Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

CHP'li Gülizar Biçer Karaca: Ne zaman hayvan hakları kanunu konuşulsa, peşinden seçim geliyor

 Dilek Gul
Hayvan hakları yasası neden parlamento gündemine gelmiyor? / ARŞİV
Hayvan hakları yasası neden parlamento gündemine gelmiyor? / ARŞİV   -   ©  Samson Katt/Pexels
Metin boyutu Aa Aa

Türkiye’de 2004’te kabul edilen Hayvanları Koruma Kanunu, hayvanlara yapılan şiddeti ''suç'' değil ''kabahat'' olarak kabul ediyor.

Hayvan hakları savunucuları ise hayvanlara yönelik eziyetin ''kabahat'' değil, ''suç'' olarak görülmesi için yıllardır mücadele ediyor.

Bu mücadele, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) hayvan hakları ile ilgili bir araştırma komisyonun kurulmasına vesile oldu.

Hayvan hakları ihlallerinin önlenmesi konusunda, ilgili sivil toplum kurumlarının da önerileri ve talepleri dikkate alınarak 55 sayfalık bir rapor hazırlandı.

Komisyonun sonuç raporu hayvanları "mal" olmaktan çıkararak, "can" olarak kabul ediyor ve hukuki olarak da hayvanlara eziyet edenlere ağır cezalar getiriyor. Ancak bütün şartların oluşmasına rağmen, bu rapor kanun teklifine dönüşmedi.

Her seçim ya da erken seçim öncesi Ak Parti Hayvan Hakları Kanununu gündemleştiriyor
Gülizar Biçer Karaca
CHP Genel Başkan Yardımcısı

TBMM Hayvan Haklarının Araştırılması Komisyonunun Cumhuriyet Halk Partisi adına sözcülüğünü üstlenen CHP Doğa Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, konunun şu sıralar AK Parti tarafından gündemleştirilmesini erken seçim işareti olarak değerlendiriyor.

Karaca, 24 Haziran 2018 ve 31 Mart 2019 seçimleri öncesinde de hayvan hakları kanununun gündeme getirildiğini hatırlatıyor.

"Mehmet Emin Akbaşoğlu çıkıp hayvan hakları kanun teklifini hazırladık yakın zamanda parlamentoya sunacağız dediğinde bir erken seçim var mı diye düşünmeden geçemedim işin açıkçası. 2018 erken seçim nedeniyle AK Parti Genel Başkanı ve tüm siyasi parti liderleri bir taahhütname imzaladılar. Bu hem çevre ve kadına karşı şiddete hem de hayvan hakları yasasının çıkartılmasına ilişkindi. 2018 yılında Sayın Recep Tayyip Erdoğan miting meydanlarında ; ‘’Hayvan hakları yasası 24 Haziran sonrasında 27. Dönemin 1 No’lu teklifi olarak Meclise sunulacak’’ dedi. Ancak ekim ayına kadar bekledik ve 4 Ekim’de CHP olarak bir yasa teklifi verdik. Ardından AK Parti’den hiç ses seda çıkmadı, ta ki 2019 yılındaki yerel seçimlere kadar. 2019’da AK Parti’nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan adayı Binali Yıldırım’a hayvan hakları mücadelesi veren seçmenlerin sempatisini kazanmak adına hayvan hakları ihlallerini araştırma komisyonu kurulsun diye bir önerge verdirildi. Ve bizlerin verdiği önergelerle birleştirildi. Ve yine bir yerel seçim malzemesi olarak bizleri de dahil eden bir hayvan hakları ihlallerini inceleyen bir komisyon oluşturuldu. Yani her seçim öncesinde bu konu bir seçim malzemesi olarak ortaya sunuluyor."

Bu komisyonda beş ay boyunca çok yönlü bir çalışma yapıldığını ifade eden Karaca, raporun oy birliği ile Meclise sunulduğunun altını çiziyor. Ancak 2020’nin ilk aylarında raporun AK Parti tarafından kanun teklifi olarak parlamentoya sunulacağına dair bir vaadi olmasına rağmen beklenen olmadı.

Bunun üzerine 4 Ekim 2020’de CHP, 55 maddenin tamamını içeren raporu kanun teklifi olarak TMMB Başkanlığına sundu ama çoğunluğu elinde bulundurması nedeniyle AK Parti komisyon başkanının bu kanun teklifini görüşmeye açması bekleniyor.

