Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Holokost'un İtalyan tanığı: Auschwitz beni hiçbir zaman terk etmeyecek

euronews_icons_loading
Liliana Segre
Liliana Segre   -   ©  euronews
Metin boyutu Aa Aa

Liliana Segre evinden alınıp Nazi Almanya'sının milyonlarca insanın öldürüldüğü en büyük toplama kampı Auschwitz'e götürüldüğünde sadece 13 yaşındaydı. Kampa ulaştıklarında babasından ayrıldı ve onu bir daha hiç görmedi.

Segre, Nazilerin ölüm kampında 1943-1945 yılları arasında yaklaşık iki yıl geçirdi. Bu süreçte kimin yaşayıp kimin öleceğine karar verildiği 3 "seçmeyi" de sağ olarak atlattı.

Segre daha sonra Kızıl Ordu'nun kampı "kurtardığı" 27 Ocak 1945 tarihinden 9 ay önce, 27 Nisan'da babasının öldürüldüğünü öğrendi.

Sovyet birlikleri kampa yaklaşırken Segre, binlerce tutsağın hayatını kaybettiği "ölüm yürüyüşüyle" Ravensbrück kampına götürüldü. Buradan da Kızıl Ordu'nun 1 Mayıs 1945'te girdiği diğer bir kamp olan Malchow'a alındı.

Auschwitz'e götürülen 776 İtalyan çocuktan (14 yaş ve altı) yalnızca 35'i hayatta kaldı ve Segre onlardan biriydi.

Genç kadın İtalya'dakine evine döndüğünde, ona ne olup bittiği hakkında konuşmakta zorlandığını söylüyor.

"Susmanın en iyi seçim olduğuna karar verdim"

Euronews'den İtalyan gazeteci Cecilia Cacciotto'ya konuşan Liliana Segre, "Neler yaşadığımızı anlatmak için doğru kelimeler bulmak çok zordu. Ne yaşadığımızı deneyimlemeyen ve o acıları çekmeyenlerin ne olduğunu anlaması, bizle onlar arasındaki farkları görmesi ve normal hayata dönmek neredeyse imkansız" diyor.

"Ben şaşkın bir gençtim. Döndüğümde, eski arkadaşlarımı ve ailemden kalanları bulduğumda yalnızca 15 yaşındaydım. Onlardan çok farklıydım. Susmanın en iyi seçim olduğuna karar verdim. Ağır bir sessizlik" şeklinde konuşan Segre sözlerine şöyle devam ediyor: "Kolay değildi, ancak bütün bunlar hakkında konuşmaktan ve anlaşılmamaktan daha iyiydi"

Segre gerçekten de nasıl bir imtihandan geçtiğini anlatmak için kelimeler bulduğu 1990 yılına kadar suskunluğunu korudu.

O zamandan beriyse çok sayıda konferansa konuşmacı olarak katıldı, belgesellerde yer aldı ve Auschwitz deneyimini anlatan anılar yazdı.

İtalya Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella, 19 Ocak 2018'de onu sosyal alandaki kazanımları nedeniyle "yaşam boyu senatör" olarak atadı.

Segre yıllarca sessiz kalmayı tercih etse de ona ve ailesine Holokost boyunca neler olduğunu asla unutamadı.

"Her sabah duş aldığımda kolumu görüyorum ve kolumdaki dövmeyi. Nasıl ki burnum benim bir parçam, bu dövme de öyle. Bu sayıyı unutamam" diyor Segre ve ekliyor: "Auschwitz ve hatıraları beni hiçbir zaman gerçekten terk etmeyecek. Bir bakıma benden bir parça"

Qries