Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Pandemi sürecinde çalışamayan kültür ve sanat emekçileri destek bekliyor

Access to the comments Yorumlar
 Menekse Tokyay
euronews_icons_loading
Pandemi sürecinde çalışamayan kültür ve sanat emekçileri destek bekliyor
©  AA/Ergün Haktanıyan
Metin boyutu Aa Aa

Yaklaşık yirmi yıldır Ankara’daki özel tiyatrolarda oyunculuk yapan Serkan Bilgin, mart ayının ilk haftasında ilk Covid-19 vakası açıklanmasının ardından tiyatroların perde kapatmasıyla birlikte işsiz kalan binlerce tiyatro emekçisinden biri.

Kültür Bakanlığı’ndan onaylı bir kukla sanatçısı olan ve çocuk tiyatrolarında oynayan Bilgin, pandemi sona erse bile etkisinin bir süre daha devam edeceğini söyleyerek yetkililerden kendisi ve meslektaşlarının acil ekonomik sorunlarına çözüm önerileri getirmelerini talep ediyor.

euronews Türkçe’ye konuşan Bilgin, “Vergi indirimi olabilir, asgari ödeme yapılabilir. Çünkü tiyatrolar yeniden açılsa bile insanlar uzunca bir süre güvenip gelemeyecekler. Örneğin çocuk tiyatrosu yapsak aileler çocuklarını getirmekten çekinecekler. Yetişkinlere yönelik yapsak, bunu ertelenebilir bir ihtiyaç olarak görüp gelmeyecekler. Bu dönemi atlatmak için daha geniş alanlara yayılan açık hava tiyatroları desteklenebilir, belediyeler buna yönelik olarak bizlere yer tahsis edebilir” diyor.

Dezavantajlı ve güvencesiz çalışma koşulları

Kültür-sanat, pandemiyle mücadele sürecinde en kırılgan sektörlerden biri haline geldi, zira dezavantajlı ve güvencesiz çalışma koşulları bu sektörün emekçilerini ciddi anlamda sınamakta. Ekonomik kaygılarının, sanatsal üretimlerinin önüne geçtiğinden yakınıyorlar.

Sosyal izolasyon kuralları gereği toplu etkinliklerin yasaklanmasıyla perde kapatan tiyatro ve film endüstrisi emekçilerinin maddi sorunları ise giderek büyüyor; zira yaklaşık iki aydır birçoğu sıfır gelirle yaşıyor, ödenecek faturalar birikmiş durumda.

Oyunculara İş Kanunu'na aykırı şekilde "serbest meslek" mensubu gibi davranılıp o şekilde makbuz kesildiği için çoğu işverenleri tarafından sigortalanmıyor. Oyuncular sadece sete gittiği gün sigortası aktive ediliyor. Dolayısıyla şu anda işsiz olan sektör çalışanları işsizlik maaşı ve geçici çalışma ödeneğinden yararlanamıyorlar.

Herhangi bir sosyal güvenceden yoksun, sigortasız ve yevmiyeli olarak çalıştırılan oyuncuların güvencesizliği, pandemi ortamında bir kez daha ortaya çıktı. Zaten türlü özverilerle ayakta kalabilen bağımsız sahneler ve tiyatro topluluklarının ödemeleri gereken kiralar ve sabit giderler de zorluğun ayrı bir boyutu; zira satılan biletlerin büyük kısmının iadesi yapıldı.

Belirsiz bir tarihe ertelenen gösterilerin yarattığı psikolojik çöküntü ve çaresizlik de cabası. Dizi, sinema ve reklam setlerinde ise, can güvenliği konusunda kaygılar yaşanıyor.

Oyuncular Sendikası'nın talepleri nedir?

Oyuncular Sendikası; sahne, perde, ekran ve mikrofon oyuncularının çalıştıkları sektörlerde karşılaştıkları sorunlara çözüm bulmak üzere 2011 yılında kurulmuş ve bu alanda örgütlü tek işçi sendikası.

