Euronews artık Internet Explorer üzerinden erişilebilir değil. Bu tarayıcı artık Microsoft tarafından güncellenmiyor ve en son teknik yenilikleri desteklemiyor. Sizi; Esge, Safari, Google Chrome veya Mozilla Firefox gibi başka tarayıcıları kullanmaya davet ediyoruz.
Son Dakika

Kaz Dağları'na çadır kuran eylemciler 'doğa için direnişlerini' anlatıyor

Reuters
Reuters
Euronews logo
Metin boyutu Aa Aa

Kaz Dağları’nda altın madeni çalışmaları nedeniyle doğanın zarar gördüğünü savunan ve bu çalışmaların bir an önce sonlandırılmasını isteyen binlerce çevreci, “Su ve Vicdan Nöbeti” isimli eyleme katılmak için Çanakkale’ye gidiyor.

Eylemlere Türkiye'nin dört bir yanından gelen çevrecilerin yanı sıra, Çanakkale Belediye Başkanı ve il belediye meclisi üyeleri de destek veriyor.

Euronews Türkçe’ye konuşan Çanakkale Belediye Başkanı Ülkür Gökhan, proje için ilk onayın verildiği 2011 senesinden bu yana doğanın zarar görmemesi için çok sayıda itirazlarda bulunduklarını ve eylemler düzenlediklerini belirtti. Ancak itirazlara cevap alamadıklarını söyleyen Gökhan, bu aşamada tüm Türk kamuoyunu gelişmelerden haberdar etmeye karar verdiklerini ifade etti.

Çanakkale İl Genel Meclisi CHP Grup Başkanvekili Avukat Güneş Pehlivan da, maden çalışmalarını yürüten Kanadalı şirket Alamos Gold’un kendi hazırladığı çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) raporunda 45 bin ağacın kesilmesinin öngörüldüğünü açıkladı.

Bu raporun hukuki olmadığını savunan Pehlivan, TEMA Vakfı tarafından yapılan araştırmada da 195 bin ağacın kesildiği bilgisinin çıktığını hatırllattı.

Pehlivan, ÇED raporuna karşı başlattıkları dava sürecinin durdurma kararı ile sonlanmaması halinde, Alamos Gold şirketinin işletme ruhsatının iptal edilmesi için yasal süreçlere başvuracaklarını belirtti.

Diğer yandan Belediye Başkanı Ülkür Gökhan, maden işletme ruhsatın kendileri tarafından verildiği bilgisini yalanladı. Söz konusu bölgenin belediye sınırları dışında kaldığını söyleyen Gökhan, ruhsatın valilik ve il özel idaresinin sorumluluğu altında verildiğini dile getirdi.

“Su ve Vicdan Nöbeti” eylemine katılan çevrecilerse, bu eylemin herhangi bir parti, şirket veya sivli toplum örgütünden bağımsız olduğunu; doğayı korumak isteyen kişilerin bir araya gelerek bu protesto eylemini başlattıklarını ifade ediyor.