Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Orman yangınlarını önleme çalışmasıyla ekonomik girdi nasıl elde edilir?

Access to the comments Yorumlar
 Prof. Dr. Hanifi Saraç
Yorum sayfamızda yayınlanan makaleler, euronews'in editoryal görüşünü yansıtmaz.
Metin boyutu Aa Aa

Son günlerde ülkemizi kasıp kavuran orman yangınları a) ihmal ve dikkatsizlik, b) kasıt veya c) bilinmeyen bazı nedenlerden dolayı ekosistemi, yaşayan canlı ve cansız varlıkları yok etmektedir.

Yangın kontrol edilemeyen ateş olarak tanımlanmaktadır. Kapalı ve açık alan yangınlarında yangın üçgeni dediğimiz 3 unsura ihtiyaç vardır. Bunlar; yanıcı madde, oksijen ve ateş kaynağı (kıvılcım) olup yangının çıkabilmesi için odunsu maddelerin tutuşma sıcaklığının en az 300 - 400 °C, oksijen oranının % 17 - 21 arasında olması gerekmektedir.

Orman yangınlarının çıkış nedenlerine baktığımızda %90’dan fazlasının insan kaynaklı olduğu görülmektedir. İhmal ve dikkatsizlik en başta gelenidir. Bunlar; ormana sönmemiş sigara, kibrit atılması, anız yakılması, çocukların ormanda ateşle oynaması, orman içinde ve kenarında çöp ve toplanan yere dökülmüş yaprak ve kuru otların v.b. yakılarak imha edilmesi, bazı yeraltı ve yer üstü madencilik faaliyetlerinde yapılacak patlatma işlemleri ve piknik amacıyla yakılan ve sönmesini beklemeden terk edilen ateşlerden, havaya atılan ateşli silah denemelerinden çıkan yangınlardır.

Orman yangınlarının ikinci sebebi kasten çıkarılan yangınlardır. Bunlardan bazıları; terör amacıyla ormanların yakılması, yerleşim yeri açılması, tarla ve otlak kazanılması, o bölgede bulunan orman işletmesine kızılması, muhtemelen ormanda meydana gelmiş kanunsuz olayın izlerinin yok edilmesi sayılabilir.

Temizlenen çalı, çırpı, yaprak, koza, kuru ot ve odunsu, v.b. malzemelerden ciddi şekilde enerji pelleti (4000 – 4500 kcal/kg değerinde) üretilir.

Ayrıca yaz aylarında nedeni bilinmeyen yangın riski yüksek olan orman bölgelerinde (açık alan yangınlarında) kıvılcıma neden olan ateş kaynakları; metal atıklar, kırık cam parçaları, opsidiyen türü parlak camsı taşların, ormanlardan geçen yüksek gerilim tellerinin kopmasıyla v.b. etkileri oldukça fazladır.

Yangınların aza indirilmesinde orman alanlarından sorumlu kurum ve kuruluşlar ilkbahar / sonbahar aylarında orman zeminlerinde temizlik yaparak bu riski minimize edebilirler. Temizlenen çalı, çırpı, yaprak, koza, kuru ot ve odunsu, v.b. malzemelerden ciddi şekilde enerji pelleti (4000 – 4500 kcal/kg değerinde) üretilir. Böylece ayırt edilen cam, metal ve odunsu malzemeler değerlendirmiş olur. Ormanlar da çabuk tutuşacak ve tutuşturacak malzemelerden oldukça temizlenmiş olur. Bu çalışma pilot olarak birkaç bölgede denenir başarılı olursa bütün yurt sathına genişletilebilir.

Enerji pelletinin avantajları; Fosil yakıt ithalatının azaltılması ve ülke ekonomisine katkı sağlaması, %100 yerli öz kaynaklardan üretilmesi ve sürdürülebilir bir kaynak olması.

Enerji pelleti, ormansal artıkların öğütülerek talaş tozu haline getirildikten sonra, yüksek basınçla preslenerek sıkıştırılması (gerekirse uygun bağlayıcı kullanarak) ile oluşturulan enerji elde etmek maksadıyla kullanılan küçük yakıt parçacıklarına denir. Bu işlemler uygulanması sonucunda aynı ağaç mamulün yanma ve enerji verimini üç kat artırarak doğaya, çevreye ve ülke ekonomisine büyük katkı sağlamaktadır. Bu oran kullanılacak yakıt miktarının üçte bir oranında düşmesi demektir ki buda hem ormanlarımızda daha az tahribat hem de ekonomimizde daha az maliyet demektedir. Pelletin avantajları oldukça fazla olup burada ülkemiz için elzem olan birkaç tanesinden bahsetmek istiyorum. Bunlar; Fosil yakıt ithalatının azaltılması ve ülke ekonomisine katkı sağlaması, %100 yerli öz kaynaklardan üretilmesi ve sürdürülebilir bir kaynak olması sayılabilir.

Havanın kirletilmesi sorunu sadece ülkemizle sınırlı olmamakla birlikte küresel bir sorun olarak bütün insanlığı ilgilendirmektedir. Birleşmiş Milletlere (BM) bağlı Hükümetler arası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) iklim değişikliğine ilişkin yeni değerlendirme rapor yayınladı. Bu rapora göre, küresel ısınmanın "korkunç sonuçları" giderek daha belirgin hale gelirken iklimin korunması için gösteriler çabalar ise yetersiz kalmaktadır.

Küresel ısınmanın, 2018'de öngörülenden on yıl önce, 2030'a kadar 1,5 derece artacağının belirtildiği raporda, iklim değişikliğinin insan faktörlü olduğu vurgusu yapılmaktadır. Raporda, insan etkilerinin; atmosferin, ozon tabakasının ve yeryüzünün ısınmasına neden olduğu ortadadır.