Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

İngiltere: Brexit sonrası ticaret anlaşmalarına 'soykırım' düzenlemesi reddedildi

Access to the comments Yorumlar
 euronews
Uygur Türklerine destek eylemleri
Uygur Türklerine destek eylemleri   -   ©  AFP

İngiliz yargısının, bir ülkenin 'soykırım' işlediğine hükmetmesi halinde, söz konusu ülke ile ticaret anlaşması yapılmasını engelleyen düzenleme Westminster parlamentosunda iktidar partisinin oylamalarıyla reddedildi.

Teklifin arkasında, Pekin'in Doğu Türkistan'daki insan hakları ihlalinden dolayı, İngiltere'nin Çin ile serbest ticaret anlaşması yapmasına karşı çıkan iktidar partisi mensubu milletvekilleri vardı.

Muhalif partilerin tamamı ile İngiltere'deki dini toplulukların kanaat önderleri de Brexit sonrası ticaret anlaşmalarına ilişkin yasada değişikliğe gidilmesini destekledi fakat önergenin parlamentodan geçmesine yetmedi.

Önergeye göre, öncelikle insan hakları savunucuları ve mağdurlara Birleşmiş Milletlerin (BM) kararını beklemeden İngiliz mahkemelerine soykırım iddialarıyla ilgili başvuru hakkı verilecek. Mahkemenin soykırım hükmüne varması durumunda ise davalı konumundaki ülkeyle olan ticaret anlaşmaları yürürlüğe giremeyecekti. Bu doğrultuda Brexit sonrası ticaret anlaşmalarını ilgilendiren yasa "soykırım kararının mahkemelerce alınması" maddesi de eklenip yeniden düzenlenerek meclise sunuldu. Lordlar Kamarası'nda 129 oyla kabul edilen düzenleme Avam Kamarası'nda reddildi

Teklifin mimarlarından, Muhafazakar Partili eski bakan Iain Duncan Smith, Sky televizyonuna verdiği mülakatta, "İkinci Dünya Savaşı'ndan beri soykırıma karşı durduk ama hiçbir şey yapılmadı. (Bu yasa) Uygurlara dünyanın onları ve başlarına gelenleri önemsediği mesajını yollayarak umut olacaktır. İngiltere, kendi halkına korkunç bir şekilde davranan bir ülkeyi aska ödüllendirmemeli " diye konuştu.

"Soykırım hükmünü uluslararası mahkemeler verir"

İngiltere Dışişleri Bakanlığı ise Çin'in Doğu Türkistan'da hak ihlallerinde bulunduğunu kabul etmekle birlikte 'soykırım' gibi ağır bir hükmün ancak uluslararası mahkemelerce verilebileceğini savunuyor.

Çin'in Uygur Türklerine yönelik muamelesinin barbarlık düzeyinde olduğunu belirten Dışişleri Bakanı Dominic Raab, azınlıkların zorla çalıştırılarak elde edilen ürünlerin ithaline yasak getirileceğini duyurmuştu.

Çin'de son yıllardaki Uygur Türklerinin kimlik ve kültürlerine yönelik ihlaller uluslararası kamuoyu tarafından eleştiriliyor. Pekin'in "mesleki eğitim merkezleri" olarak adlandırdığı ancak uluslararası kamuoyunun "toplama kampları" şeklinde tanımladığı yerlerde Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre en az 1 milyon kişinin tutulduğu tahmin ediliyor.

Pekin yönetimi, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde kaç kamp bulunduğuna, buralarda kaç kişinin olduğuna ve söz konusu kişilerden ne kadarının sosyal hayata döndüğüne ilişkin bilgi vermiyor. Çin'in, bölgede yaşayan Müslüman Uygurlara, Çince dil eğitimi ile mesleki ve kültürel kurslar verdiğini öne sürdüğü kampların durumu hakkında net verileri paylaşmaması, uluslararası kamuoyunda derin kaygılara yol açıyor.