Son Dakika

İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif: Nükleer anlaşmayı savunmak hukukun üstünlüğünü savunmak demek

İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif: Nükleer anlaşmayı savunmak hukukun üstünlüğünü savunmak demek
Metin boyutu Aa Aa

İran Nükleer Anlaşması imzalandığında, bölgesel barışı sağlamak için tarihi bir itici güç olarak görüldü. Bugün ise dünyayı potansiyel bir savaşa doğru sürükleyen diplomatik krizin tam kalbinde yer alıyor.

Anlaşma P5 + 1 ülkeleri ile İran arasında 2015 yılında imzalanan bir dönüm noktasıydı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 5 daimi üyesinin yanı sıra Almanya ve Avrupa Birliği ile İran anlaşmanın taraflarıydı.

Euronews ekibi İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif ile Fransa'nın başkenti Paris'te görüştü.

Dışişleri Bakanı Zarif, Suriye iç savaşına ilişkin "Biz son 3 yıldır Rusya ve Türkiye ile düşmanlıklara son vermek için birlikte çalıştık." diyerek Ankara ile iş birliğinin de altını çizdi.

"Mümkün olan en iyi anlaşma, yenilenmesi söz konusu değil"

euronews: "Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP). 150 sayfa, 20 aydan uzun bir sürede müzakerelerine yardımcı olduğunuz başyapıt. Bunun mümkün olan en iyi anlaşma olduğunu ve pazarlığa açık olmadığını söylüyorsunuz. Ancak bu belge bir yıldan uzun süredir yaşam desteği alıyor. Amerika Birleşik Devletleri olmadan anlaşmanın hayatta kalabileceğine hâlâ inanıyor musunuz?"

İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif: "Amerika Birleşik Devletleri (ABD) anlaşmanın bir parçası, parçasıydı. ABD bu anlaşmayı müzakere etti. Hatta çoğu zaman ABD, E3 ülkeleri + 3 ülke adına çalıştı, bunlar Avrupa ülkeleri ve Güvenlik Konseyi'nin 3 diğer daimi ülkesi ABD, Rusya ve Çin'di. Ve bu titizlikle müzakere edildi. Bu isteğe bağlı bir düzenleme değil, Güvenlik Konseyi kararı ile desteklenmiş bir düzenleme. Güvenlik Konseyi kararının bir parçası. Sizin de belirttiğiniz gibi 159 sayfa uzunluğunda, bir gecede yapılmadı. Çok dikkatli bir şekilde müzakere edildi ve neredeyse her kelimesi zorlu görüşmelerden geçerek yazıldı. Biliyorum ki bu en iyi anlaşma değil. Benim istediğim anlaşma değil, ABD'nin istediği de değil, Fransa'nın istediği de değil. Anlaşmayla ilgili hepimizin şikayetleri var. Bu itirazların bazıları halka açık bir şekilde bazıları ise özel olarak yapıldı. Ancak çok taraflı bir anlaşma böyle bir şeydir. İstediğin her şeyi elde edemezsin, diğer türlü bu bir anlaşma olmaz."

euronews: "O zaman için bunun mümkün olan en iyi anlaşma olduğunu söylediniz."

Muhammed Cevad Zarif: "Mümkün olan en iyi."

euronews: "Ancak son bir yıldır çöküntüde. Ve siz burada Avrupa'da, onu yeniden denemek ve canlandırmak için Paris'tesiniz. Bu konudaki en büyük müttefiklerinizden biri olan Emmanuel Macron ile buluştunuz. Yeni bir şey söyledi mi? Avrupa İran'a yeni sözler verdi mi?"

Muhammed Cevad Zarif: "Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Devlet Başkanımız Ruhani ile ve Avrupa'daki diğer ortaklarıyla görüşmelerinde elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyor. Biliyorsunuz bu anlaşma karşılıklı, iki taraflı taahhütlere dayanıyor. İran sözlerini yerine getiriyor ancak belirttiğiniz gibi ABD bunu yapmıyor. Anlaşmadan çekildi. Ve Avrupalılar anlaşma kapsamında yükümlülüklerini yerine getirebilme noktasında kısıtlamalarla karşı karşıya. Cumhurbaşkanı Macron ile ABD'nin kendi payına düşen anlaşma kısımlarını uygulamaya nasıl geri döndürülebileceğini ya da ABD'den bağımsız olarak Avrupa ve KOEP'in diğer iki üyesinin ve uluslararası topluluğun geri kalanının taahhütlerini nasıl yerine getirebileceğini konuştuk. Tabii ki ABD'nin küresel ekonomide büyük bir gücü olsuğunu biliyoruz ancak diğerlerleri de önemli role sahip."

euronews: "Ve yeni bir şey söyledi mi? Fransa Cumhurbaşkanı'nın size size sunmak için iyi haberleri var mıydı?"

