Son Dakika

Atatürk'ün etkilenip okul müfredatına koyduğu Finlandiya'nın başarı hikayesi

Finlandiya'nın Helsinki şehri
Finlandiya'nın Helsinki şehri -
Telif hakkı
Reuters
Euronews logo
Metin boyutu Aa Aa

İsveç, Norveç, Finlandiya, İzlanda ve Danimarka gibi İskandinav ülkeleri dünyada refah seviyesinin en yüksek olduğu devletlerin başında geliyor.

Bu ülkelerden Finlandiya, geçtiğimiz yüzyılda yokluk, açlık ve fakirliğin pençesinde kıvranırken, milli bir seferberlikle 50-60 yıl gibi kısa bir süre zarfında bölgesinin ve dünyanın siyasi ve ekonomik açıdan ileri gelen devletlerinden biri haline geldi.

Finlandiya'nın bu gelişim sürecini anlatan ve Rus yazar Grigoriy Petrov'un yazdığı "Beyaz Zambaklar Ülkesinde" adlı kitap Mustafa Kemal Atatürk'ün de dikkatini çeker. Kitabı okuyan ve beğenen Atatürk, kitabın okul müfredatına konulmasını istemişti.

Rus vaiz Petrov'un eseri dünya çapında büyük ses getirdi

Rus din adamı ve vaiz Grigoriy Spiridonoviç Petrov, Beyaz Zambaklar Ülkesinde kitabı piyasaya ilk çıktıktan 2 sene sonra 1925 Haziran'ında Paris yakınlarında bir klinikte sessiz sedasız bir şekilde hayatını kaybetti. Ancak Rusya'da oldukça tanınan rejimin zulmüne uğramış, kitap ve makaleleri kapışılan ve her vaazı binlerce kişi tarafından takip edilen Petrov'un bu kitabı kısa sürede birçok dile çevrilmiş özellikle eski Yugoslavya, Bulgaristan ve Türkiye'de yazarın en çok beğenilen eseri olmuştu.

Petrov sürgün döneminde büyük bir başarıya imza atarak Rusça ve Sırpça dilinde 1500'den fazla konferans vermişti.

Peki Finlerin dahi kendi vatanlarına "bataklıklar ülkesi" anlamına gelen Suomi dediği Finlandiya nasıl oldu da yoksulluk ve cahilliğin pençesinde kıvranırken, dünyanın takdir ettiği modern ve zengin bir ülke haline geldi?

Snelman'ın eğitim seferberliği ve Finlandiya'nın değişimi

Uzun yıllar Finlandiya'da kalan ve bu ülkedeki gelişimi gözlemleyerek kendi ülkesi Rusya'daki insanların ve diğer Slav milletlerinin tıpkı Finler gibi çalışkan ve eğitimli bir halk olmasını isteyen Petrov, Beyaz Zambaklar Ülkesinde kitabıyla Johan Wilhelm Snelman adlı bir Fin aydınının birkaç idealist öğretmen, din adamı, avukat ve memurla koca bir ülkeyi nasıl eğitim seferberliğine soktuğunu anlatıyor.

1806 yılında İsveç'in Stokholm kentinde dünyaya gelen Snelman bir eğitimciydi. 1838 yılına kadar Helsinki Üniversitesi'nde çeşitli dersler verdi. Finlandiya yaklaşık 650 sene boyunca İsveç Krallığı altında yaşayan bir ülke iken, 1809'da İsveç'ten ayrılarak bağımsız ancak Rus Çarlığı'na bağlı Özerk Çar Dukalığı olarak varlığını sürdürdü. Finlandiya 1917 yılında Bolşevik İhtilali'nden sonra bağımsızlığını ilan etti ve yeni kurulan Sovyet Rusya Hükümeti 31 Aralık 1917'de Finlerin bağımsızlığını tanıdı. Fransız sistemine benzeyen Finlandiya Anayasası, 17 Temmuz 1919 tarihinde kabul edildi.

Snelman belli bir süre İsveç ve Almanya'da yaşadıktan sonra 1943 yılında Helsinki'ye geri döndü ve İsveççe çıkardığı Saima gazetesinde, eğitimin İsveççe'den Fince'ye çevrilmesini ve Fin kültürünün her alanda desteklenmesini savundu. O dönemde politik nedenlerle üniversiteye alınmayan Snelman bir grup vatansever aydınla birlikte köy köy kasaba kasaba tüm Finlandiya'yı gezerek bir eğitim seferberliği başlattı.

