Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Melih Bulu: İstifa etmeyi asla düşünmüyorum

euronews_icons_loading
Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Melih Bulu
Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Melih Bulu   -   ©  AA
Metin boyutu Aa Aa

Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Melih Bulu, atanmasının ardından gelen tepkiler ve istifa çağrılarına ilişkin yaptığı açıklamada 'görevi bırakmayı asla düşünmüyorum' dedi.

Bulu, Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Terminalinde düzenlenen Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali TEKNOFEST'in tanıtım toplantısı öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Ataması protestolara yol açan Bulu, "Boğaziçi Üniversitesi bugün de çok iyi bir yerdedir ama gerçekten dünyanın ilk 100 üniversitesi arasına sokma hedefim var. Ben bunu yapabileceğime inanıyorum 4 sene içinde. O yüzden de asla istifayı düşünmüyorum. Boğaziçi'ni de ilk 100'e sokmak için elimden geleni yapacağım." diye konuştu.

Bulu, "Üniversitesinin öğrencilerinin ve hocalarının her türlü görüşleri çok kıymetli. Boğaziçi'nde demokratik sınırlara uyduğu sürece insanların kendini ifade etme hakları vardır. Ben de buna sonuna kadar izin veren bir rektörüm. Bununla birlikte başkalarının haklarını suistimal eden, onları zorlayan noktalara gelindiği zaman, ben de bunları olabildiğince engellemeye çalışıyorum. Çünkü bu demokratik eleştiri kültürünü mutlaka bizim korumamız lazım. Bu ülkemiz için de çok kıymetli, Boğaziçi için de çok kıymetli" dedi.

"Protestolar aşırıya taşınınca tedbir alma zorunluluğu doğdu"

Bulu şöyle devam etti: "Boğaziçi Üniversitesi'nde maalesef, bazı gruplar protesto kültürünü biraz aşırıya götürdüler. Mesela, evvelsi gün olan olaylarla rektörlük binasının üç kapısı da ablukaya alınarak içerde çalışanların saat 9'a kadar dışarıya çıkmaları engellendi. Bununla ilgili uyarılar yapılmasına rağmen, öğrenciler başkalarının özgürlüğünü engelleyici bir duruma girdiler. Bu kapsamda, uyarılmalarına rağmen bu abluka kalkmadığı için tedbir alınmak zorunluluğu doğdu. Bütün olay bundan ibarettir".

"Dün akşam böyle bir şey olmadığı için, yine öğrenciler demokratik olarak daha önce yaptıkları protestoları yapmaya devam ettiler. Protestonun sınırını iyi çizmemiz lazım. Dün mesela gayet iyi bir şekilde protestolar devam etti."

LGBT kulübünün sonlandırılması

LGBT Kulübü ile ilgili konuya da değinen Bulu, söz konusu kulüple ilgili çok fazla soru aldığını söylemek şunları kaydetti:

"LGBT, Boğaziçi Üniversitesi'nin aday kulüplerinden biriydi. İki seneyi aşkın bir süredir de aday kulüptü. Yani bu ne demek? Kulüplerin aday süreçleri o kulübün gerçekten tanımlanan görevleri içinde kalıp kalmadıklarını izlediğimiz bir süreçtir. Normalde üniversite kulübün devamıyla ilgili iki senede karar verir. LGBT'de bu iki sene geçmiştir. Üniversite yönetimi iki sene geçmesine rağmen LGBT'nin resmi kulüp olmasına karar vermemiştir. Bunun üzerinden de 6 aydan daha fazla süre geçmiştir. Yani üniversite bu konuda bir karar vermemiştir. Bununla birlikte son olaylarda, bu Kabe ile ilgili provakasyon ve daha sonra da LGBT'nin odasında yapılan aramalarda, resmi kurumlarca böyle bir arama yapılma zorunluluğu doğdu Kabe ile ilgili provakasyondan sonra, LGBT ile ilgili yasa dışı yayınların da oda da bulunması sebebiyle adaylık süreci sonlandırılmak zorunluluğu oluşmuştur. Hikaye bundan ibaret."

"Rektör olmak hayalimdi"

Boğaziçi Üniversitesi'ne rektör olmayı çok uzun süredir hayal ettiğini söyleyen Bulu, "22 yıl önce Siyaset Meydanı'nda Ali Kırca'ya ben zaten bunu ifade etmişim. Bu dünyada bir çok noktada, bir çok tecrübe kazandım. Bu tecrübelerimi Boğaziçi Üniversitesi'ne rektör olarak aktarma hayaliyle yaşadım. Bu hayalim gerçekleştiği için çok memnunum. Boğaziçi'nin paydaşları ile birlikte, mezunlarıyla, öğrencileriyle, hocalarıyla hatta etraftaki esnaflarıyla birlikte biz Boğaziçi Üniversitesi'ni çok daha iyi noktalara taşıyacağız." ifadelerini kullandı.

"Ya benim dediğim ya hiç' mantığı doğru değil"

Boğaziçi Üniversitesi'nde demokratik protesto kültürünün her zaman var olduğunu belirten Bulu, kendisinden önceki rektörün de benzer protestolar ile karşı karşıya kaldığını ancak bunun basına yansımadığını savundu.

Kendisine yönelik tepkilere saygı duyduğunu söyleyen rektör, sözlerini şöyle tamamladı: "Öğrencilerimizin, hocalarımızın kendi düşüncelerini ifade etme özgürlüğü var. Şimdiye kadar da bunlarla ilgili en ufak bir karşı duruş göstermedim, göstermeyi de düşünmüyorum. Demokrasi ve eleştirinin olmadığı yerde gelişme olmaz. Mutlaka hepimizin hatası olabilir. Biz bu eleştirileri dinleyerek daha doğruyu bulabiliriz. Ama burada demokrasi bir uzlaşma kültürü gerektirir. Yani 'ya benim dediğim olacak ya hiç' mantığı, 1-0 mantığı doğru bir mantık değil. Demokrasi zaten buna izin vermez. O yüzden sayın İçişleri Bakanımıza teşekkür ediyorum çünkü 1-0 mantığı ile gelen bir protesto eylemi varsa, orada doğal olarak onun gerektiği bariyerlerin konulması gerekiyor. Yani abluka olayında olduğu gibi siz rektörlüğü ablukaya alırsanız, 'Ben seninle konuşmayacağım, ben seni yok sayıyorum.' dediğiniz anda orada demokratik ilkeler maalesef çalışmıyor. Bundan sonra bu tip şeyler inşallah olmaz diye düşünüyorum."

Ek kaynaklar • AA