Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

DTÖ Başkanı: KOBİ'lerin yarısından çoğu kadınlara ait, bu firmalar küresel pazarlara ayak uydurmalı

euronews_icons_loading
DTÖ Başkanı: KOBİ'lerin yarısından çoğu kadınlara ait, bu firmalar küresel pazarlara ayak uydurmalı
©  euronews
Metin boyutu Aa Aa

Yeni ‘çok taraflılık’ ne anlama geliyor? Covid-19 krizi sırasında ‘küresel düzene’ ne oldu? Daha önce benzeri görülmemiş bu sağlık felaketi tüm sektörlerin bakış açısını ve süregelen dünya düzenini nasıl değiştirdi ?

Global Conversation'ın bu haftaki konuğu Dünya Ticaret Örgütü Genel Müdürü Ngozi Okonjo-Iweala oldu.

Sasha Vakulina, Euronews Business Editörü: "Devletler Birliği toplantısında konuşulan son gelişmelerle başlayalım. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula Von der Leyen, Avrupa Birliği’nin (AB) daha önce Amerika Birleşik Devletleri tarafından ortaya atılan Covid-19 aşıları için fikri mülkiyet haklarından feragat etme önerisini tartışmaya istekli olduklarını açıklamıştı. Ancak bazı ülkeler bu konudaki endişelerini dile getirdi ve şimdilik bu öneriye katılmıyorlar. Bu gelişmeler hakkında ne düşünüyorsunuz ve bu konuyu yeniden ele almak için ne kadar daha zamana ihtiyacımız var?"

Ngozi Okonjo-Iweala, Dünya Ticaret Örgütü Genel Başkanı: "Şu anda olan şey Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) üyelerinin fikri mülkiyet haklarının savunucuları olmaları. Gelişmekte olan toplamda 140 ülke Güney Afrika ve Hindistan’ın bu önerisine yeşil ışık yaktı çünkü aşı konusundaki eşitsizliği çözmek istiyor ve aşıya erişimin önemli olduğuna inanıyorlar. Ancak bazı üye devletler, fikri mülkiyet haklarından vazgeçmenin aşı üretiminin artırılmasında kritik bir rol oynadığını düşünmüyor. Benim görevim ülkeleri bir araya getirmek ve gelişmekte olan ülkelerin aşıya eşit bir şekilde ulaşabilmesi için araştırma ve geliştirme çalışmalarına zarar vermeden bu konuya faydalı bir çözüm üretmek. Şu anda bunun için uğraşıyoruz. ABD’nin son dönemdeki önerilerinin, üye devletleri teşvik ederek masaya oturup bu konuyu tartışmaya teşvik edeceğini düşünüyorum. Konu hakkında ilerleyebilmemizin tek yolu bu."

Dünya aşı ihracatının yüzde 80'ini Kuzey Amerika, Güney Asya ve Avrupa'da bulunan 10 ülke gerçekleştiriyor.
Ngozi Okonjo-Iweala
Dünya Ticaret Örgütü Genel Başkanı:

"Ancak şunu da eklemek istiyorum. Aşıya erişimdeki eşitşizliği çözmeden önce Covid-19 konusundaki tedavi ve teşhiş sorununu çözmemiz gerekiyor. DTÖ bu sorunların çözümünde rol oynayabilir ve oynamaktadır da… Bunlardan biri tedarik zincirlerinin hem nihai ürünler hem de ham madde ve malzemelerin temini açısından ihracat kısıtlamalarını ve yasaklarını azaltmaktır. Bunun yanında, üretim için eğitimli personele de ihtiyacımız var. O halde üretim kapasitesini artırmamız gerekiyor. Dünya aşı ihracatının yüzde 80'ini Kuzey Amerika, Güney Asya ve Avrupa'da bulunan 10 ülke gerçekleştiriyor."

"Bu sorunların farkındayız. Ayrıca, gelişmekte olan ülkelerde ve gelişen pazarlardaki kapasiteyi şimdi ve gelecek 6 ila 9 ay içinde döndürebilecek şekilde kullanmamız gerekiyor. Kapasiteyi artırmalıyız. Örneğin 1.3 milyar insanın yaşadığı Afrika kıtası Covid-19 aşılarının yüzde 99’unu ithal ediyor. Bu yüzden bu coğrafyalarda üretimi geliştirmek için bir şeyler yapılması gerektiğini düşünüyorum."

