Son Dakika

Kara Cuma indirimlerinin ekonomi ve çevreye gerçek maliyeti ne?

Kara Cuma indirimlerinin ekonomi ve çevreye gerçek maliyeti ne?
©
REUTERS/Rahel Patrasso
Metin boyutu Aa Aa

Dünya çapında indirim günü olarak bilinen 'Kara Cuma', (Black Friday) alışveriş çılgınlığına neden olduğu gerekçesiyle eleştirilerin de hedefi oluyor. Geçtiğimiz yıl bu dönemde ABD'de internet üzerinden yapılan alışveriş hacmi yaklaşık 6,2 milyar doları (36 milyar TL) buldu.

Ancak tüketicileri daha fazla harcamaya yönlendiren, internet sitelerinin çökmesine neden olan ve hatta izdiham olaylarının yaşandığı Kara Cuma gerçekte neye mal oluyor?

Aşırı üretimi mi teşvik ediyor?

Yanlış tüketim alışkanlıklarının neden olduğu zararlar konusuna dikkat çeken çok sayıda dernek ve örgüt, Kara Cuma'da insanları ihtiyaçları olmayan ürünleri almamaya davet ediyor. Make Friday Green Again (Cumayı Yeniden Yeşil Yapın) inisiyatifine üye 450'den fazla şirket ise bu günde indirim yapmayı reddediyor.

Fashion Revolution (Moda Devrimi) isimli aktivist grubun kurucusu Cary Somers, "Kara Cuma, aşırı üretim üzerinde kurulu endüstrinin bam telidir" şeklinde konuşuyor. Somers'a göre "aşırı üretim kültürü", şirketlerin tüm potansiyel müşterilere ulaşma umuduyla ürün stoklamasıyla başlıyor. Bu firmalar, ardından ellerinde kalan ürünleri büyük indirimlerle satmaya çalışıyor.

Fashion Revolution her yıl 200 şirketi inceleyerek bunları ürün fazlalıkları konusundaki şeffaflıklarına göre sıralıyor. Somers, "Bütün medya baskısına rağmen şirketlerin sadece yüzde 26,5'i ellerinde kalan ürünleri azaltmak için ne yaptıklarını açıklıyor" ifadelerini kullanıyor.

Çalışanlar ve çevre pahasına indirim

Çevreciler, Kara Cuma gibi günlerde alışverişin artması nedeniyle şirketlerin durmadan ve düşünmeden üretmeye devam ettiğini savunuyor. Sezonluk indirimlerde ürünleri satacaklarından emin olan firmalar, daha fazla üretim yapmak için işçilerini kötü şartlarda istihdam edebiliyor.

Diğer yandan raporlar, moda endüstrisinin her yıl dünya genelindeki atıkların yüzde 4'üne neden olduğunu ortaya koyuyor. Bu 84 milyon ton atık anlamına geliyor.

Somers, "Ucuz fiyatlar kısa dönemde cazip gelebilir, ama dünya vatandaşı olarak hepimiz bunun dışa yansıyan ücretinin bir gün ödemek zorunda kalacağız. Sürdürülemez üretim ve tüketimin gerçek ücreti, ham maddelerin, işçilerin ve çevrenin sömürülmesidir" diyor.

'Döngüsel ekonomiye geçilmeli'

Avrupa Çevre Bürosu'ndan (EEB) Anton Lazarus, günümüzdeki tüketim seviyesinin "kesinlikle sürdürülemez" olduğuna dikkat çekiyor.

euronews'e konuşan Lazarus, tüketicilerin sadece kısa ömrü olan yeni ürünler almasının yanlış olduğunu, var olan ürünleri tamir ederek yeniden kullanacakları "döngüsel ekonomi" sisteminin benimsenmesi gerektiğini savunuyor.

2014 yılında Eurobarometer tarafından yapılan bir ankette, AB vatandaşlarının yüzde 77'si yeni ürün almaktansa kendilerinde olanı tamir etmeyi isteyeceklerini belirtiyor. Ancak üreticiler ürünlerini her zaman tamir etmeye elverişli yapmıyor veya gerekli yedek parçaları piyasaya sürmüyor. Lazarus, şirketlerin bunu yeni ürün almaya yönlendirmek için yaptığını öne sürüyor.

"Tamir etme hakkı elzem" diyen Lazarus, "Bu sayede Kara Cuma günü en fazla satılan telefon ve televizyon gibi ürünlerin ömrü uzatılabilir" ifadelerini kullanıyor.

Euronews artık Internet Explorer üzerinden erişilebilir değil. Bu tarayıcı artık Microsoft tarafından güncellenmiyor ve en son teknik yenilikleri desteklemiyor. Sizi; Esge, Safari, Google Chrome veya Mozilla Firefox gibi başka tarayıcıları kullanmaya davet ediyoruz.