık Microsoft tarafından güncellenmiyor ve en son teknik yenilikleri desteklemiyor. Sizi; Esge, Safari, Google Chrome veya Mozilla Firefox gibi başka tarayıcıları kullanmaya davet ediyoruz.
Son Dakika

41 yıl yaşadığı ABD'den sınırdışı edilen göçmen, hiç görmediği Irak'ta hayatını kaybetti

ABD, yasa dışı göçmenleri sınırdışı ediyor
ABD, yasa dışı göçmenleri sınırdışı ediyor -
Telif hakkı
AA
Euronews logo
Metin boyutu Aa Aa

Adı Jimmy el Davud, 41 yaşındaydı. Bipolar bozukluk, şizofreni, depresyon ve şeker hastalığıyla mücadele ediyordu.

Yunanistan'da dünyaya gelen, henüz 6 aylıkken ABD'ye yasal yollardan göç eden Iraklı Keldani Hristiyan bir ailenin çocuğu olan Jimmy, o tarihten itibaren Michigan eyaletinin Detroit kentinde yaşadı.

ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) birimi görevlileri ve güvenlik güçleri tarafından 2 Haziran'da gözaltına alınarak Irak'a sınırdışı edildi.

Ancak ne Arapça biliyordu ne de daha önce Irak'ta bulunmuştu.

Yaşadığı rahatsızlıklardan ötürü sürekli tedavi görmesi gerekiyordu. İlaçları da yanında yoktu.

El Davud önce Şiilerin yoğunlukta yaşadığı Necef'e bırakıldı ardından Bağdat'a gitti.

Yalnızdı ve üç kız kardeşinin de Bağdat'a ulaşıncaya kadar sınırdışı hadisesinden haberi yoktu.

Amerika Birleşik Devletleri'ne geri dönmek için yalvardı.

Kavurucu sıcakların da etkisiyle rahatsızlıkları daha da arttı.

Vatandaşlığı ve kimliği olmadığı için Irak'ta hastanelerde tedavi olamadı. Evsizdi, sokaklarda kalıyordu.

Son iki haftada sürekli kan kusmaya başladı. El Davud, salı günü Bağdat'ta hayatını kaybetti.

Jimmy el Davud, ABD Başkanı Donald Trump'ın göreve geldikten sonra sıkılaştırdığı göçmen politikaları kapsamında bu ülkeden Irak'a sınır dışı edilen yaklaşık bin kadar Irak asıllıdan biriydi.

Kız kardeşi Rita el Davud, Amerikan medyasına verdiği mülakatta, "Kendisiyle konuşmaya başladığımda sürekli ağlıyordu ve burada olmaktansa Amerika'da cezaevinde olmak isterdim diyordu." ifadelerini kullandı.

Detroit'teki Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Biriminden (ICE) yapılan imzasız açıklamada, Jimmy el Davud'un 2018'in mayıs ayında 'daha önce işlediği en az 20 suçtan ötürü ABD'den sınırdışı edilmesi' yönünde karar alındığı bildirildi. ICE'nin açıklamasında ayrıca, sınırdışı edilmeyi beklerken kendisine elektronik kelepçe takılarak aralık ayında serbest bırakıldığı ancak el Davud'un bu kelepçeyi kırdığı dile getirildi.

"Beni göndermemeleri için yalvardım, dinlemediler, ailemle bile konuşturmadılar"

Jimmy el Davud, Irak'a gönderildikten iki hafta sonra gözyaşları içerisinde bir video çekti.