"Ayrıca ortada IP sorunu var. IP, teknoloji ve bilgi birikimiyle birlikte olmalıdır. Aksi takdirde bu aşıları üretemezsiniz. Az önce belirttiğim gibi bu sorun üç bölümden oluşuyor ve durum biraz karmaşık. Ve umarım üye ülkeler, üretimi artırmak ve eldeki bu üç çözmek için bir araya gelirler."

Euronews: "Covid-19 salgını başlayalı bir sene oldu. Bu tecrübeden yola çıkarak DTÖ kendisine hangi dersleri çıkardı?"

Ngozi Okonjo-Iweala: "Evet, krizden çıkardığımız pek çok ders var. Bence herkesin üzerinde en çok durduğu sorun, dünya ülkelerinin aralarında iyi bir bağlantı kuramaması oldu. Zengin ya da fakir ülkeler olsun, dünyanın bu pandemiye hiç hazırlıklı olmadığını gördük. Bu sebeple olası başka bir kriz için sağlık sistemlerimizi genel manada iyileştirmemiz gerekiyor."

"Bence bu konuda ticaretin rolü çok önemli. Geçen sene dünya çapındaki ticaret hacmi yüzde 5.3, değer bazında da yüzde 7 oranında azaldı. Tıbbi malzeme ve ekipmana erişimin artırılmasında, ticaret çok güçlü bir rol oynadı."

"Dolayısıyla, dünya genelinde ticaret faaliyetleri azalmış olsa da, tıbbi malzeme ve ekipman ticaretinin yüzde 16, kişisel koruyucu ve bakım malzemeleri ticaretinin ise yüzde 50 arttığını gördük. Bu durum çok yönlü ticaret sisteminin, tıbbi malzemelerin sevkiyat sorununu çözmeye yardımcı olduğunu gösterir."

"Bu faktör oldukça önemli ve çok yönlü ticari faaliyetleri geliştirmemiz gerektiği konusunda bizim için oldukça iyi bir ders."

Genel manada tedarik zincirlerinin mükemmel olmasa da iyi işlediğini anladık. Aşıların tedarik sorununu çözmede ticari kurallar oldukça önemlidir.
Ngozi Okonjo-Iweala
Dünya Ticaret Örgütü Genel Başkanı:

"Sanırım öğrendiğimiz bir başka şey de tedarik zincirlerinin insanların düşündüğünden daha dirençli olması. Ayrıca yaşadığımız sorunlar sebebiyle ülke dışı üretim faaliyetlerinin yeniden ülke içine dönmesi konusunda görüşmeler yaptık. Ancak tarım ve gıda ürünlerinin bir ülkeden diğerine taşınması oldukça istikrarlı ve sağlam. Tıbbi malzemelerden zaten bahsetmiştim."

"Genel manada tedarik zincirlerinin mükemmel olmasa da iyi işlediğini anladık. Bu da bizim için önemli bir ders oldu. Ticari kurallar, aşıların tedarik sorununu çözmek için oldukça önemlidir. Çünkü aşılara erişimin eşitsizliği, çok hayati bir konu. Tedarik zinciri bu konuda kilit role sahip. Bunun yanında teknoloji transferi, patent hakları ve fikri mülkiyet hakları sorunlarının da çözülmesi gerekiyor."

Euronews: "Bu konudan bahsetmeye devam edelim. Geçen sene büyük resmi görmek açısından üretimi güçlendirme, ülkelerin kendi yağıyla kavrulabilmeleri ve daha fazla özerklik gibi konular yeniden gündeme geldi."

"Uluslararası ticaret ve ulus devletlerin yaptığı anlaşmaları yeniden ele almalı mıyız?"

Ngozi Okonjo-Iweala: "Öncelikle şunu söylemeliyim ki, kürselleşmeden kaynaklanan bazı eksiklikler nedeniyle ülkeler arası yapılan anlaşmalar bu dönemde çok yara aldı ve korumacı zihniyet güçlendi. Küreselleşme milyonlarca insanı fakirlikten kurtardığı gibi bazılarını da arka plana itti. Zengin ülkelerdeki yoksul insanlar unutuldu ve bu kişilerin yoksul ülkeleri de küreselleşmeden faydalanamadı."