Muhammed Cevad Zarif: "İyi bir konuşma yaptık ve Cumhurbaşkanı Macron ortakları ile görüşmeye ve nereye kadar gidebileceğimize bakmaya devam edecek."

"Avrupalı ortaklarımız bir karar vermek zorunda"

euronews: "Avrupa'yı ve Avrupalı ortaklarınızı eylemsizlikle, bu anlaşmayı kurtarmaya yetecek şeyleri yapmada başarısızlıkla suçladınız. Şimdi Avrupa'ya 5 Eylül'e kadar ültimatom teklif ettiniz. Bitmek üzere, Avrupa'nın KOEP'i kurtarmanıza yardım etmek için daha fazla zaman kalmadı. 6 Eylül'de ne olacak?"

Muhammed Cevad Zarif: "Kimseye herhangi bir ültimatom vermedik. Yaptığımız şey anlaşma kapsamındaydı, çünkü bu anlaşma karşılıklı bir güven atmosferinde değil, karşılıklı güvensizlik atmosferinde müzakere edildi. Bu yüzden anlaşma dahilinde eğer taraflardan birinin anlaşmayı ihmal etmesi durumunda çözüm bulma mekanizmamız var. Ve biz önünüzde duran bu çok uzun ve kalın belgenin 36. paragrafında yer alan bu mekanizmaya dayanarak çalışıyoruz.

Biz bu yüzden bu önlemleri alıyoruz. Ültimatom vermedik, biz sadece Avrupalı ortaklarımıza ve stratejik ortaklarımız olan Rusya ve Çin'e bir zaman çizelgesi verdik. Geçen Kasım ayında, 2018 Kasım'ında Federica Mogherine'ye gönderdiğim mektubumda, ona 36. paragrafı uygulamamız için zaman çizelgesi vereceğimi söyledim. Nihayet o tarihi 8 Mayıs'ta verdik ve bu zaman çizelgesine göre çalışıyoruz. Bu KOEP kapsamında. Yaptığımız eylemlerin önemli bir özelliği var ve bu geri dönülebilir olmaları. Eğer Avrupa tek başına ya da ABD ile birlikte, bu Avrupa'ya kalmış, anlaşma altındaki yükümlülüklerini yerine getirmeye karar verdiyse biz anlaşmanın tam olarak uygulanmasına saatler içinde kolaylıkla geri dönebiliriz."

euronews: "Şu an ilave bir baskı uyguluyorsunuz. Uranyumu tam olarak neden zenginleştiriyorsunuz şu an, bundan ne kazancınız var ve burada Avrupa'da ortaklarınızın İran'ı bu yolda savunmaya devam etmesini nasıl bekliyorsunuz?"

Muhammed Cevad Zarif: "Biz anlaşmadan çekilmedik, anlaşmayı feshetmedik, anlaşmayı terk etmedik. Anlaşma içindeki mekanizmaları kullanıyoruz, anlaşmada öngörülen hükümleri kullanıyoruz. Önemli olan Avrupa'daki ortaklarımızın bir karar vermek zorunda olması, İran hakkında değil, ABD ile nasıl anlaşmak istediklerine dair bir karar. Bağımsız olmak istiyorlar mı, ABD isteklerini dayatabilecek mi? Eğer şimdi ABD uluslararası hukuka riayet ederek isteklerini Avrupa'ya dayatabilseydi, bu kötü olurdu ancak haklı çıkabilirdi. Ancak şimdi ABD isteklerini dünyanın geri kalanına uluslararası hukuku ihlal ederek empoze ediyor ve bu tamamiyle kabul edilemez, özellikle geleceği çok taraflılık ve hukukun üstünlüğüne dayanan Avrupa için. Bu Avrupa'nın geleceğine karşı bir tehdit ve bence bu önemli bir karar. Ve biz Cumhurbaşkanı Macron liderliği üstlendiği için mutluyuz ancak Avrupa'nın kendi kararlarını verebilme ve başkalarının karar vermesine izin vermeme konusunda istekli olduğunu biliyoruz."