Üzerinde kırmızı bir gömlek bulunan ve sokakta oturduğu anlaşılan el Davud, sosyal medyada paylaşılan videoda, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza görevlilerinin ailesiyle konuşmasına izin vermediğini anlattı:

"Ben 6 aylıktan itibaren ABD'de yaşadım. İki hafta önce sınırdışı edildim. Göçmenlik Bürosu beni Irak'a sınırdışı edeceğini söyledi, kabul etmedim. Ailemle konuşmak istedim ama izin vermediler. Kendilerine lütfen ben o ülkeyi hiç görmedim diye yalvardım. Ne olur ben orada hiç bulunmadım dedim. Hayatımın tamamının Amerika'da geçtiğini söyledim. Beni dinlemeyi reddettiler. Ailemi aramama dahi izin vermediler. Buradakilerin dilini anlamıyorum, sokaklarda uyuyorum, şeker hastasıyım, sürekli kusuyorum, yiyecek bir şeyler bulmaya çalışıyorum. Burada hiçbir şeyim yok."

Görüntülerin sosyal medyada yayılmasının ardından Irak Hristiyan Vakfı Sözcüsü Rahip Martin Hermiz, Jimmy el Davud'a ulaşarak yardım etmek istedi.

Rahip Hermiz, "Bana, 'hayır hiçbir yardıma ihtiyacım yok' diyerek reddetti. Eğer birileri bana yardım edecekse Başkan Trump'a ulaşsın ve onu benim durumumdan haberdar etsin. Belki merhamet eder ve Amerika’ya geri getirir cevabını verdi." şeklinde konuştu.

Ayrıca Hermiz, kilisede kalabileceği yönündeki tekliflerine de olumsuz yanıt verdiğini ilave etti.

"Abimi aradığımda 'konuşamayacağım' dedi"

El Davud'a Bağdat'ın Hristiyan semtlerinden birinde kalacağı küçük bir ev bulunduğu sonra hastaneye götürüldüğü belirtildi.

Çevresindekiler, Bağdat Hastanesi'nde yapılan muayenenin ardından eve gönderilen Jimmy'nin kan kusmaya devam ettiğini aktardı.

Rita, kardeşi Jimmy'nin kan şekeri yükseldiğinde daha önce de benzer semptomları olduğunu söyledi.

Hayatının son günlerinde ailesi, Jimmy'nin sağlığından derin bir şekilde endişelenmeye başladı.

Rita, "Abimi aradığımda, sadece 'konuşamayacağım' dedi ve o esnada istifra ettiğini de duyuyordum." sözleriyle üzüntüsünü dile getirdi.

Trump yönetimine tepkiler dinmiyor

Hayatının 40 yılını ABD'de geçiren şahsın sınırdışı edilmesi ve gönderildiği ülkede hayatını kaybetmesine ABD'de tepkiler giderek büyüyor.

Sosyal medyada da Jimmy el Davud'un Irak'a gönderilip orada ölmesinin sorumlusunun Trump olduğu yönünde suçlamalar yöneltiliyor.

Bu arada Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği, Jimmy el Davud'un Bağdat'ta hayatını kaybettiğini doğruladı.

Birlik Başkanı Andy Levin, el Davud, diyabetik rahatsızlığı için ihtiyaç duyduğu insülini bulma mücadelesi sırasında yaşamını yitirdiğini dile getirdi.

Levin, "Oakland'de yaşayan Keldani Hristiyan Jimmy el Daoud, Irak'a gönderilmemeliydi. Hiçbir aile üyesinin olmadığı, tanımadığı bir coğrafya, kültür ve insanlar... Bilmediği bir dil konuşuluyordu. Tıbbi bakıma erişimi de yoktu. Jimmy trajik bir şekilde diyabetik krizden öldü. Ölümü önlenebilirdi." dedi.

Jimmy el Davud, 6 Ağustos salı sabahı çevredekiler tarafından Bağdat'ta ölü bulundu. Naaşı morga kaldırılan şahsın Irak'ta hiçbir akrabasının bulunmadığı için cenaze işlemlerinin henüz yapılamadığı belirtildi.

Demokrat Partili Kongre üyesi Andy Levin, el Davud'un naaşının ABD'ye getirilmesi için mücadele ettiklerini ve şahsı annesinin yanına defnetmek istediklerini bildirdi.