Çin ve Doğu Avrupa’daki ülkeler sisteme ayak uydurdular ve dünya ekonomilerine büyük katkı sağladılar. Şimdi, Afrika, Güney Amerika ve Asya’daki düşük ve orta gelirli ülkelerin küresel sisteme uyum sağladığını görüyoruz.
Ngozi Okonjo-Iweala
Dünya Ticaret Örgütü Genel Başkanı:

"Çok taraflılık yani ülkeler arası işbirliği ve örgütlenmenin, küreselleşmenin çözemediği sorunları ele alması, dayanışma ve yardımlaşmayı güçlendirmesi yani kısaca dünyanın şu andaki mevcut meselelerini ortak paydada çözmesi gerekiyor."

"Ancak şunu söylememe izin verin. İnsanlar korumacılık ve küreselleşme işlemediği için yerelleşmeye dönmemiz gerektiğini söylüyor. Bence küreselleşmeyi yeniden ele almalıyız. Küreselleşme, yeniden organize edilirse işler bir yapı kazanır."

"Örneğin ilk dalgada, Çin ve Doğu Avrupa’daki ülkeler sisteme ayak uydurdular ve kendi ülke ve dünya ekonomilerine büyük katkı sağladılar. Şimdi de ikinci dalgada bazı Afrika, Güney Amerika ve Asya’daki düşük ve orta gelirli ülkelerin küresel sisteme uyum sağladığını görüyoruz."

"Bu sebeple teknolojinin hızla gelişmesi ve ilk küresel dalganın sebep olduğu eşitsizliği ortadan kaldırmak için, küreselleşmeye yeni bir ivme kazandırmalıyız. Bu sebeple ülkeler arası dayanışmayı artıran yeni bir küreselleşme tasarlayalım. Yeni çok taraflılık hareketi bu şekilde olmalı."

Euronews: "Küreselleşme karşıtı hareket etmememek için ne yapmamız gerekiyor? Ancak sizin de dediğiniz gibi, farklı bir bakış açısıyla yeniden küreselleşmeye doğru ilerliyoruz."

Ngozi Okonjo-Iweala: "Öncelikle çok uluslu sistemler ve ticaret sistemleri güçlendirilerek devam etmeli. Eşit rekabet şartları, ayrımcılığın önlenmesi, istikrar, mevcut yasaların güçlendirilmesi. Tüm bunlar oldukça gerekli unsurlar."

Küçük ve orta ölçekli işletmeleri dünya genelindeki tedarik ve katma değer zincir içerisine nasıl sokabiliriz?"

"Buna ek olarak, tüm dünyada ekonomik büyümenin temel taşları olan küçük ve orta ölçekli işletmeleri nasıl güçlendirebileceğimizi düşünmeliyiz. Bu firmalar iş imkanı sağlıyor ve üretilen malların sevkiyatını gerçekleştiriyor. Ancak birçok ülkede uluslararası ticaret sistemlerinin içerisinde değiller. Ulusal, bölgesel ya da küresel tedarik zinciri içerisinde değiller. Bu sebeple burada anahtar nokta şu, ikinci bir küreselleşme hareketinde küçük ve orta ölçekli işletmeleri dünya genelindeki tedarik ve katma değer zincir içerisine nasıl sokabiliriz?"

"Bir başka önemli husus da kadınlar. Dünyanın birçok ülkesinde küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) yarısından çoğu kadınlara ait. Bu firmaları küresel pazarlara nasıl çekebiliriz? Küresel ekonomide bu ticari oluşumları nasıl destekleriz? Bu sebeple DTÖ olarak, geçmişte kenara itilen bu unsurları yeniden küreselleşme hareketine adapte etmenin yollarını arıyoruz."

Euronews: "26 Nisan tarihinde ‘TradeDay21 Zirvesi’nde Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Valdis Dombrovskis ile fikir alışverişinde bulundunuz. Bu görüşme nasıl geçti? Avrupa Birliği, Dünya Ticaret Örgütü’nü yeni bir reform sürecine sokacak mı?"

Ngozi Okonjo-Iweala: "Avrupa Birliği’nin yaptıkları, dünya ticareti ve Dünya Ticaret Örgütü açısından oldukça önemli. Avrupa Birliği’nin Dünya Ticaret Örgütü’nde yapmak istediği bazı değişikliklerle alakalı birtakım fikirler paylaştık. Bu fikirleri çok yararlı ve ilginç bulduğumu söylemeliyim. DTÖ’nün içerisinde olduğu devam eden bazı müzakereleri ele aldık. Örneğin okyanusların sürdürülebilirliğini desteklemek amacıyla balıkçıklara verilen maddi destekler. Bu müzakereler 20 yıldır devam ediyor ve Avrupa ülkeleri artık bu süreci sonlandırmak niyetinde."