Zarif: İran olmasa Avrupa IŞİD ile uğraşmak zorunda kalacaktı

euronews: "Sözcünüz 'Hiç kimseden ve hiçbir ülkeden umudumuz ve güvenimiz yok.' diyecek kadar ileri gitti. Bu oldukça kasvetli bir diplomatik tablo. Bugün dostlarınız kimler?"

Muhammed Cevad Zarif: "Uluslararası ilişkilerde herkesle ilişki kurmak istiyoruz ancak yalnızca kendi halkımıza güveniyoruz. Güvenimizi kendi insanımız üzerinden inşa ettik ve böylelikle dışarıdan baskı geldiği yıllar boyunca hayatta kalabildik. Ve kendi insanımıza güvenimize dayanarak hayatta kalmaya devam edeceğiz. Bu dış politikada yalnız kalmak anlamına gelmiyor, aslında biz bölgemizle ilişki içindeyiz, terörle mücadele ediyoruz, bölgemizde saldırılarla ve dayatmalarla mücadele ediyoruz ve uluslararası toplulukta aktif bir oyuncu olmaya devam edeceğiz. Ancak gün sonunda kollarımızı diğerleriyle ilişki kurmak için açarken yalnızca kendi insanımıza ve kendi kabiliyetimize güvenmemiz gerektiğini zor yoldan öğrendik."

euronews: "Bu dahiliyetlerinizden tartışmalı olan biri hakkında konuşmak istiyorum, Suriye'ye katılımınız hakkında. En önemli müttefiklerinizden biri Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad. Bu yüz binlerce hayata mal olmuş bir savaş, milyonlarca insan yer değiştirdi, bugün 8. yılında. Kendi insanlarına karşı neler yaptığına dair bütün kanıtlar ortadayken neden Esad'ı desteklemeye devam ediyorsunuz?"

Muhammed Cevad Zarif: "Sorun şu ki bu Esad'ın başlattığı bir savaş değil, bu savaş ona ve kente ve insanlara dışarıdan dayatılmış bir savaştı. Şimdi kayıtlar çok açıkça gösteriyor ki bazı batılı müttefikler IŞİD'e yardım etti, El Nusra'ya yardım etti, hatta bazıları El Nusra'yı finanse etmeye devam ediyor. Ve o IŞİD'e karşı savaşmamış olsaydı, şimdi hiçbir toprağı olmayan bir örgüt değil, başkenti Şam'da olan bir IŞİD ile karşılaşırdınız. Bu savaşta ona yardım ettik. Suriye haklkına yardım ettik, Irak halkına ettiğimiz gibi, Irak Kurdistan halkına yardım ettiğimiz gibi. IŞİD Kürt bölgesine saldırdığında, Irak bölgesel yönetimi lideri Sayın Barzani hiç kimseye, herkese çağrı yaptı, ABD'yi çağırdı, diğerlerini çağırdı, hiç kimse yardıma gelmedi.Ona IŞİD ile savaşmakta yardım etmek için giden tek halk İran halkıydı. Bu yüzden biz Avrupa için Avrupa'nın savaşında savaştık, aksi takdirde büyük bir bölgeyi kontrol eden aşırılık yanlısı bir örgütle, bir terör örgütü ile uğraşmak zorunda kalacaktınız."

euronews: "Ayrıca bu savaşın dengesini Beşar Esad lehine değiştirmeye yardımcı oldunuz."

Muhammed Cevad Zarif: "Biz savaşın dengesini teröristlerin aleyhine değiştirdik kimsenin lehine değil. Bunu Suriye halkının lehine yapmış olmayı umuyoruz. Çalıştık..."

euronews: "Suriye halkının bundan faydalandığını düşünüyor musunuz?"

Muhammed Cevad Zarif: "Suriye halkı... Kimse bir savaştan fayda görmez. Ancak Suriye halkı IŞİD'in yenilgisinden faydalandı. Bu önemli bir kriter. Ve biz son 3 yıldır Rusya ve Türkiye ile düşmanlıklara son vermek için birlikte çalıştık. Yatıştırmaya kabil olduk. 2015'den beri son 4 yıldır işleyen tek plan Astana Süreci oldu ve üzerinde çalışmayan devam ediyoruz. Şimdi Suriye için bir anayasa komisyonunu neredeyse tamamladık. Bu yüzden ilerlemeye devam ediyoruz ve inanıyorum ki bu bölgesel barış ve istikrar için önemli bir katkıydı.

