Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Cezaevlerinde çıplak aramalar: Nasıl gündem oldu, kim ne diyor?

Türkiye'de cezaevlerinde çıplak arama tartışması
Türkiye'de cezaevlerinde çıplak arama tartışması   -   ©  euronews
Metin boyutu Aa Aa

Türkiye'de HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu'nun 'cezaevlerinde ve emniyette çıplak arama' iddialarını gündeme getirmesi ve ardından AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin'in euronews'e verdiği özel mülakatta 'Türkiye'de çıplak arama yok, inanmıyorum' diyerek söz konusu iddiaları reddetmesi tartışılmaya devam ediyor.

Çıplak aramaya maruz kaldığını dile getirenler özellikle Twitter'da ifşaatta bulunurken, uygulamaya son verilmesi çağrısıyla açılan #ÇıplakAramayaSessizKalma ve #ÇıplakAramayaDurDe etiketleri kampanyaya dönüştü.

Sosyal medya üzerinden tepkilerini ifade eden farklı kesimlerden yüzlerce kullanıcı #ÖzlemZenginÖzürDile etiketi altında paylaştıkları mesajlarla Özlem Zengin'e özür dileme çağrısı yaptı.

Diğer taraftan cezaevlerinde çıplak aramaya maruz kaldıklarına dair yaşadıklarını anlatan kadınlara erkekler de katıldı.

Avukat Betül Alpay: 'Cezaevi kamera kayıtlarını incelerseniz...'

Avukat Betül Alpay, Muğla E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda çıplak aramaya maruz kaldığını belirttiği bir video ile Zengin’e tepki gösterdi. Videosunda "Yok saydığınız, inkar ettiğiniz çıplak aramayı ben de bizzat yaşadım. Sizinle aynı inancı ve aynı mesleği paylaştığım için utanıyorum." ifadesini kullanan avukat Alpay, "Çıplak aramaya maruz kalan binlerce kadından biriyim. Eğer 2 Kasım 2017 tarihli Muğla E Tipi Ceza İnfaz Kurumu’nun kamera kayıtlarını incelerseniz benim orada dört, beş erkek gardiyanın arasında bacakları çıplak şekilde geçtiğimi görebilirsiniz." diyor.

CHP'li Eren Erdem'den Silivri'de 'çıplak arandım' çıkışı

CHP Parti Meclisi Üyesi Eren Erdem de Silivri Cezaevi'nde çıplak aramaya maruz kaldığını anlattı. Katıldığı bir televizyon programında canlı yayında konuşan Erdem, "AK Partili Özlem Zengin'i Türkiye'den özür dilemeye davet ediyorum, ben de Silivri Cezaevi'nde çıplak arandım. Cezaevi girişinde ben de çıplak arandım. Ben Özlem Zengin'e yazıklar olsun diyorum. Bu kadar aleni bir meseleyi dahi inkar edebilecek kadar gerçekten bağları kopmuş bu anlayışın. Bu siyasi partinin. Cezaevine giren herkes çıplak aranıyor. İnsan haklarına aykırı bir şekilde, AİHM kararlarına rağmen Türkiye'de çıplak arama sürüyor. İnsan onurunu rencide eden bu uygulama halen yapılıyor." ifadelerini kullandı.

Gergerlioğlu'dan çıplak aramalarla ilgili hakkındaki suç duyurusuna tepki

Hakkında suç duyurusunda bulunulan HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Twitter hesabından Özlem Zengin'e tepki gösterdi.

Gergerlioğlu, "Çıplak arama ile binlerce kadını utanç, korku içinde bırakanlar bir de üstüne inkar, iftira ve yalanla suç bastırmaya çalışıyor. Halen kadınlardan yazılı, görsel bir çok açıklama geliyor Kaç bininci açıklamada utanacaksınız, bu hayasızlığı örtmekten vazgeçeceksiniz? @AvOzlemZengin " ifadelerini kullandı.

Davutoğlu: Sayın Cumhurbaşkanı kimsesizlerin sahibiyse o kadınları dinlemeli

Çıplak aramalarla ilgili tartışmalara Gelecek Partisi Genel Başkanı ve eski Başbakan Ahmet Davutoğlu da dahil oldu.

Davutoğlu, kendi Twitter hesabından paylaştığı konuşmasında "Çıplak arama yüz karasıdır" ifadelerini kullandı. Gelecek Partisi lideri, tepkisini şöyle devam ettirdi:

"İnsan onuru esastır ama insan onuru içinde de kadın onuru esastır. Kendi kadınlarının onuruna sahip çıkamayan bir toplumun, demokratik kültür oluşturması mümkün değildir. Sayın Cumhurbaşkanı kimsesizlerin sahibiyse önce o kadınları dinlemeli."

Bizzat bunu yaşadığını söyleyen kadınların videosunu izledim. Bütün o kamera kayıtları incelensin diyor. 'Yok böyle bir suç' demek kolaydır. Peki mağdur olanın ifadesine yine aynı derecede değer vermiyorsunuz? O da diyor ki bu var. Yapacağınız iş çok açık, bütün o kamera kayıtlarını incelemek

"Ne siyasi düşüncede olduğu, ne olduğu beni hiç ilgilendirmiyor. Geçmişte ne yaşadıkları da beni ilgilendirmiyor. Hatta suçlu olup olmadıkları da ikinci bir mesele. Suçlu olarak cezasını hapishanede çekebilir ama bir kadın çıplak halde muayene edilemez. Bizzat bunu yaşadığını söyleyen kadınların videosunu izledim. Bütün o kamera kayıtları incelensin diyor. Birine bir suç isnat ettiğinizde o kişinin ifadesine önem verip, "yok böyle bir suç" demek kolaydır. Peki mağdur olanın ifadesine yine aynı derecede değer vermiyorsunuz? O da diyor ki bu var. Yapacağınız iş çok açık, bütün o kamera kayıtlarını incelemek."

