Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Taliban'ın ülkeyi ele geçirmesi sonrası Afgan kadın gazeteciler hayatlarından endişe ediyor

Access to the comments Yorumlar
 euronews
Afgan kadın hakları aktivisti Zarmina Kakar
Afgan kadın hakları aktivisti Zarmina Kakar   -   ©  AP
Metin boyutu Aa Aa

Taliban'ın Afganistan'ın tamamında kontrolü ele geçirmesiyle birlikte hemcinslerinin sesi olmaya çalışan Afgan kadın gazeteciler ve aktivistler, artık kendi hayatlarından endişe ediyor.

Kadın gazeteciler, Kabil'in kontrolünün alınmasının akabinde evlerine dönmeleri gerektiğinin söylenmesinin ardından gizlenmeye başladılar.

euronews'e konuşan ve güvenlik gerekçesiyle adının açıklanmasını istemeyen bir gazeteci, "Çok ama çok üzgünüm. Afgan kadınlar için kalbimden ağlıyorum." dedi.

"Afgan kadınlar artık özgür olamayacak, özgürlüklerini yitirecek. Taliban kadınları, gazetecileri ve sivil aktivistleri taşlayacak."" diyen gazeteci, Örgüt yönetimi altında kadınların artık çalışamayacaklarını veya eğitim alamayacaklarının altını çizdi.

Kabil'de sokakların bomboş olduğunu belirten eski milletvekili ve eski Meclis Başkanı Yardımcısı Fevziye Kofi, Twitter hesabından, "Güne Kabil'in boş sokaklarına bakarak başlıyorum, insanı dehşete düşürüyor. Tarih ne çabuk tekerrür ediyor." sözleriyle başkentteki atmosferi aktardı.

Taliban'ın Kabil'i ele geçirmesinden sonra medyaya, vatandaşların ülkeden kaçma mücadelesi verdiği çaresizlik anları yansıdı.

Yayınlanan videolarda, insanların havaalanına koştuğu ve tahliye uçaklarına binmeye çalıştığını yer aldı.

Batılı ülkeler büyükelçiliklerini tahliye etseler de birçok Afgan gazeteci, hedef alınmaktan kurtulmak için ülkeden ayrılma imkanına sahip olmayacak.

Alman basın kuruluşları pazar günü, Alman hükümetine açık bir mektup yazarak, gazetecilerin yaptıkları işten dolayı hedef olma riskiyle karşı karşıya olduklarını ve ülkeden tahliye edilmeleri gerektiğini yazdı.

Yazılan ortak mektupta, "Alman yayıncılar, editörler, televizyon yayıncıları ve basın organları Alman medya kuruluşlarında çalışan Afgan gazeteciler için acil vize programı oluşturulması çağrısında bulunuyor." ifadelerine yer verildi.

Medya organları, Afganistan vatandaşlarının son 20 yılda bu ülke hakkındaki haberlerin yapılmasına katkı sağladıkları için bu mektubun bir anlamda "yardım çığlığı" olduğunu dile getirdi.

Ayrıca mektupta, “Kabil'de yaşam, uluslararası medya kuruluşlarının çalışanları için son derece riskli hale geldi. Almanlar da dahil olmak üzere uluslararası birliklerin geri çekilmesinden sonra, Taliban'ın çalışanlarımıza karşı intikam eylemleri gerçekleştireceğine dair artan endişe bulunuyor." denildi.

"Taliban onlardan nefret ediyor"

euronews'e konuşan bir Afgan kadın gazeteci, Afgan meslektaşlarının öldürülmesinden korktuğunu söyleyerek "Taliban onlardan nefret ediyor çünkü onlar Afganistan'daki (geçmiş) yirmi yılın sembolleri." değerlendirmesinde bulundu.

Bir ay önce 10 yaşındaki çocuğuyla birlikte tedavi için İran'a giden bir başka kadın gazeteci de ne yapacağını bilmediğini ve "çaresiz" hissettiğini dile getirdi.

“Gerçekten çaresiz hissediyorum... Son 20 yılda elde ettiğimiz her şeyi göz açıp kapayıncaya kadar kaybettik. Kimse bu durumu hayal bile edemezdi." dedi. Kadın gazeteci, euronews'e verdiği mülakatta Afganistan'a geri gidemeyeceğini söyledi.

Gazeteci, "Artık hiçbir şeyim yok. Param, evim, işim... Hiçbir şeyim yok. Her şeyden öte ülkem için endişeleniyorum." sözleriyle yaşadığı durumu aktardı.

"Eve gitmelisin, yanında erkek yok"

Bir başka kadın gazeteci de euronews'e, iş çıkışı para çekmeye çalışırken Taliban'ın Kabil'de olduğunu öğrendiğini söyledi.

Para bozan kişinin kendisine, "Eve gitmen lazım. Taliban geldi. Yanında bir erkek (mahrem) yok ve burka da giymemişsin." dediğini anlattı.

Gazeteci, "Araçlar Kote-i Sengi Köprüsü'nden geri döndüğünü ve Taliban'ın geldiğini söylediler. Herkes kaçıyordu. Ben de eve döndüm." dedi.