Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Avukatlardan ‘Ruhsat Gaspına Karşı Koordinasyon’: 'İktidar makbul hukukçusunu yaratmak istiyor'

 Seda Karatabanoglu
Ruhsat gaspına karşı koordinasyon
Ruhsat gaspına karşı koordinasyon   -   ©  euronews
Metin boyutu Aa Aa

Avukatlık Kanunu 5. maddesinin 3. fıkrasına göre, avukat adayının hakkında kovuşturma bulunması halinde, avukatlığa kabul edilme talebi, kovuşturma sonuna kadar bekletilebilir. 1986 yılında yürürlüğe giren bu düzenleme, son yıllarda stajını tamamlamış ve ruhsat başvurusu yapan avukat adaylarının karşısına sıklıkla çıkıyor.

Avukatlık Kanunu 8. maddenin 4. fıkrasına göre, baroya kayıt olmak için başvuru yapan avukat adayının dosyası başvurduğu şehir barosu tarafından Türkiye Barolar Birliği’ne (TBB) yönlendiriliyor. TBB, tarafından incelenen dosya, son olarak Adalet Bakanlığı’na gönderiliyor. Adalet Bakanlığı uygun bulmadığı dosyaları, gerekçesiyle birlikte yeniden görüşülmek üzere Türkiye Barolar Birliğine geri gönderebiliyor.

Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü faaliyet raporlarında yeniden görüşülmek üzere TBB’ye geri gönderilen dosya sayısı 2015 yılında 42, 2016 yılında 96, 2017 yılında 91, 2018 yılında 134 ve 2019 yılında 528 olarak kayıtlara geçti.

Çeşitli sebeplerle mesleğini yapması engellenen avukatlar, 8 hukuk kurumu ve hak örgütünün de desteğiyle “Ruhsat Gaspına Karşı Koordinasyon” kurdu. Koordinasyonun hazırladığı rapora göre, söz konusu dosyaların geri gönderilme nedenleri Avukatlık Kanunu madde 5/3, 8/4, 20/4, 71/3, 73/2 ve 74/3’te tanımlanan durumlar.

“Masumiyet karinesi gözetilmeli”

euronews
Av. Mehmet Durakoğlueuronews

İstanbul Barosu Başkanı Av. Mehmet Durakoğlu, 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sonrası Avukatlık Kanunu madde 5/3’ün "FETÖ soruşturmaları"nda sıklıkla kullanıldığı söylüyor. Durakoğlu, Adalet Bakanlığı’nın 15 Temmuz sonrası kamu görevinden KHK ile çıkarılan ya da hâkim ve savcı olarak doğrudan Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından görevden alınan kişilerin avukat ruhsatı başvurularının özel olarak incelenmesi talebinde bulunduğunu aktarıyor: “Darbe girişimi sonrası ilan edilen olağanüstü halde ruhsat talebi başvurularında alınan ret oranı epey yükseldi. Adalet Bakanlığı, barolardan özellikle başvuru sahipleri hakkında FETÖ soruşturması olup olmadığını incelemesini istiyordu.”

Durakoğlu, OHAL'in sona ermesinden sonra masumiyet karinesini gözeterek, avukat adayı hakkında soruşturması olsa dahi stajına başlattıklarını söyleyerek, “Eğer haklarında kovuşturma varsa, kovuşturmanın niteliğine bakarak karar verdik” diyor.

Baroların takdir yetkisi

Avukatlık Kanununun avukat adayları hakkında barolara takdir yetkisi tanıdığını aktaran Durakoğlu, “Baroların takdir yetkisi var. Hakkında soruşturma olan avukat adaylarını, soruşturma bitene kadar bekletebilir ya da staja başlatabilir. Ancak Adalet Bakanlığı, beraat eden avukat adaylarına dahi dava açtı ve mesleğini yapmalarını engelledi” diyor.

“İktidar makbul hukukçusunu yaratmak istiyor”

Ruhsat Gaspına Karşı Koordinasyon adına euronews Türkçe’ye konuşan Av. Yağmur Kavak, Avukatlık Kanunu madde 5/3’te yer alan hükmün, darbe teşebbüsünden sonra etkin şekilde kullanılmaya başlandığını söylüyor.

TBB’nin yasal olarak Adalet Bakanlığının yeniden görüşülmek üzere geri gönderme kararına bağlı olmadığını aktaran Kavak, “İlk zamanlar Adalet Bakanlığının ret kararına uygun hareket eden TBB, daha sonra bakanlığın ret kararlarına direnerek avukatlık ruhsatlarını verdi. Ancak Adalet Bakanlığı, TBB’nin ruhsatları vermesine karşı, yürütmeyi durdurma talepli dava açtı. Davacı bakanlık olduğu için mahkemeler, yürütmeyi durdurma taleplerini kabul etti. Ruhsatını alan avukatların elinden ruhsatları geri alındı ve baro levhasından sicilleri silindi” diyor.

