Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Çoklu Baro düzenlemesine itiraz yolu açık mı? Uzmanlar değerlendiriyor

Çoklu Baro düzenlemesine itiraz yolu açık mı? Uzmanlar değerlendiriyor
©  Anadolu
Metin boyutu Aa Aa

Kamuoyunda yoğun eleştiri oklarını üzerine çeken ve avukatların haftalardır ülke çapında protestolarına neden olan "çoklu baro" düzenlemesi 6 Temmuz günü Meclis Adalet Komisyonundan geçti. Yasal değişikliğin perşembe gününden itibaren önümüzdeki hafta TBMM Genel Kurulu gündemine taşınması ve bir süre daha burada tartışılması bekleniyor.

Taslak yasalaşıp Resmi Gazete'de yayımlandıktan sonra 60 gün içerisinde Anayasa Mahkemesi'ne başvuru ve iptal davası açma yolu ise açık. Anayasa Mahkemesi adli tatile tabi olmayıp, Mahkeme, adli tatil döneminde de çalışmaya devam ettiği için başvuru süresi ile verilen diğer süreler işliyor.

Peki bu süreç nasıl işleyecek?

Anayasa Mahkemesi eski raportörü ve anayasa hukuku profesörü Osman Can, euronews Türkçe'ye verdiği demeçte, iptal davası açılmasının Cumhurbaşkanına, mecliste en fazla sandalyeye sahip iki siyasi partiye ve TBMM üye tam sayısının beşte biri kadar vekile tanındığını belirtiyor.

"Bu çerçevede Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) parti olarak gidebileceği gibi, 120 milletvekili ve üzeri imzayı temin ederek diğer muhalefet partileriyle ortaklaşa da gidebilir. Yasalaşmadan mahkemeye başvuru imkanları yoktur. Anayasa Mahkemesine resmi gazetede yayımlanmadan iptal davası açma imkanı bulunmamaktadır" diyor Can, ancak ekliyor:

"Bu yola geçtiğimiz yıllarda gidildi, ancak 2007 yılındaki AYM bunu kabul etmediyse, şimdiki haydi haydi kabul etmez, doğru da değil zaten. Doğrusu usulüne uygun bir şekilde iptal davası açmak ve geri dönülemez zararlara yol açtığı için de yürürlüğün durdurulmasını talep etmek olacaktır. Bu durumda mahkeme esas hakkında karar verene kadar bu kanunun yürürlüğünü durdurabilir ve çoklu baro uygulaması ertelenmiş olur."

CHP başvuruda bulunacak mı?

euronews Türkçe'nin görüştüğü CHP'li yetkililer, partinin, Anayasa Mahkemesi'ne en kısa sürede gideceği bilgisini verdi.

CHP İstanbul Milletvekili ve anayasa hukuku profesörü İbrahim Özden Kaboğlu, kanunlaşması halinde, kanunun yürürlüğünün durdurulması ve iptali için bu başvuruyu yapacaklarını kaydetti.

euronews Türkçe'ye konuşan Kaboğlu, "Bu yasal düzenleme birçok açıdan Anayasa'ya bariz şekilde aykırı. Başvuruyu CHP olarak yapacağız. AYM'nin Anayasa'ya açıkça aykırı durumlarda iptal kararı verdiğini biliyoruz. Bu düzenleme, demokratik devlet ilkesine, adil yargılanma hakkına, toplumsal barışa aykırı. Bu konuda AYM'den iptal kararı vermesini beklemek, başvurucunun olduğu kadar, her yurttaşın ve hukukçunun da hakkı" diyor.

Yürürlüğü durdurmanın koşulları

Osman Can'a göre, Anayasa Mahkemesi'nin çoklu baro düzenlemesinin yasalaşmasının ardından yürürlüğü durdurma imkanı var, ancak bunun da bir takım koşulları bulunuyor:

"Yürürlüğün durdurulması için açık anayasaya aykırılık ile sonradan telafisi güç veya imkansız zararların ortaya çıkması gerekiyor. Konu yargı fonksiyonu olduğu için her iki koşulun bulunduğunu düşünüyorum. Tabi burada CHP’nin yapacağı iptal başvurusunun nasıl gerekçelendirildiği ve nasıl hazırlandığı çok önemli. Umarım sağlam bir hukuki gerekçe hazırlarlar."

Ancak Can, mahkemenin yürürlüğü durdurma kararı ve ardından iptal kararı da vermemesi halinde, vatandaşın hukuki uyuşmazlığı yargı yoluyla çözme konusundaki umudunun baltalanacağını düşünüyor:

"Yargının iki ayağı daha önce zafiyete uğratılmıştı, şimdi de yargıçların hukuk sınırları içinde kalmasını kısmen de olsa sağlayan/zorlayan avukatlar/barolar olduğu için, bu imkan da ortadan kalkacak. Dolayısıyla vatandaş bakımından hukuki uyuşmazlığını yargı yoluyla çözmek için bir gerekçesi kalmayabilir ve bütünüyle hukuk dışı hak elde etme yolları devreye girebilir. Bu mafya usulleri olabilir veya iktidar ile iş birliği içinde olan alternatif ve paralel barolara müracaatla, zaten iktidarın etki alanında bulunan yargıdan istediği sonucu elde etme imkanı doğar. Bu yargı değildir. Umarım bu yanlışa yol verilmez."