"DTÖ'nün felç olmuş tartışmalı çözüm sistemi, reform paketi, 21’inci yüzyılın sorunlarına DTÖ ne gibi kurallar koyacak ve bu sorunları nasıl çözecek. İşte bu gibi konuları yeniden masaya yatırdık. Örneğin internet üzerinde yapılan e-ticaret. Bunu nasıl düzenleyeceğiz? Avrupa Birliği bu gibi konularda bize çok destek veriyor. Ayrıca iklim ve ticaret arasındaki sorunları ele aldık. Ülkelerin daha sürdürülebilir ekonomiler oluşturmaları ve daha az emisyon üretmeleri için DTÖ ne gibi yasalar çıkarabilir? Panmemi sonrası ekonomiler nasıl iyileştirilebilir?"

Ticari faaliyetleri çevreye daha duyarlı hale getirmeye yardımcı olmak için uygulanabilecek yöntemleri araştırmamız gerekiyor.
Ngozi Okonjo-Iweala
Dünya Ticaret Örgütü Genel Başkanı: "

Euronews: "Tüm DTÖ ülkeleri, çevreyi korumayla alakalı olan Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ne uyma sözü verdi. Uluslararası işbirliği ve yeniden küreselleşme hareketlerini yapılandırma sürecinde, ticaretle alakalalı yasalar iklim ve çevre sorunlarına nasıl çözüm getirecek?"

Ngozi Okonjo-Iweala: "Ticari faaliyetler küresel çapta emisyon oranlarını azaltmaya, çevreyi korumaya ve istikrarı sağlamaya katkı sağlayabilir. Bu konuda elimizdeki birçok fırsatı değerlendirebiliriz. 2016 yılında DTÖ üyeleri hizmet ve malların çevreye duyarlı daha yeşil teknolojileri kullanmasıyla alakalı bazı düzenlemeler üzerinde çalıştı. Bu olumlu bir gelişme. Ancak şu anda bu müzakereler durdu. Bu müzakereleri tamamlamalı, üye devletler ve dünya ülkelerinin yararına olacak şekilde çevreye nasıl duyarlı hale getireceğimizi düşünmeliyiz."

"Elbette ticari sistemler içinde, karbon emisyonlarıyla nasıl mücadele edileceğine dair sorunlar var. Bunlar, AB'nin tartıştığı emisyon oranlarını ayarlama mekanizması da dahil."

"Ayrıca, ne olursa olsun DTÖ kurallarına uygun olacağından emin olmak için bu konuyu inceliyoruz. Ancak, ticari faaliyetleri çevreye daha duyarlı hale getirmeye yardımcı olmak için uygulanabilecek yöntemleri araştırmamız gerekiyor. Bunun, ilginç ve zorlu bir alan olduğunu düşünüyorum. Ve çevre konusunda AB ve diğer ülkelerle daha fazla çalışma yapmayı dört gözle bekliyoruz."

Euronews: "1 ya da 3 sene gibi kısa vadede düşünecek olursak, başarmayı hedeflediğiniz olası kısa vadeli hedefleriniz nelerdir?"

Ngozi Okonjo-Iweala: "Aslında bu sene, Dünya Ticaret Örgütü ve ticari faaliyetlerle alakalı çözmeyi amaçladığımız birtakım hedeflerimiz var."

"Ancak sanırım ilk hedefimiz, DTÖ’yü hedeflerine ulaşabilen bir oluşum haline getirmek. DTÖ’nün hedeflerine ulaşamaması demek, değişim olmayacağı anlamına gelir. Bu büyük değişimi bir sene içerisinde yapmayı hedefliyoruz. Aralık ayının 12’sinde bakanlıklar düzeyinde bir toplantımız var. Tüm bunları sonuçlara odaklanarak çözebiliriz. Balıklıçık sektörüne verilen yardımlarla alakalı 20 yıldır süren müzakereleri tamamlamak için önümüzde büyük bir fırsat var."

"Eğer bu müzakereler okyanusların sürdürülebilirliği, kadın ya da erkek, insan hayatını desteklemeye yönelikse, kesinlikle bir an önce tamamlanmalı. Bu, öncelikli hedefimiz olacak ve bize yol gösterecek."

