Son Dakika

Bülent Arınç: KHK mağduriyetleri bir faciaya dönüştü

Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Üyesi Bülent Arınç
Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Üyesi Bülent Arınç -
Telif hakkı
AA
Metin boyutu Aa Aa

Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bülent Arınç, "KHK bir faciadır. Çevremde o kadar çok bu faciayı yaşayan var ki. Ben onlara acıyorum, merhamet ediyorum. Aslında onlardan özür diliyorum."dedi.

Eski AA Genel Müdürü Kemal Öztürk'e konuşan Bülent Arınç, OHAL dönemindeki KHK uygulamaları nedeniyle en az 1 milyon kişinin mağdur olduğunu söyledi.

Babasından dolayı oğlunun, oğlundan dolayı babasının suçlanamayacağını belirten Arınç, mevcut durumun sürmesi halinde gelecek nesillerle birlikte 5 milyon kişinin etkilenebileceği uyarısında bulundu.

KHK faciasına dikkat çekmek için maaşının yarısını KHK'lılara bağışladığını belirten Arınç, "Bunu yaptım çevremde o kadar çok bu faciayı yaşayan var ki. Ben onlara acıyorum, merhamet ediyorum. Aslında onlardan özür diliyorum. Evime temizlik yapmaya gelen, daire başkanlığından ihraç edilmiş bir kadını gördükçe, eşi polis bir başka kadını gördükçe ben yerin dibine geçiyorum. Kırıkkale'den yumurta getirip de kapı kapı satan bir genel müdür yardımcısı görünce felaket görüyorum. Bir benzinliğe gittiğim zaman bir Danıştay üyesinin pompa tuttuğunu gördüğümde acı duyuyorum. Bir lokantada bulaşıkçı olarak çalışan bir genel müdür gördüğüm zaman perişan oluyorum. Bütün bunları yaşıyor Türkiye. Kimse savunamaz bunu." dedi.

"15 Temmuz'da bir facia yaşandı." diyen Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü: "Arkasında olağanüstü hal ilan edildi. Yüzde 100 doğru. Çünkü böyle hallerde iki şey yapılabilir diyor Anayasa; ya sıkıyönetim ya da olağanüstü hal. Bizim gibi bir iktidar olağanüstü hal ilan ederdi. Bunun da Anayasa'da karşılığı var. Bu sanırım tam iki yıl sürdü. Ama bu süreç içerisinde onlarca kararname çıktı. 100 binden fazla insanın da ihracına karar verildi."

"15 Temmuz'dan önce de haklarında şüphe duyulan kamu görevlileri isimleri gelirdi. Biz bakardık, o zaman ihraç mekanizması yoktu. Onların görev yerlerine değiştirir, geri hizmetlerde bir yere verirdik. Bunları tedbir olarak yaptık. Ama 15 Temmuz'dan sonra devletin güvenliğine tehdit oluşturan örgütlerin, aidiyeti, mensubiyeti, iltisakı olanlar ihraç edildiler. Bu hukuki bir tanımlama değil. Bir tedbir bu. Hukuki tanımlama böyle olmaz. Çünkü bu bir kanaat. Kanaat ise delil değildir. İltisakı konusunda da en çok kamu kurumlarından alınan görüşe bağlı kaldılar. Bunu hak eden var mıydı, mutlaka var. İhraç edilen büyük çoğunluk kurum kararıyla ihraç edildi. Bunlara yüklenen aidiyet, iltisak, mensubiyet...Bank Asya'da para artışı var mı yok mu, okullara göndermiş mi göndermemiş mi, hangi dersaneye gönderildi bunlara bakıldı."

Euronews artık Internet Explorer üzerinden erişilebilir değil. Bu tarayıcı artık Microsoft tarafından güncellenmiyor ve en son teknik yenilikleri desteklemiyor. Sizi; Esge, Safari, Google Chrome veya Mozilla Firefox gibi başka tarayıcıları kullanmaya davet ediyoruz.