6 yıl önce, ben dışişleri bakanı olduğumda, Suriye için bir barış planı önerdik. Yemen için önerdiğimiz barış planı gibi, savaş başladıktan hemen sonra. O sıra Suudi Arabistan askeri bir zafer kazanabileceğine inandı ve ilan etti. Aynısı Yemen için de geçerli. Yemen'i 3 hafta içinde çiğneyip geçebileceklerine inandılar. Şimdi 4 yılı geride bıraktı. Siyasi bir çözüm için zorladık ancak bölgedeki batılı müttefikler askeri bir çözüme ulaşmayı ümit etti ve aslında hiçbir siyasi ve askeri çözüm olmayacağını anlamak için çok fazla insanı öldürene kadar beklemediler."

"Bölgede istikrarsızlığın kaynağı ABD"

euronews: "Bir dizi savaş sıralıyorsunuz ve daha önce İran'ın asla bir savaş balaşatmadığını söylemiştiniz, bir savaş başlatmadı ama son zamanlarda körfezdeki gerilimlerle çok yaklaştı. Tahran'ın geri dönülmez noktası nedir? - Rota ABD ile çatışmaya doğru yönelir mi ve ne tür bir çatışma olabilir?"

Muhammed Cevad Zarif: "Asla bir savaş başlatmayız ancak asla soru sormayız. Biliyorsunuz biz bir sebepten Pers Körfezi olarak adlandırıyoruz, sınırlarımıza yakın. Basra Körfezi'nde 1500 mil sahil şeridimiz var. Şimdi ABD 7 bin mil uzaktan bölgemize geldi. Araçlarını, hava araçlarını, insansız hava araçlarını, dronlarını, karasularımıza, hava sahamıza yerleştiriyor. Karasularımızı, hava sahamızı, topraklarımızı kesin bir şekilde savunacağız ve bunu yapmaya devam edeceğiz. Şimdi ABD için tek ve en iyi yol bölgemize müdahale etmeye son vermek. İstikrarsızlığın kaynağı bu, her zaman buydu."

euronews: "Bahse girerim ki çok fazla baskı altındasınız. Yalnızca yeniden tırmanan tansiyon nedeniyle değil, nükleer anlaşmanın uzun süren müzakereleri nedeniyle de, bunun sizi kendi ülkenizde de çok fazla baskıya maruz bıraktığını tahmin ediyorum. Gelecek sene İran parlamento seçimlerine, 2021 başkanlık seçimleri. Bu anlaşmanın kurtulması, sizin siyasette hayatta kalmanız ve aynı zamanda Devlet Başkanı Ruhani ile temsil ettiğiniz modern ve yenilenmiş İran modelinin hayatta kalması için de bir mücadele niteliğinde. Değil mi?"

Muhammed Cevad Zarif: "Herhangi bir makam için seçime girmiyorum, dolayısıyla hayatta kalmak ya da kalmamak için herhangi bir siyasi hırsım yok. Ancak bunun, yalnızca İran için ya da bölgemizin ya da İran'ın geleceği için değil, küresel toplum için de önemli bir başarı olduğuna inanıyorum. Çok az sayıdaki başarılı diplomasi örneklerinden biri. Yüzyılın son çeyreğinde gurur duyduğumuz çok fazla olay olmadı. Diplomasının başarıya ulaştığı ender vakalardan biri. Ve anlaşmayı kurtarmada elimden gelenin en iyisini yapmak için bütün sebeplerim var ve Avrupa'nın da bunu kurtarmak için en iyisini yapma nedenleri olduğuna inanıyorum, ve uluslararası toplumun da birçok nedeni olduğuna inanıyorum. Şimdi Başkan Trump anlaşmayı beğenmeyebilir ama Başkan Trump'a bu anlaşmanın hem ABD'nin hem de kendisinin çıkarına olduğunu söyleyebilirim."

"Başkanlık için adaylığımı koymayacağım"

euronews: "Herhangi bir görev için adaylığınızı koymayacağınızı, başkanlık için yarışmayacağınızı söylediniz. Buna güvenebilir miyiz?"

Muhammed Cevad Zarif: "Aday olmayacağıma güvenebilirsiniz."

euronews: "Ve bu yılın başlarında istifa ettiniz, bunun bu anlaşma ile ilgisi var mıydı?"

