Euronews artık Internet Explorer üzerinden erişilebilir değil. Bu tarayıcı artık Microsoft tarafından güncellenmiyor ve en son teknik yenilikleri desteklemiyor. Sizi; Esge, Safari, Google Chrome veya Mozilla Firefox gibi başka tarayıcıları kullanmaya davet ediyoruz.
Son Dakika

Taliban ve ABD arasındaki kritik barış süreci neden kesildi; yeni müzakere mümkün mü?

ABD Başkanı Donald Trump
ABD Başkanı Donald Trump -
Telif hakkı
Reuters
Euronews logo
Metin boyutu Aa Aa

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) yetkilileri ile Taliban temsilcileri son bir yıl içerisinde defalarca bir araya geldi ve 18 yıldır devam eden savaşı sonlandırmak için müzakereler yürüttü. Taraflar, dokuzuncu tur görüşmelerin ardından prensipte anlaşıldığını ilan etti.

Ancak ABD Başkanı'nın imzasına kalan süreç, Trump'ın Twitter hesabından yaptığı açıklama ile bir anda durdu. Gelinen süreç Kabil hükümeti, Taliban, NATO, sahadaki askerler ve Afgan sokaklarındaki halk dahil herkesi şaşkına çevirdi. Kimilerine göre, Trump'ın imzaya kalan süreci üç twitter mesajıyla iptal etmesi, sonu belli olmayan belirsiz ve karanlık bir dönemi de beraberinde getirdi.

Camp David'de tarafların buluşup el sıkışmasını sağlayacak ancak Başkan Trump'ın ani bir kararla iptal ettiği sürece giden yolda geçen son birkaç günde neler yaşandı?

ABD'deki İşçi Bayramı (2 Eylül) öncesi Trump, yakın çevresini toplayarak Afganistan'daki son durumu ele aldı.

Toplantıya Pompeo, Bolton çekişmesi damga vurdu.

Görüşmede ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo hazır bulundu. Güvenlik ve dış politika meselelerinde sürekli ters düşüp rekabet yaşadığı Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton ise toplantıya Polonya'nın başkenti Varşova'dan video konferans yoluyla katıldı.

Trump'ın gündeminde seçim kampanyası sırasında söz verdiği Amerika tarihinin en uzun süreli savaşı olarak kayıtlara geçen Afganistan işgalini sona erdirmek vardı.

Dışişleri Bakanı Pompeo, anlaşmada yer aldığı gibi gelecek 4 buçuk aylık süre zarfında 5 bin askerin çekilmesi ve kalan 16 aylık sürede de diğer askerlerin kademeli olarak çekilmesi gerektiğini söyledi.

Buna karşın şahin kanadın önemli temsilcilerinden John Bolton, Taliban'la hiçbir şekilde müzakere edilmemesini, doğrudan asker çekilmesi gerektiğini savundu.

Başkan Trump, NY Times'a göre, saatler süren görüşmede herhangi bir sonuç alamadan toplantıyı sonlandırdı.

"Süreç Washington'da tamamlansın"

Ancak zirvede, prensipte anlaşılan barış sürecinin Washington'da nihayete erdirilmesi fikri öne çıktı.

Trump, her ne kadar müzakerelerin tarafı olmasa da Afganistan Cumhurbaşkanı Eşref Gani'nin ABD'ye davet edilmesini ve imzaların burada atılmasını istedi.

İlerleyen günlerde Trump, Taliban temsilcilerinin, genellikle devlet başkanlarının ağırlandığı Camp David'e getirilmesi ve gizli görüşmelerin burada devam ettirilmesini ve bir sonraki adımda imzanın da burada atılmasını teklif etti.

"11 Eylül'ün planlayıcıları Camp David'e girmemeli"

Yakın çevresince kabul görse de 11 Eylül saldırılarına kısa süre kala, Camp David'in kapılarının '11 Eylül'ün planlayıcılarına' açılmasının kamuoyunda büyük tartışmaları beraberinde getireceği görüşü hakim oldu.

Ancak Beyaz Saray'daki kariyerinin belki de en önemli siyasi başarısını elde ederek Afganistan savaşını sona erdirmek isteyen Trump, risk alıp alışılmışın dışında hareket etti.

Hatta analistlere göre el sıkışılması halinde, kendisine yöneltilen tüm eleştirilerin bu vesile ile bertaraf edebileceğini düşündü.

Taliban temsilcileri ile ABD tarafının Katar'ın başkenti Doha'daki 9'uncu tur görüşmesi ağustos sonunda sona erdi prensipte anlaşıldığı duyuruldu.

İki gün sonrasında ABD'li başmüzakereci ve aynı zamanda ABD'nin Afganistan Özel Temsilcisi ve eski Kabil Büyükelçisi Zalmay Halilzad, Afganistan'a gitti.

İki gün içerisinde Cumhurbaşkanı Eşref Gani ile 4 kez bir araya gelen Halilzad, Taliban'la vardıkları anlaşmanın detaylarını aktardı.

Halilzad, Amerika ziyareti öncesi Kabil cephesini de bilgilendirip anlaşmaya ikna etmeye çalıştı.

Anlaşmanın çökmesinin önemli nedenlerinden biri, Taliban'ın ABD'ye davet edilmesi

Taliban'ın Washington ziyareti fikri de anlaşmanın 'mimarı' Halilzad tarafından ortaya atıldı. Taliban ise anlaşmanın imzalanması kaydıyla Wasgington davetini kabul etti.

Ancak kimi analistlere göre belki de anlaşmanın çökmesi ve görüş ayrılıkları tam bu noktada başladı.

Zira Başkan Trump, Camp David'i, terörist olarak kabul edilen bir grupla imzaların atıldığı, seremoninin yapıldığı bir yere dönüştürmek istemedi.