"İkinci olarak, ticari ve sağlık alanlarındaki sorunları çözmeye yönelik sonuçlar görmek istiyoruz. DTÖ olarak, şu anda salgınla ilgili karşılaştığımız sorunları çözme konusunda eşsiz bir fırsata sahibiz. Çok yönlü ticaret sisteminin çözümün bir parçası olduğunu zaten ispat ettik."

"Fikri mülkiyet ve teknoloji transferi konusundaki bu müzakereleri tamamladığımızda daha fazla sorunu çözebileceğimizden eminim. Bunun yanında tıbbi malzeme, ekipman ve aşılara erişim sorunlarını çözebilecek unsurları oluşturabileceğimizi de bilmemizi istiyorum."

"Önümüzdeki bakanlar kurulu konferansımızda bunu tamamlayabiliriz ve bu bizim için büyük bir katkı unsuru."

Tarım faaliyetlerine ve yerel üreticilere güçlü maddi destekler verilmeli. Diğer türlü, üye ülkeler uluslararası alanda rekabet edemeyerek küresel bir aktör olamamaktan korkuyor.
Ngozi Okonjo-Iweala
Dünya Ticaret Örgütü Genel Başkanı:

"Üçüncü konu ise tarım faaliyetleri. Gelişmiş ya da kalkınmakta olan üye ülkeler arasında bu çok hayati öneme sahip. Gıda güvenliğini sağlama konusunda bazı sorunlarımız var. Biliyorsunuz ki, Çok uluslu ticaret sistemi, gıda kaynaklarını ve küresel çaptaki ticari faaliyetleri istikrarlı bir hale getiriyor."

"Yani gıda güvenliği önemli bir şey. Yapılan anlaşmaları, tarımla uğraşan üye ülkelerin yararına olacak şekilde nasıl yapabiliriz? Elbette, hem endüstriyel hem de yerel çapta sübvansiyon sorunlarımız var. Tarım faaliyetlerine ve yerel üreticilere güçlü maddi destekler verilmeli. Diğer türlü, üye ülkeler uluslararası alanda rekabet edemeyerek küresel bir aktör olamamaktan korkuyor. Bu soruna bir çözüm bulmalıyız. Bu alanda ilerleme kaydedildiğini görmek istiyorum. Şunu da söylememe izin verin. DTÖ, yasa çıkarma ve anlaşmazlık çözüm mekanizmasını değiştirme konularında ilerleme kaydetmeli. Önümüzdeki 3 sene içerisinde bu organizasyonu yeniden markalaştırmak için elimizde birçok fırsat var."

Euronews: "Sizin de söylediğiniz gibi bu sorunlardan bazıları yıllardır uzayıp gidiyor. Bazen gelişme katediyor bazen de geride kalıyoruz. Kalkınma ve sizin de bahsettiğiniz önemli sorunları çözme açısından şu soruyu sormak istiyorum."

"Daha sosyal, daha insan ve çözüme odaklı ve eşitlik sorununu ortadan kaldırabilecek bir yapı nasıl sağlanabilir?"

Ngozi Okonjo-Iweala: "Ticaret, amaca ulaşmak için bir araçtır. Yegane hedefimiz, insanların yaşamlarını geliştirmek ve iyileştirmek. Aslolan insandır. Ve bu nedenle DTÖ’nün amacı, ister zengin ülkelerdeki fakir insanlar olsun, ister daha fakir ve gelişmekte olan ülkeler olsun, buralarda yaşayan insanların yaşamlarını iyileştirmektir. Ve bu ülkeleri dünya ticaret sistemine adapte etmek ve bu devletlerin yaşam kalitelerini artırmaktır."

"Tüm bu söylediğim hedefler, en sonunda insan hayatının kalitesini artırmakla sonuçlanmalıdır. Tarım, balıkçılık ya da gelişmiş ülkelerde şehirlerde yaşayan insan hayatları gelişmelidir. Balıkçılığın hem küçük hem de büyük devletler için ne kadar önemli olduğunu gördük. Ticaret, sağlık, pandeminin getirdiği ya da çevresel sorunlar… Her alanda, insanların hayatlarını geliştirmek için önümüzde birçok fırsat bulunuyor."

Gazeteci adı • Kerem Congar