Muhammed Cevad Zarif: "Hayır, bunun hiçbir şeyin peşinden koşmadığım ancak bir şeyden kaçtığım gerçeğiyle ilgisi vardı."

euronews: "Anlaşmadan mı kaçıyordunuz?"

Muhammed Cevad Zarif: "Hayır, hayır, hayır, kaçtığım şey... Üniversiteye geri dönmek ve eğitim vermeye devam etmek isterdim. Ancak insanlar yapmamı istediği sürece yapmaya devam edeceğim sorumluluklarımı yerine getirmek için kalmam istendiği sürece görevde kalacağım."

"Hukukun üstünlüğü için herkes mücadele etmeli"

euronews: "Bu nükleer anlaşma için hayatınızın mücadelesi, hayatınızın görevi diyebilir misiniz? Ve bunun uygulanması?"

Muhammed Cevad Zarif: "Bence hepimizin uğrunda savaşması gereken şey çok taraflılık ve hukukun üstünlüğü. Benim için bu anlaşma çok taraflılığın ve hukukun üstünlüğünün zaferinin göstergelerinden biri, ve bence herkes onun için savaşmalı ve ben kesinlikle bunun için savaşacağım. Çünkü böyle bir anlaşmaya ulaşmanın ne kadar güç olduğunu ve böyle bir anlaşmanın yeniden müzakere edilmesinin ne kadar imkansız olduğunu biliyorum."

euronews: "Bunun sonucu olarak ekonominiz can yakıyor yine de, yüzde 50'ye ulaşmanız bekleniyor, bu yıl enflasyonun yüzde 50 seviyesine ulaşması bekleniyor, GSYİ'nın ise yüzde 6 daralması bekleniyor. Bu Oval Ofis'e bir ziyareti denemek ve kabul etmek için yeterli sebep değil mi? Örneğin reddettiğinizi söylediğiniz bir tanesini."

Muhammed Cevad Zarif: "Bunun bedelini ödedim. Tayin edildim. Bana yaptırım uyguladılar. Ama sorun değil, baskı altında müzakere etmeyi reddettiğim için kişisel olarak bedel ödersem o zaman her istediğimde bunu yaparım ancak ekonomimiz daha istikrarlı bence. En kötü dönemi atlattık. Para birimimiz önceki yıl Başkan Trump'ın çekilmesinden sonraki şoktan itibaren değerinin 3'te 1'ini geri kazandı. Büyüme olmadan yeşil bölgeye geri döndük. Geçen yıl büyük bir acı çektik ancak İran'daki yüz milyarlarca dolarlık devasa zararın sorumlusu ABD, bunu bir gün ödemek zorunda kalacaklar."

euronews: "Dışişleri Bakanı, ABD Başkanı Donald Trump'ın bu anlaşmayı okuduğunu düşünüyor musunuz?"

Muhammed Cevad Zarif: "Çok fazla insanın bu anlaşmayı okuduğunu düşünmüyorum herhalde. Başkan Trump'ı anlaşmayı okumadı ise bunun için suçlamazdım ancak bence okumalıydı."

euronews: "Bu elimdekini ona göndermek ister miydiniz, bunu sizin adınıza yapabiliriz, isterseniz."

Muhammed Cevad Zarif: "Bence sadece etrafına bakabilir, bulması için çok uzaklara bakması gereken br anlaşma değil bu. Güvenlik Konseyi belgesi. Güvenlik Konseyi tarafından oylanan en uzun Güvenlik Konseyi belgelerinden biri. Ve ona hatırlatmak isterdim ki ABD'de devrim olmadı, ABD hükümeti hâlâ Güvenlikm Konseyi'nin daim üyesi, ve dolayısıyla Obama'yı sevmiyorsa Güvenlik Konseyi'nde ABD'nin sahip olduğu sandalyeyi seviyor, ve kendisi bu sandalyeye oturuyor, dışişleri bakanı bu koltuğa defalarca oturdu, geçen hafta da dahil. Dolayısıyla daimi sandalyesi bulunan Güvenlik Konseyi tarafından onaylanmış belgeye de saygı duymalı."

Euronews artık Internet Explorer üzerinden erişilebilir değil. Bu tarayıcı artık Microsoft tarafından güncellenmiyor ve en son teknik yenilikleri desteklemiyor. Sizi; Esge, Safari, Google Chrome veya Mozilla Firefox gibi başka tarayıcıları kullanmaya davet ediyoruz.