Hayvan Hakları Kanunun bir torba yasa ile gündeme getirilip, can dostlarımızın haklarının devşirilmeye çalışılmasından kaygılanıyorum

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca’nın endişesi ise hayvan hakları yasasının bir torba yasaya dahil edilmesi. Karaca nedenini şöyle açıklıyor :

‘’Bugün AK Parti tarafından hep dillerine pelesenk ettikleri yargı reformu diye bir hukuk reformu vardı. Hukuk reformunda hayata geçirmek ya da geçirmek istemediklerini ve hayvan hakları yasasını da bunun içine dahil ederek bir torba yasa tekniğiyle can dostlarımızın haklarını devşirmeye çalışıyorlar mı diye kaygılanıyorum. Çünkü bir yanda hayvan hakları var buna itiraz edemezler bir yandan da AİHM kararlarına uymama gibi durumlar yüzünden Avrupa'da en ağır şekilde eleştirildiğimiz dönemde bu eleştirileri kamufle edecek bir düzenleme diyebilirler. Ama CHP olarak bizim tavrımız çok net, 55 maddeden bir tanesinin bile eksik olarak önümüze gelmesini kabul etmeyeceğiz.’’

Hapis cezası gelecek, barınaklar kamera sistemi ile takip edilecek

Mevcut kanununun hayvanları bir ‘’mal’’ gibi gören bir anlayışı ve hayvana karşı işlenen suçları da Kabahatlar Kanununda düzenlemesini eleştiren Biçer Karaca, 55 maddelik düzenlemeyle ilk olarak 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanununun adının ve içeriğinin Hayvan Hakları Kanunu olarak değiştirileceğine vurgu yapıyor.

Yani hayvana karşı işlenen her suç içeriği ne olursa olsun Türk Ceza Kanununda yaptırıma bağlanacak ve hapis cezası gelecek. Buna göre hayvana şiddetin cezasının 2 yıl 1 ay olması ve bu cezanın ertelenmemesi ya da para cezasına çevrilmemesi mümkün olacak.

Komisyon raporunun kanunlaşması durumunda hayvan barınaklarının kamera sistemi ile takip edilmesi ve barınaklarda veteriner hekim bulundurma zorunluluğu mecburi olacak.

Kısırlaştırma merkezleri ve hayvanların bakımından belediyeler sorumlu olacak

Hayvanlara yönelik suçların ceza kanunu kapsamında değerlendirilmesiyle, belediyeler ve il özel idarelere kısırlaştırma merkezlerinin açılması ve hayvanların bakımını sağlanması adına sorumluluk yükleyecek maddeler söz konusu.

Bu maddelere uyulmaması durumunda ise ilgili belediyeler ve il özel idareleri hakkında soruşturma açılabilecek.

Yine hayvan kollukları ve hayvan hakları ihlallerini inceleyen özel bir savcılık görevlendirilebilecek. Ayrıca hayvanlara yönelik şiddet davalarında konuyla ilgili sivil toplum kuruluşları da davalara müdahil olabilecek.

Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren altı ay içinde Türkiye’deki hayvan popülasyonunun envanterinin çıkarılması, iki yıl içinde de kısırlaştırmanın tamamlanması ve bunun için bütçe ayrılması mümkün olacak.

Ayrıca dükkanlarda hayvan satışı da son bulacak. Denek hayvanları konusunda da ciddi kısıtlamalar söz konusu.

Peki tüm bu düzenlemelerle hayvanlara yönelik işkenceye ve eziyete son vermek mümkünken neden bu kanun çıkmıyor?

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca’ya göre bunun farklı nedenleri var.

‘’Birincisi muhalefetten geleni kabul etmeyiz gibi bir yapı var. Ama biz diyoruz ki, 55 maddeyi siz getirin biz geçirelim ancak onu da getirmiyorlar. İkincisi hayvanlar üzerinden rant elde eden bir takım gruplar var. Bu lobilerin baskısı nedeniyle iktidar bir türlü adım atamıyor.

Özellikle kırsalda hayvana yönelik taciz ve tecavüz vakalarının Adalet Bakanlığına iş yükü olduğu ifade ediliyor. Eğer kanun yasallaşırsa hayvana yönelik her türlü suç TCK kapsamında değerlendirilecek. Ve hayvan kolluğu kurulacak, bunun İçişleri Bakanlığı için yük olduğu söyleniyor. Ve bir de savcılık ile mahkeme olacak. Türkiye’de hayvana eziyet o kadar fazla ki Adalet Bakanlığı da, Türkiye’de bu kadar iş yükünü kaldıracak hakim, savcı kadrosu yok diyor. Aslında böyle bir yasanın düzenlenmesi iş yükünü arttırmaz, caydırıcı düzenlemelerle bilakis iş yükünü azaltabilir.’’

HAKİM: 2020'nin ilk yarısında 522 milyon hayvanın yaşam hakkı gasp edildi

Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM) 2020 yılının ilk 6 ayında yaşanan hayvan hakları ihlallerine dair bir rapor açıkladı. Hayvanlara yönelik şiddetin her geçen gün arttığı Türkiye'de 2020 yılının ilk yarısında 522 milyon hayvanın yaşam hakkı gasp edildi. 2 milyon üzerinde hayvan cinsel istismara maruz kalırken, 221'i de işkenceye maruz kaldı.

Görüntü editörü • Mert Can Yilmaz