Peki mahkemenin yürürlüğü durdurma ve iptal kararı vermesi, fiili olarak nasıl bir tablo ortaya çıkarır?

"Atı alan Üsküdar'ı geçecek mi?"

İdare hukukçusu Prof. Dr. Metin Günday, böyle bir kararın verilmesi durumunda bile "Atı alanın Üsküdar'ı geçeceğini" belirtiyor, zira mahkemenin bu yönde bir karar vermesi bile geriye dönük işlemeyecek ve alınan karar ile yasanın geçtiği dönem arasında kurulan çoklu barolar geçerliliklerini yitirmeyecekler, hatta ekim ayında gerçekleşecek olan Türkiye Barolar Birliği seçimlerine delege bile gönderebilecekler.

Günday, mahkemenin kararını oy çoğunluğuyla alacağını öngörüyor.

euronews Türkçe'ye konuşan Günday, gerek çoklu baro önerisi gerekse Barolar Birliği'ne delege gönderilmesindeki sistemin değiştirilmesinde Anayasa'ya bariz aykırılık olduğu, özellikle de Anayasa'nın 135/1 maddesinin ihlal edildiği görüşünde.

"Çoklu baro konusu daha önce mahkemenin önüne hiç gelmedi. Normal şartlarda iptal edilmesi gerekir. Baroların delege göndermesi meselesinde ise daha önce Türk Diş Hekimleri Birliği'nin başvurusunda mahkeme anayasaya aykırılık bulmuş ve iptalini istemişti. O karara istinaden bu durumda da mahkemenin iptal kararı talep etmesi gerekir, zira o karardan beri halen aynı Anayasa devrede," diyor Günday.

Emsal karar var

Anayasa Mahkemesi, Türk Diş Hekimleri Birliği Yasası'nda Birlik Genel Kurulunu oluşturan delege sayılarının odanın üye sayısı ile orantılı olarak saptanmadığı görüşünden hareketle ‘temsilde adalet’ ilkesine aykırı olduğuna hükmederek Mart 2012'de iptal etmişti.

Anayasa Mahkemesi, kararında şu ifadelere yer vermişti:

“Herhangi bir kuruluşun oluşmasında demokrasinin temel kuralı olan seçime yer verilmişse, bu kuruluşun seçim sisteminin, yönetim ve işleyişinin de demokratik kurallara aykırı olamayacağının kabulü gerekir.

Demokrasinin olmazsa olmaz kuralı seçimdir. Demokratik seçimin en önemli niteliği ise adil bir temsil ilkesine dayalı serbest, eşit ve genel-oy esasını içermesidir. Hukuk devletinin bir gereği olarak adaletli bir hukuk düzeninin kurulabilmesi de, diğer seçimler yanında kamu kurumu niteliğindeki meslek örgütlerinin seçimlerinde de seçime katılacakların adil bir biçimde temsil edilmesine bağlıdır. Temsilde adaletin sağlanamadığı bir seçimin demokratik olmasından ve hukuk devleti ilkesine uygunluğundan söz edilemez.

İtiraz konusu kural ile sayısı kaç olursa olsun beşyüzden fazla üyesi olan diş hekimleri odalarının Genel Kurul__a katılımlarının on delegeyle sınırlandırılması ve böylece Türk Diş Hekimleri Birliği’nin en önemli organının oluşumunda temsilde adaletin önlenmesi, demokrasiye aykırı düşen bir düzenlemedir.”

Ancak Günday'a göre, bu sefer süreç gerek konunun hassasiyeti gerekse pandemi koşulları ileri sürülerek belli bir zaman alacak; zira AYM karar verse bile eski düzenleme yürürlük kazanmıyor, karar geri yürümüyor; dolayısıyla o zamana kadar kurulan tüm barolar geçerli olacak.

"Bu yılın ekim ayında mevcut yasaya göre baro seçimleri sonucunda baro organları dahilinde baro başkanları ve yönetim kurulu seçilecek ve avukatlar kendilerini temsil edecek delegeleri de seçecekler. Bu düzenleme yürürlüğe girdikten sonra iptal kararı çok güçlü bir ihtimalle çok hızlı verilmez. Bu yeni düzenlemeye göre delegeler seçilecek, TBB Genel Kurulu bu şekilde oluşmuş olacak, Genel Kurul da başkanını seçecek. İptal kararı geldiğinde ortada yasa boşluğu olacak, zira eski kanun ortadan kalkacak ancak meclis hazırlayana kadar yeni kanun olmayacak" diyor Günday.