Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Tunus'un örnek gösterilen kadına şiddete karşı yasası nasıl uygulan(m)ıyor? Nadia anlatıyor

2017 yılında kabul edilen kanun kadın aktivistler ve derneklerin görüşleri alınarak hazırlandı
2017 yılında kabul edilen kanun kadın aktivistler ve derneklerin görüşleri alınarak hazırlandı   -   ©  Hassene Dridi/The Associated Press
Metin boyutu Aa Aa

Nadia, Tunus'ta koronavirüs kısıtlamaları sırasında kocasının kendisine uyguladığı şiddeti polise şikayet ettikten sonra neredeyse kızının velayetini kaybetme noktasına geldi. Bu durum ülkede yürürlükte olan kanunlar ve onların uygulanması arasındaki farkı gözler önüne seriyor.

2017 yılında parlamentodan geçen ve teoride kurbanlara sağladığı geniş kapsamlı destekler sayesinde büyük takdir toplayan şiddeti engellemeye yönelik kanun bölgedeki ülkeler arasında örnek teşkil etti.

Fakat adaleti sağlamak için kanunlar koymak yeterli gelmedi. Bu kanunları hayata geçirecek siyasi irade ve kaynaklar da en az kanunlar kadar önem taşıyor.

Kırklı yaşlardaki Nadia yıllarca kocasının tehditlerine ve kötü muamelesine dayanmak zorunda kaldı. Kendi geliri olmayan Nadia şikayet etmeye hakkı olmadığını düşünüyordu.

"İçkiliyken yaptıklarından daha sonra özür diliyordu," diyen Nadia yılın büyük bir kısmında yurt dışna çalışmaya gittiği içn bir şey yapmamayı tercih ettiğini belirtiyor.

Fakat bu durum geçen yıl 3 ay süren sokağa çıkma yasağı sırasında dayanılmaz bir hal aldı. "Evde tıkılı kalmıştı ve stres yapıp çok içiyordu," diyen Naida bir gün kızının kendisine uygunsuz bir şekilde yaklaştığından bahsetmesinin ardından heme polisi aramış ve bir kaç gün sonra da ifade vermesi için karakola çağrılmış.

Nadia geçen yıl mart ve haziran ayları arasındaki kısıtlamalar sırasında artan aile içi şiddet mağdurlarından biriydi. Yetkililere göre bu dönemde şikayetler 5 kat artmıştı.

'Herşeyi kaybetme noktasına geldi'

Fakat Nadia başına geleceklerden habersizdi. Polisle ilk görüşmesi oldukça olumlu geçsede olaylar daha sonrasında farklı bir yöne evrildi.

Kendisinin geliri olmamasına rağmen kocasının bir avukat tutma imkan vardı ve Nadia polise rüşvet vermiş olabileceğinden bile şüpheleniyordu.

Polis Nadia'dan kendi kendine bir delil dosyası hazırlamasını istemişti.

Haftalarca hiçbir ilerleme kaydedemeyen ve hatta kızının velayetini kaybetme noktasına gelen Nadia çareyi br kadın dayanışma grubundan destek istemekte buldu.

Barınmadan hukuk desteğine kadar her türlü yardımı sağlayan Kadın Demokratlar Derneği (KDD) onu bir avukatla irtibata geçirdi. Avukat daha sonra Nadia'nın delilleri verdiği polis karakolunun dosyayı mahkemeye hiç göndermediğini tespit etti.

Dosyanın ikinci bir mahkemeye gönderilmesinden bir kaç gün sonra Nadia'nın kocası sonunda tutuklandı.

Destek bulma konusunda şanslı olduğunu belirten Nadia o ana kadar herşeyi kaybetme noktasına geldiğini vurguluyor.

2017 yılında kabul edilen kanun kadın aktivistler ve derneklerin görüşleri alınarak hazırlandı.

Teoride engelleme, şiddetle mücadele, koruma ve tazminat gibi önlemler içeriyor. Polis korumasına ihtiyaç duyan kadınlara destek için 2018 yılından beri 130 özel uzman ekip kuruldu. Polis akademilerinde kadına karşı şiddet durumları ile ilgili özel eğitimler başlatıldı. Kadınlara şikayetlerini geri çekme baskısın yapan polislere hapis cezaları getirildi.

Aralarında kadınların da olduğu yüzlerce polis bu vakalarla ilgili soruşturmaları yürütmesi için özel eğtime tabi tutuldu.

Fakat aktivistler hala yapılacak çok şeyin olduğunu belirtiyor.

KKD Başkanı Yosra Frawes 2017 kabul edilen kanunla kurumlar ve toplum arasındaki uygulamalar arasında hala çok büyük bir açık olduğunu vurguluyor.

2019 yılındaki seçilerde muhafazakar kanadın güç kazanması ile kadınarın sorunları tartışma konusu olmaktan çıktığını belirten Frawes kanunun hayata uygulanması için altyapı gerektiğini belirtiyor.

Ek kaynaklar • AFP