Ünlü oyuncu Demet Akbağ’ın genel başkanlığını yürüttüğü Oyuncular Sendikası, Mart ayı ortasından itibaren Kültür ve Turizm Bakanı ile temas halinde olup setler ve seslendirme stüdyoları konusundaki kaygılarını dile getiriyor ve gerekli tedbirlerin alınmasını talep ediyor.

Oyuncular Sendikası, pandemi sürecinde, set çalışanlarının ve oyuncuların sağlığını riske atmamak adına, genelde yaklaşık 70-80 kişinin çalıştığı setlerin acilen durdurulması çağrısını yineleyerek önemli bir kamuoyu desteğiyle bu hedefini gerçekleştirmişti.

Zira, Sendika, yaklaşık 180 dakikalık dizileri çok kısa süre içerisinde çeken dizi sektöründeki setleri, virüsün bulaşma riski açısından “tehlikeli” sınıfa dahil ediyor; çünkü örneğin makyözün veya kuaförün oyuncuya temas etmeden işini yapması,günde ortalama 16 saat çalıştığı setlerde mümkün değil.

euronews Türkçe’ye konuşan Akbağ, “Oyuncular pandemi döneminde ekonomik anlamda çok ciddi mağduriyetler yaşıyor. Uzun zamandır tamamen duran sektörler arasında başı çekiyoruz. Ayrıca kayıtdışılık çok fazla. Oyuncuların çoğu devlet desteklerinden yararlanamıyorlar, çünkü başvuru için gerekli koşulları sağlayamıyorlar. Tam da bu sebeple kültür ve sanat emekçileri için ekonomik destek paketi talep ediyoruz. Seyircilerimizin de bu talebimize destek vermesini istiyoruz. Bu bizler için çok önemli. Durum çok ciddi” diyor.

“Güvencesiz çalışan çok fazla meslektaşımız var” diye belirten Akbağ, “Normal koşullar altında bile ayakta durmakta zorlanan kültür-sanat çalışanlarının sayısı çok fazlayken, pandemi etkisiyle büyük bir çöküş yaşandı. Bunun etkisi belli ki uzun sürecek. Bu sebeple kültür-sanat çalışanlarının sorunları acilen ele alınmalı ve taleplerimiz karşılanmalı” diye ekliyor.

Seslendirme sanatçıları da süreçten çok etkilendi

Oyuncular Sendikası genel sekreteri ve seslendirme ve tiyatro oyuncusu Sercan Gidişoğlu ise, birçok stüdyoda kayıtlar durduğu ve stüdyoya girmek tehlikeli olduğu için seslendirme sanatçılarının şu anda maddi zorluk çektiklerini ve iş kaybı yaşadıklarını söylerken, evden kayıt sistemiyle devam edebilenlerin de iş hacminin ciddi anlamda düştüğüne işaret ediyor.

Seslendirme sanatçıları arasında serbest çalışan olanlar ise, herhangi bir işyerine bağlı çalışmadıkları için geçici çalışma ödeneğinden yararlanamıyorlar. Üstelik seslendirme sanatçılarının evlerinden kayıt alabilmeleri için gerekli teknik düzenlemelere sahip olmaları ve ekipman satın almaları gerekiyor. Bu da şahsi bütçelerinde ilave bir kalem doğuruyor.

Oyuncular Sendikası, dört senedir süregiden müzakereler sonucunda, TV, İnternet, sinema gibi mecralardaki seslendirme alanında taban ücretler getiren bir protokolü stüdyolara kabul ettirerek hayata geçirmişti.

euronews Türkçe’ye konuşan Gidişoğlu, “1 Mayıs’ta yürürlüğe girecek bir protokolümüz vardı ve seslendirme sanatçılarına ödenecek ücretleri yükseltecekti. Kriz sebebiyle bu protokol de 1 Ekim’e ertelendi. Seslendirme sanatçılarının maddi mağduriyeti devam ediyor, bir çözüm bekliyorlar” diyor.

