Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Fransa ve Türkiye arasındaki Libya gerginliği NATO'nun zaaflarını açığa çıkardı | Analiz

Fransa ve Türkiye arasındaki Libya gerginliği NATO'nun zaaflarını açığa çıkardı | Analiz
©  Michael Sohn/Copyright 2020 The Associated Press. All rights reserved
Metin boyutu Aa Aa

Akdeniz'deki bir NATO misyonu çerçevesinde Libya açıklarında görev yapan bir Fransız fırkateynine Türk savaş gemileri tarafından "radar kilidi atıldığı" iddiaları üzerine Fransa ve Türkiye arasında başlayan gerginlik, karar alma mekanizması oy birliğine dayanan NATO'nun üyeleri arasında düzeni sağlamada karşılaştığı zorlukları açığa çıkardı.

Gerginlik ayrıca Libya örneğinde olduğu gibi, üyelerinin çatışmalı konularda karşıt cephede saf tutmaları durumunda, ittifakın sınırlarını da gözler önüne serdi. Yaşanan gelişmelerin nükleer güce sahip Fransa'nın, Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) NATO müttefikleri arasındaki liderlik eksikliğinden faydalanarak ittifakın "beyin ölümünün" gerçekleştiğini belirttiği bir döneme denk gelmesi de NATO'nun misyonu ve geleceğine dair kaygıları yeniden canlandırdı.

Türkiye NATO'dan çıkarılabilir mi?

NATO'nun ABD'den sonra ikinci büyük ordusuna sahip üyesi Türkiye son dönemde ittifakın diğer üyeleriyle birçok konuda anlaşmazlık yaşıyor. Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyinde yürüttüğü operasyonlar ve NATO'nun savunma sistemlerini tehlikeye atabileceği belirtilen Rus yapımı S-400 savunma füzelerini satın alması bu anlaşmazlıkların en belirgin örnekleri.

Türkiye'nin NATO'nun tarihi düşmanı Rusya ile olan yakınlaşması endişe yaratsa da, genel kanı NATO üyeliğinden çıkarılmasının zor olduğu yönünde. Böyle bir karar için öncelikle yasal olarak bir mekanizma mevcut değil ve ayrıca NATO içinde Türkiye'nin stratejik olarak kaybedilemeyecek kadar önemli bir müttefik olduğu görüşü hakimken ittifakın otuz üyesinin oy birliği ile böyle bir kararı alması pek mümkün görünmüyor.

ABD'nin NATO içindeki liderlik rolü kilit öneme sahip

Dört yıl öncesine kadar ittifakın en güçlü ve etkili üyesi ABD, NATO'nun diğer üyeleri arasında denge kurma rolünü üsteniyordu. Ancak ittifak ABD Başkanı Donald Trump'ın döneminde olağandışı bir dönemden geçiyor. NATO'nun Avrupalı ve Kanadalı müttefiklerinin savunma bütçelerinde NATO için taahhüt ettikleri harcamaları yerine getirmedikleri için ağır şekilde eleştiren Başkan Trump, ayrıca ülkesini Avrupalı müttefiklerce güvenlikleri için çok önemli addedilen İran'la varılan nükleer anlaşma, Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Anlaşması ve Açık Semalar Anlaşması'ndan çekti.

Trump'ın Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyinde Barış Pınarı Harekatı'nı başlatması üzerine burada bulunan askerlerini çekme kararı alması da yine Avrupalı müttefikler tarafından şaşkınlık ve öfkeyle karşılanmıştı. Trump son olarak NATO bünyesinde Almanya'da görev yapan Amerikan askerlerini Polonya'ya kaydırabileceklerini açıklaması ve bu kararla ilgili müttefiklerine danışmaması da tepki çekmişti.

Libya'ya yönelik silah ambargosuna dair BM kararına bütün NATO üyeleri uyuyor mu?

Fransa-Türkiye arasındaki gerginliğin temelinde NATO müttefiklerinin Birleşmiş Milletler'in (BM) Libya'ya yönelik silah ambargosuna uyulup uyulmadığı tartışmaları yatıyor.

Her ne kadar NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg bütün ittifak üyelerinin silah ambargosu da dahil olmak üzere BM'nin bütün kararlarının uygulanmasına destek verdiğini belirtse de, BM Libya Özel Temsilcisi Ghassan Salame geçtiğimiz günlerde verdiği bir mülakatta ocak ayında Berlin'de düzenlenen Libya konulu konferansın hemen ardından BM Güvenlik Konseyi üyelerinin ülkeye gemi, uçak ve asker gönderdiklerine dair fotoğraflı kanıtlar gördüğünü açıklaması gerçekte yaşanan çelişkiyi ortaya koyuyor.

ABD'nin liderlik rolünü benimsemediği bir durumda Libya konusunda NATO üyeleri arasındaki görüş ayrılıklarının ve karar alma sürecinin nasıl işleyeceği ve tabi NATO'nun Lİbya'ya yönelik silah ambargosu sorununu açık yüreklilikle nasıl tartışmaya başlayacağı merak konusu.