"FETÖ üyesi olmakla" itham edilen kişilerin de ruhsat gaspına maruz kaldığı aktaran Kavak, “Avukatlık Kanunu madde 5/3 her ne kadar 15 Temmuz’dan sonra etkin olarak kullanılmış olsa da hedefte öğrencilik yıllarında sol, sosyalist ve yurtsever oluşumlarda bulunmuş avukatlar var. Ruhsat Gaspına Karşı Koordinasyon bu şekilde bir araya geldi” diyor.

Kavak, iktidar tarafından savunma mekanizmasının saldırı altında olduğunu söyleyerek, “Avukat tutuklamaları, çoklu baro düzenlemesi, baroların genel kurallarının iktidar tarafından ertelenmek istenmesi ve ruhsat gaspı, savunmaya yönelik saldırıların birer parçası. İktidar makbul hukukçusunu yaratmak istiyor” diye konuşuyor.

Kavak’a göre, avukatlara yönelik saldırılar hukuki zeminden uzak. Avukat adayları hakkındaki takipsizlik, beraat ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına rağmen Adalet Bakanlığının ruhsat gaspına devam ettiğini kaydeden Kavak, “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması hukuken hüküm değerinde değildir. Buna rağmen sırf muhalif olduğu için yüzlerce kişinin avukatlık yapması engelleniyor” diyor.

euronews
Ruhsat gaspına karşı koordinasyoneuronews

“Ruhsatım iki kez gasp edildi”

Simin Atabay, 2017 yılında hukuk fakültesi eğitimini tamamladıktan sonra Van Barosu’nda 1 yıllık zorunlu stajını bitirdi. Ruhsat başvurusu Van Barosu ve TBB tarafından kabul edilen Atabay’ın dosyası, Adalet Bakanlığı tarafından yeniden görüşülmek üzere TBB’ye geri gönderildi. Bunun üzerine TBB, Atabay’ın baroya avukat olarak kaydedilme talebini, hakkındaki kovuşturmaların sonuçlanmasına kadar bekletmeye karar verdi.

TBB’nin bu kararıyla 1 yıl aşkın süre mesleğini yapmadığını aktaran Atabay, “TBB’nin kararına karşı hukuki süreç başlattım. Dosya istinaf sürecinde. Ancak devam eden hukuki süre içinde TBB ile yaptığım harici görüşmeler sonucu avukatlık ruhsatı almak için kendilerine yeniden başvurduğum takdirde Adalet Bakanlığının olası bir olumsuz görüşüne rağmen verdikleri olumlu kararda direneceklerini belirttiler. Bunun üzerine yeniden ruhsat için başvuru yaptım. Adalet Bakanlığı dosyamı ikinci kez uygun bulmadı. Bu kez TBB verdiği onay kararında direndi ve 2020 yılının başında avukatlık ruhsatımı aldım” diyor.

Adalet Bakanlığı’nın ruhsat iptaline karşı dava açması sonucu ruhsatının geri alındığını aktaran Atabay, “5 aylık avukatlık deneyiminde sonra yeniden işsiz kaldım. 2 ay sonra istinaf mahkemesi, yerel mahkemece verilen yürütmenin durdurulması kararını iptal etti. İki defa trajikomik şekilde gasp edilen avukatlık ruhsatım yeniden bendeydi ve yeniden avukattım” diyor.

Atabay, halihazırda avukatlık yapıyor olsa da kendisini tam olarak mesleğine veremediğini vurguluyor, “Dosyamda esasa ilişkin karar henüz çıkmadı ve olası olumsuz bir kararda, ruhsatım üçüncü kez gasp edilecek.”

“Politik sebeplerden kaynaklanan hak ihlalleri için örgütlü hareket etmeli”

Viyan Kınalı, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 2018 yılında mezun olmuş. İstanbul Barosu’na avukatlık stajı için başvuru yapan Kınalı, “Staj başvurumda herhangi bir sorun yaşamadım. TBB’nin Adalet Bakanlığı’nın kararına direnmeye başladığı tarihten sonra ruhsat başvurumu yaptığım için ruhsatım Adalet Bakanlığı tarafından engellendi” diyor.

Kınalı, bakanlığın TBB’nin ruhsatı vermesine karşılık, yürütmeyi durdurma talepli dava açtığını ve bu dava sonucu ruhsatının elinden alındığını belirterek, “Adalet Bakanlığı ve İdare Mahkemeleri iş birliğiyle mesleğimi yapma hakkım elimden alındı. Buna bir hükümet organı ile bir yargı organının ortak hareketiyle; savunma aleyhine yapılmış bir hamle demek de yanlış olmaz” diyor

Politik sebeplerden kaynaklanan hak ihlalleri için örgütlü hareket etmek gerektiğini inanan Kınalı, “Ruhsat Gaspına Karşı Koordinasyon’da olmanın pratik faydalarının yanında, örgütlü ve yan yana olmanın değiştirici gücü de öne çıkıyor. İktidar, stajını henüz bitirmiş, idealleri olan, emekleriyle bugüne gelmiş genç muhalif hukukçuların mesleğini elinden alma hamlesiyle bizleri yalnız ve güçsüz hissettirerek biat etmemizi amaçlıyor” diye konuşuyor.

Konuyla ilgili Adalet Bakanlığının görüşüne başvurulmuş ancak yanıt alınamamıştır.