"Lütfen sesimiz, nefesimiz olun"

Oyuncular Sendikası Yönetim Kurulu üyesi ve işçi sağlığı ve güvenliği sorumlusu Tuba Erdem ise pandemi öncesinde gerek ekran başında gerekse sahnelerde hep yanlarında olan seyircilere “lütfen sesimiz olun, nefesimiz olun” diye sesleniyor.

euronews Türkçe’ye konuşan Erdem, “Dizi ve sinema alanında sosyal izolasyon ve hijyen tedbirleri bizim de çokça dile getirdiğimiz, talep ettiğimiz, işçi sağlığı ve güvenliği önlemleri tam olarak alınmış sağlıklı setlerde çalışma talebimiz bir şeydi. Bu taleplerimizin ne kadar haklı olduğunu bu pandemi döneminde de görmüş olduk. Umarız bundan sonra setlerde çalışan meslektaşlarımız çok daha doğru şartlarda, işçi sağlığı ve güvenliğinin uygulandığı setlerde çalışabilirler” diyor.

Oyuncular, bu krizin ortaya koyduğu zorluklar ışığında, bundan sonra kültür-sanat çalışmalarına dair sözleşmelerde mücbir sebeplerle duran işler konusunda mağduriyet yaratmayacak maddeler eklenmesini de talep ediyor.

Erdem, “Sektörümüzde çalıştığımızda ücretlerimizi 8-10 hafta geriden alıyoruz, dayanma gücümüz de çok azalıyor. Hızlıca, acilen düzenli ödeme sistemine de geçiş yapmamız gerektiğini düşünüyoruz” diyor.

Reytingi düşük çıkan bazı yapımların iptal olmasıyla birlikte bazı oyuncuların hiçbir şekilde ücret alamadığı durumlar da oluyor. Oyuncular, bu güvencesiz ödeme sisteminin pandemi gibi acil durumlarda çalışanları bir kez daha zor durumda bıraktığını belirtiyor. Bakanlığın halen üzerinde çalıştığı ve özel tiyatroların vergi yükünü ötelemek, ertelemek gibi desteklerin olması beklenen destek paketinde kültür-sanat emekçilerine de yer verilmesi talep ediliyor.

Yakında 11 CHP'li belediye çözüm paketi açıklayacak

Geçtiğimiz günlerde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da farklı sendika ve meslek örgütlerini temsil eden sanatçılar ile video konferans gerçekleştirdi.

Sanatçıların getirdiği somut bir çözüm önerisi ise, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın yıllardır fikir ve sanat eserlerinin çoğaltılmasından elde ettiği ve 2017 yılı rakamlarına göre 320 milyon liraya ulaşan özel kopyalama harcını içeren fonun, bu acil dönemde sanatçılara destek olarak tahsis edilmesi.

CHP Eskişehir milletvekili Utku Çakırözer, euronews Türkçe'ye yaptığı açıklamada, "Kültür ve sanatı kamusal hizmet olarak gören bir anlayış kurulması lazım. Daha bütünlükçü bir kanuna ihtiyaç var. Bu dönemde oyunculara vergi ötelemenin yanı sıra nakit desteği sağlanmalı. Çünkü bu kişilerin hiçbir güvencesi yok" diyor.

Kulis bilgilerine göre, önümüzdeki günlerde, İzmir, Ankara ve İzmir büyükşehir belediye başkanları dahil olmak üzere 11 CHP'li belediye, ortak bir paket hazırlayarak pandemi ortamında kültür-sanat emekçilerine kendi kaynakları çerçevesinde destek vermeyi planlıyor. Bu pakette, belediyelerin kendi sahnelerini özel tiyatrolara tahsis etmesi ve kira almaması gibi destek mekanizmaları devreye girebilir.

Kültür ve Turizm Bakanlığı ise, Mayıs ayı başında "Özel Tiyatroların Projelerine Yapılacak Yardımlara İlişkin Yönetmelik"te değişiklikler yaptı. Buna göre, profesyonel tiyatrolar için yıllık destek miktarı maksimum 80 bin TL’ydi, bu rakam 150 bin TL’ye çıkarılırken, amatör tiyatrolar için 15 bin TL olan maksimum destek miktarı da 30 bin TL’ye yükseltildi.

Ancak, Çakırözer'e göre, devletin oyun bazlı destek yerine sahne bazlı destek vermesi, oyuncuların daha sürdürülebilir bir şekilde desteklenmesini sağlayabilir.