Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Hamaney'den cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yarışacak önemli isimlerin vetosuna destek

 euronews
İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney
İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney   -   ©  AP
Metin boyutu Aa Aa

İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, ülke siyasetinin önde gelen isimlerinin 18 Haziran'da yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki adaylığını veto ederek, ülkede "seçimleri boykot" çağrılarına yol açan Anayasayı Koruyucular Konseyine destek verdi.

Milletvekilleri ile video konferans toplantısında konuşan Hamaney, seçimlerde aday olmak isteyenlerin rejime bağlılığı ile siyasi, ahlaki ve dini sabıkalarını inceleyen Anayasayı Koruyucular Konseyinin tartışmalara yol açan veto kararlarını değerlendirdi.

Hamaney konuşmasında, Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı İshak Cihangiri, eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, Eski Meclis Başkanı Ali Laricani, Eski Milletvekilleri Mesud Pezeşkiyan ve Mustafa Taczade gibi isimlere adaylık izni vermeyen Konseyin izlediği "yasal süreci güçlü bir şekilde desteklediğini" belirtti.

Konseyin aldığı kararlara saygı duyulması gerektiğini savunan Hamaney, adaylığı veto edilen isimlere "konseyin kararlarına saygı gösterdikleri için" teşekkür etti.

Halkın seçimlere katılımının önemini vurgulayan dini lider, "Seçimler bir günde yapılır ancak etkisi birkaç yıl sürer. Seçimlere katılın." ifadelerini kullandı.

Hamaney, Anayasayı Koruyucular Konseyinin vetoları nedeniyle seçimlerin boykot edilmesine yönelik çağrılara da tepki göstererek, "Seçimlerin faydasız olduğunu söyleyenleri dinlemeyin. Bunlar halkla birlikte değildir. Halkla birlikte olan kimse insanların sandık başına gitmesine mani olmaz." dedi.

İran'da 18 Haziran'da yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimi için 40'ı kadın olmak üzere 592 kişinin Anayasayı Koruyucular Konseyine adaylık başvurusunda bulunduğu bildirilmişti. Konsey Sözcüsü Abbas Ali Kedhodayi, 17 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, adaylık için başvuran 592 kişiden yalnızca 40'ının gerekli şartları taşıdığını duyurmuştu.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cihangiri ve eski Meclis Başkanı Laricani adaylık izni alamadı

Anayasayı Koruyucular Konseyi, 25 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, yalnızca 7 kişiye adaylık izni verildiğini duyurmuştu.

Açıklamaya göre, muhafazakar kimlikleriyle bilinen Yargı Erki Başkanı İbrahim Reisi, eski Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanı ve Düzenin Maslahatını Teşhis Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai, eski Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri ve Nükleer Başmüzakereci Said Celili, Milletvekili Emir Hüseyin Kadızade Haşimi ve Milletvekili Ali Rıza Zakani adaylık izni almıştı.

Reformist kimliğiyle tanınan isimlerden ise eski Cumhurbaşkanı Yardımcısı ve eski İsfahan Valisi Muhsin Mihralizade ile Merkez Bankası Başkanı Abdunnasır Himmeti'nin adaylıkları onaylanmıştı.

Ilımlı muhafazakar ve reformist kimlikleriyle bilinen isimlerden Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı İshak Cihangiri, Meclis Başkanı Ali Laricani, eski Milletvekilleri Mesud Pizişkiyan ve Mustafa Taczade gibi isimlerin adaylığı ise veto edilmişti.

Muhafazakar kimliğiyle bilinen ancak son yıllarda ülke yönetimiyle restleşen açıklamalarda bulunan eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad da adaylık izni alamamıştı.

Reformist gruplar, daha önce yaptıkları açıklamada adaylarının veto edilmesi halinde seçimlere katılmayacaklarını duyurmuştu.

Ülkede cumhurbaşkanlığı seçimiyle eş zamanlı olarak il, ilçe ve beldelerde yönetim konseyi seçimleri de yapılacak.

Reformist alimlerden cumhurbaşkanı adaylarının veto edilmesine tepki

Bu arada reformistlere yakınlığıyla bilinen Kum İlim Havzası Müderrisleri ve Araştırmacıları Birliği, adaylık başvurusu yapan isimlerin veto edilmesine tepki gösterdi. Humeyni ailesine yakın "Jamaran" haber sitesine göre, Kum İlim Havzası Müderrisleri ve Araştırmacıları Birliğinden yapılan yazılı açıklamada, Anayasayı Koruyucular Konseyinin (AKK) 13. dönem cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yarışmak için adaylık başvurusunda bulunanları veto etmesi eleştirildi.

Açıklamada, "AKK, kanunları göz ardı etmiş ve kendisini kanun koyucu yerine koymuştur. Böylece halkın tercihlerini bloke etmiş ve oy kullanmayı anlamsız ve göstermelik hale getirmiştir." ifadeleri kullanıldı. AKK'nin seçimlerde aday adaylarını keyfi uygulamalarla veto ettiği ve bu tür uygulamaların halkı rejim ve değerlerinden uzaklaştırdığına dikkat çekilen açıklamada, haziranda yapılacak seçimlere katılımın en alt seviyede olmasının beklendiği kaydedildi.

Açıklamada, "Halkın tercihlerinin önemsenmemesi öyle bir seviyeye geldi ki iş, AKK sözcüsünün seçimlere katılım oranının düşük olmasının müesses nizamın meşruiyet ölçüsü olmadığını söylemesine kadar vardı." ifadelerine yer verildi.