Yeneroğlu: Yargı ve yürütmenin yapması gereken yüz kızartıcı suçların üzerine gitmektir

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, Twitter hesabından HDP Milletvekili Gergerlioğlu'na destek verdi.

Yeneroğlu, "Çıplak arama konusunda Ömer Faruk Beyin insan onurunu esas alan tutumu ancak takdir edilir. Uşak'ta mevzuata aykırı bir biçimde çıplak arama iddialarını mağdur ve avukatlarından bizzat dinlemiştim. Yargı ve yürütmenin yapması gereken bu yüz kızartıcı suçların üzerine gitmektir. Mesnetsiz bir biçimde terör örgütü üyeliği suçlaması ile kovuşturmaya tabi olan genç kadınlar korkularından suç duyurusunda bulunmak istememişlerdi. Cadı avıyla karşı karşıya, bir de yaşadıkları travma yanında hukuki güvence görmemelerinde haklıydılar." değerlendirmesinde bulundu. Yeneroğlu daha önceki iletisinde ise "Uşak'ta gözaltındaki genç kadınlara 'çıplak arama' yapıldığı iddiası ciddi ve bir o kadar dehşet vericidir. Çıplak arama, işkence ve kötü muamele yasağına girer. Savcılık, insanlık dışı bu iddiaları derhal ve etkin bir şekilde soruşturmalıdır." demişti.

'Çıplak arama tacizine maruz kaldım'

Gazeteci Nur Ener Kılınç, Twitter'da paylaştığı bide video ile 2017 yılında Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun girişinde yaşadığını anlattı.

Kılınç iletisinde, "3 Mart 2017 tarihinde tutuklanarak Bakırköy Kadın İnfaz Kurumu’na getirildim. Burada 3, 4 gardiyan tarafından çıplak arama tacizine ve işkencesine maruz kaldım. Çıplak aramanın yapılacağı esnada küçük bir odada 3, 4 gardiyan bulunuyordu. Günlük muhabbetlerine, seviyesiz dedikodularına devam ediyorlardı. Çıplak aramanın yapılacağı esnada sizler de mi burada olacaksınız dediğimde kahkaha atarak bana karşılık verdiler. Böyle onur kırıcı bir ortama çıplak arama tacizine ve işkencesine maruz bırakıldım." dedi.

Gezi Parkı davasında yargılanan eski TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şube yöneticilerinden Mücella Yapıcı "Bir parkı savundum diye beni 60 yaşımda aşağılayıcı bir şekilde çıplak aramaya maruz bıraktınız ve bunu başka kadınlar yaşamasın diye açık açık ifşa etmek zorunda kaldım" sözleriyle uygulamanın inkar edilmesini eleştirdi.

Gazeteci Burcu Karakaş da, Twitter iletisinde, "Çıplak aramaya maruz kaldım" diyen bir kadına, "Türkiye'de çıplak arama diye bir şey yok" demek, beyanını esas almamak demek. "Kadının beyanı esastır" da tam olarak bu zaten. Suç duyurusuna, misal, "Bizde öyle şeyler olmaz" diye takipsizlik vermemek, aksine soruşturmak." değerlendirmesinde bulundu.

Özgür Özel'den 'İnsan Hakları Komisyonu'nu harekete geçirin' çağrısı

Cumhuriyet Halk Partisi'nden Özgür Özel de konuyla ilgili yine Twitter üzerinden yaptığı paylaşımla iddiaların incelenmesi için İnsan Hakları Komusyonu'na başvurulması önerisinde bulundu.

Özel, "Türkiye'de çıplak arama yok" diyen @AvOzlemZengin'e kadınların beyanlarını esas alması; raporlara da giren ve mevzuatta da yer alan bu uygulamadan, bu ayıptan ülkemizi kurtarmak için İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu'nun harekete geçirilmesi çağrısında bulunuyorum." dedi.

Diğer yandan ilk iddiaların odağındaki Uşak Emniyet Müdürlüğü, 'çıplak arama'nın yapıldığı günle ilgili bir video yayınladı.

Hükümete yakın Takvim gazetesi, videoyu, "HDP'li Ömer Faruk Gergerlioğlu'nun 'çıplak arama' yalanı elinde patladı" başlığıyla verdi.

Ömer Faruk Gergerlioğlu ise, 'Çıplak arama koridorda yapılmaz ki' diyerek görüntülerin 'kamuoyunu yanıltma' amaçlı olduğunu savundu.

Çıplak arama iddiasına bir tepki de Avrupa Palamentosu Milletvekili Rebecca Harms'dan geldi.

Gergerlioğlu'nun Meclis konuşmasını alıntı yaparak mesaj yazan Harms, paylaşımında, "Çıplak arama işkencedir. Türkiye'de binlerce kadın acı çekiyor. Onlara yönelik bu terörün kamuoyuna duyurulması iyi." değerlendirmesinde bulundu.