Solis Invicti/Flickr
Mimar Onni Tarjanne tarafından 1902'de Helsinki'de tamamlanan Finlandiya Ulusal Tiyatro binası, ülkedeki eğitim seferberliğinin başlatıldığı dönemde yapıldı. Bu yapı, Finlandiya'nın kendi anadilindeki ilk tiyatro eserlerinin sahnelenmesine ev sahipliği yaptı.Solis Invicti/Flickr

"Fakir de olsanız sağlıklı bir hayat kurabilirsiniz"

Snelman ve arkadaşları halka nasıl çalışması gerektiğini, fakir de olsalar sağlıklı bir hayatı nasıl şekillendirebileceklerini, mutlu bir aile kurmanın yollarını, halkı düzene, dakikliğe ve disipline nasıl alışabileceklerini anlattı. Snelman'ın üzerinde durduğu en önemli konular arasında vicdan ve sorumluluk duygularının geliştirilmesi, diğer halklara saygı duyulması, cehaletin ve fakirliğin eğitim ve çalışmayla yok edilmesi düşüncesi vardı.

Ne var ki Snelman ve aydın arkadaşları, ülkede eğitimli olan aydınların ya da doktor, mühendis. mimar, din görevlisi ve öğretmen gibi memurların da eğitilmeye ihtiyacı olduğunu savunuyordu. Ona göre ülkedeki birçok öğretmen, öğretmenlik mesleğine uygun değildi ve din görevlileri köşelerine çekilerek halkı yeterince eğitmiyordu.

Bu sebeple Snelman "Halkı manevi susuzluktan kurtarmak için her yerde yetenekli insanların, hayatı canlandıracak su kaynaklarının bulunmasına ihtiyaç var" diyerek bu özelliğe sahip olduğunu düşündüğü kişilere ve eğitimcilere mektuplar gönderiyor ve bu mektuplar zamanla elden ele dolaşarak birçok kişi tarafından okunuyordu.

Wikipedia
Finlandiya'da 1840'lı yıllarda eğitim seferberliğini başlatan İsveç asıllı aydın, siyasetçi, filozof Johan Wilhelm SnelmanWikipedia

Snelman'ın en büyük yardımcıları: Fin aydınlar Lönnrot ve Runeberg

Snelman'a bu uyanış konusunda yardım eden iki önemli isim bulunuyordu. Bunlardan ilki doktor olan ancak hayatını Fin dili ve kültürüne adayan ve bu yönde eserler veren Elias Lönnrot'tu. Lönnrot hayatı boyunca birçok şiir, destan, sözlük ve diğer edebi eserlerlere imza attı. Fin kültürünün gelişmesi ve milli birlik oluşması için en önemli unsurun dil olduğunu biliyordu ve çalışmalarını bu yönde yoğunlaştırdı.

Lönnrot ünlü Kalevala destanının yazmalarını topladı ve Kanteletar isimli Fin lirik şiir derlemesini kaleme aldı. Yaşça Snelman'dan büyük olan Lönnrot'un çalışmaları Fin dili, kültürü ve edebiyatının gelişmesi yolunda dev bir adım atmasını sağlarken, Fin halkı kendi dil ve kültürlerinin hem kendi ülkelerinde hem de dünyada tam anlamıyla yaşama ve gelişme hakkına sahip olduğunun farkına vardı.

Milli uyanışa Snelman ve Lönnrot ile birlikte katkı sağlayan bir diğer önemli isim Şair Johan Ludvig Runeberg'di. Runeberg, Snelman ve Lönnrot gibi Fin değildi ve Fin dilini de bilmiyordu. Fakat bu durum kendisinin Fin milli uyanış hareketinin en aktif temsilcilerinden birisi olmasını engellememişti. Snelman'ın çağdaşı olan Finli hayat mimarlarının büyük kısmı Finlandiya'yı kendi ana vatanları olarak kabul eden İsveçlilerdi.

Finlandiya'daki değişimin kıvılcım hamlesi: "Cumartesi Derneği" toplantıları

Snelman, Lönnrot ve Runeberg önderliğindeki birçok aydın kişi, Finlandiya'nın ulusal kalkınmasını amaçlayan düşüncelerini hayata geçirmek amacıyla 1930'lu yıllarda birçok yetenekli genç bilim adamının üyesi olduğu "Cumartesi Derneği" adlı bir oluşum başlattı. Bu dernekte toplanarak tartışmalara katılanlar arasında filozof Snelman, dilbilimci Kastren, botanikçi Tengstrem, doktor Sheman ve daha sonraki dönemlerde Fin bilim dünyasının gururu olan birçok diğer genç bulunmaktaydı. Burada siyaset, kültür ve edebiyat üzerine tartışmalar yapılırken, somut fikirler de ortaya atılmakta ve bunların bazıları hayata geçirilmekteydi.