Trump'ın kendisini daha ziyade önceden yapılan bir anlaşmanın son bileşenlerini bir araya getiren ve son sözü söyleyen bir görüntü vermek istedi.

Bundan dolayı Camp David'de taraflarla yapılacak görüşmelerin gizli yürütülmesini istedi.

Afganistan Cumhurbaşkanı Eşref Gani ve ekibinin özel bir uçakla Amerika'ya getirilmesi kararlaştırıldı. Aynı anda Taliban delegasyonu da Washington'a gelecekti.

Kabil hükümeti her ne kadar anlaşmanın parçası olmasa da Gani, toplantı için en üst düzey isimleri ekibine dahil etti.

Afgan siyasiler seçim sürecinde propaganda yapamadı

Gani açısından sıkıntılı olan durum; birincisi, Taliban'ın merkezi hükümetle görüşmeyi reddetmesi nedeniyle müzakerelerin dışında kalmak.

İkincisi, 28 Eylül'de yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi kampanya dahi yapılamaması.

Bir diğer durumsa, kabul etmemesi halinde 'barışı reddeden isim' olarak kayıtlara geçmek istememesi.

Siyaset uzmanlarına göre, ABD ile Taliban'ın anlaşması durumunda seçimler ertelenebilirdi. Şimdi ise Gani ve diğer siyasilerin seçim kampanyaları rehin alınmış durumda. Bu da Taliban'ın istediği bir sonuç.

"Trump, Taliban'ı Gani ile bir araya getirme fikriyle kendini kandırıyor"

Taliban liderleri, ABD ile bir anlaşma olmadan Kabil hükümetiyle anlaşmayı reddediyor. Örgüte göre, Washington'ın Kabil merkezi hükümetiyle masaya oturmaya zorlaması, 'siyaseten intihara sürüklenmeleri' anlamına geliyor.

Bir Taliban temsilcisi, "Bay Trump, bizi Camp David'de Gani ile bir ara bir araya getirme düşüncesiyle aslında kendini kandırıyor. Kabil'deki yönetim, 'kukla bir yardakçı' Kabil hükümetini tanımıyoruz." ifadesini kullandı.

Kabil hükümeti: ABD bizim adımıza pazarlık yapamaz

ABD'nin örgütle anlaşması çerçevesinde binlerce Taliban esirinin serbest kalması da bulunuyor.

Ancak merkezi hükümet, ABD'nin kendileri adına pazarlık yapamayacağı çıkışında bulundu. Taliban'ın anlaşma öncesi esirlerin serbest kalmasını şart koşması ise Kabil hükümeti tarafından kesin bir dille reddedildi.

Gani hükümeti esirlerin ancak ateşkesin ardından olabileceğini bildirdi.

Şiddet olayları arttı

Müzakerelerin son günleri, Taliban'ın peş peşe düzenlediği kanlı saldırılar ve şiddet olaylarının gölgesinde devam etti. Ancak Amerikalı müzakereciler, tüm olumsuzluklara rağmen önceliklerinin ateşkes ve barış olduğunu ve süreci boykot etmeyeceklerini dile getirdi.

Zalmay Halilzad 5 Eylül perşembe günü ABD'nin Afganistan'daki güçlerinin komutanı General Austin S. Miller ile birlikte anlaşmaya nihai şeklini vermek üzere tekrar Doha'ya döndü.

Aynı gün içerisinde başkent Taliban, Kabil'de bomba yüklü araçla bir intihar saldırısı düzenledi. Biri Amerikan askeri 11'i sivil olmak üzere 12 kişi yaşamını yitirdi.

Trump: Buraya kadar...

Saldırının ardından Trump, ekibini yeniden topladı. Bir üst düzey Amerikalı'ya göre, tüm ayrılıklar son buldu ve Amerikalı yetkililer görüş birliğine vardı.

Bir Amerikalının Taliban tarafından öldürülmesinden sadece birkaç gün sonra örgüt temsilcilerinin ABD'de, Camp David'de ağırlanamayacağı görüşünde birleşildi.

Bir yetkiliye göre Başkan Trump, "Buraya kadar.. Artık yapamayız..." çıkışında bulundu.

Beyaz Saray'dan açıklama yapılmadı. Ancak aynı saatlerde Kabil'den yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı Gani'nin ABD ziyaretinin iptal edildiği duyuruldu.

Bir gün sonrasında Başkan Trump, twitter hesabından, 1 Amerikan askeri dahil 11 masum sivilin öldürülmesinin kabul edilemeyeceğini belirterek barış sürecini iptal ettiğini ilan etti.

Taraflar birbirini sorumlu tuttu

Başkan Trump, 8 Eylül gecesi, yakın çevresi ve ulusal güvenlik birimi yetkilileri dahil herkesi şaşırtacak şekilde ani bir çıkışla Taliban'la barış sürecini sonlandırdığını ilan etti. Başkan Trump, kararına gerekçe olarak Taliban'ın barış sürecini baltalamasını gösterdi.

Taliban, sürecin akamete uğramasından ABD yönetimini sorumlu tuttu, Kabil hükümeti, anlaşmanın iptal edilmesinin sorumlusunun kanlı saldırılar düzenleyen Taliban olduğunu salık verdi.

Bir yandan da ABD'li yetkililer barış sürecinin bitmediğini, anlaşmanın kabul ya da reddedilmediğini, özellikle de Başkan Trump ile her şeyin mümkün olabileceğini dile getirdi.

Belirsiz bir aşamaya giren süreçte tüm tarafların bildiği tek gerçek; şiddetin artacağı ve savaşın daha da yoğunlaşacağı.