Bu doğrultuda Helsinki Lisesi kurulurken bu eğitim kurumunda yeni eğitim ve öğretim yöntemleri uygulanmaya başlandı. Burada yapılan çalışmalar, ilerleyen dönemlerde gerçekleştirilen okul reformunun temelini oluşturdu. Finlandiya'da başlayan bu eğitim seferberliği üzerinden 20-25 sene sonra 1870'li yıllara gelindiğinde ziraat, sanayi ve özellikle de orman ürünleri tedariki gibi faaliyet alanlarında yaşanan görülmemiş büyüme ülkenin ekonomik kalkınmasının da temelini oluşturdu.

Kitap 1928'de Türkçe'ye çevrildi, Atatürk müfredata konulmasını istedi

Petrov'un Beyaz Zambaklar Ülkesinde kitabı Türkçe'ye ilk olarak 1928 yılında Bulgarcadan çevrildi. O yıllarda köklü bir değişimden geçen Türkiye'de Mustafa Kemal Atatürk'ün bu kitabı nereden eline geçirip okuduğu tam olarak bilinmiyor. Ancak Petrov'un kitabından etkilenen Atatürk, tüm okul müfredatlarına dahil edilmesini emretmişti. Belli ki Atatürk, Finlandiya'nın yükseliş öyküsünü yeni Türkiye'de yaşanan çağdaşlaşma dönemine benzetmiş ve bu kitabın gençlere ilham sağlamasını istemişti.

Türkiye'deki askeri darbe, Cemal Gürsel ve Türk subayların en çok etkilendiği kitap

Atatürk'ün isteği sonrası, Türk subayları ülkelerinde hayatın yenilenmesi çalışmalarında rehber olarak kabul edilen "Beyaz Zambaklar Ülkesinde" kitabını uzun yıllar boyunca zorunlu kaynak eser olarak okudular. Kitap Türkiye'de kısa sürede en az 16 baskı yaparak uzun seneler en çok okunan eserler arasında yer aldı.

1960 yılında General Cemal Gürsel önderliğinde gerçekleşen askeri darbeden birkaç ay sonra, darbe sürecinde yer alan subayların dünya görüşünü ve eğitim seviyelerini değerlendirmek üzere bir anket yapıldı. Ankette yer alan sorulardan birisi, "sizi en çok etkileyen kitap hangisidir" şeklinde olup, ankete katılan subayların büyük bir kısmı bu soruya Beyaz Zambaklar Ülkesinde cevabını vermişti. Bu anekdot kitabın 1978 yılında yapılan Fince baskısının ön sözünde dikkat çekici bir ayrıntı olarak yer almıştı.

Petrov'un mesajı: Her vatandaş "yaşam mimarı" olmalı

Petrov'un kitabı Türkiye gibi birçok ülkede uygar ve çağdaş ulusal devletin kurularak, geliştirilmesi için uyulması gereken kesin bir reçete olarak değerlendirildi.

Petkov bir ülkede yaşayan tüm vatandaşlara seslenerek şöyle diyordu:

"İnsanlar ülkelerinin geleceğine dair taşıdıkları kişisel sorumluluğun bilincine varmazlarsa, ülkelerin kalkınması ve refaha kavuşması da mümkün olmayacaktır. Her insan gerçek vatandaş, "yaşam mimarı"olmalı."

"Milli servetin, halk vicdanı ve millet aklının kurucusu olabilmek için çaba gösterin. Hayatta istediğiniz mesleği seçebilirsiniz; örneğin profesör, doktor, işçi, bilim insanı, tüccar, subay, din adamı, memur, köylü veya bakan olabilirsiniz, bu sizin yeteneklerinizle ve şartların uygun olup olmamasıyla ilgili bir durumdur. Fakat şunu unutmayın: Vücudunuz, aklınız ve ruhunuz sahip olduğu bütün gücü vatanınıza ve halkınıza adamalısınız."

Vilhelm Johan Snelman 1 Temmuz 1881 tarihinde hayata gözlerini yumdu, ancak başlattığı eğitim, kalkınma ve aydınlanma seferberliğinin Finlandiya'da günümüze kadar devam ettiği söylenebilir.

Euronews artık Internet Explorer üzerinden erişilebilir değil. Bu tarayıcı artık Microsoft tarafından güncellenmiyor ve en son teknik yenilikleri desteklemiyor. Sizi; Esge, Safari, Google Chrome veya Mozilla Firefox gibi başka tarayıcıları kullanmaya davet ediyoruz.