Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

AB'den Afganistan'dan gelebilecek kontrolsüz göçü durdurma konusunda kararlılık vurgusu

Access to the comments Yorumlar
 Berrak Kanbir Rodriguez Sanmartin
Yunanistan'daki Moria göçmen kampı / ARŞİV
Yunanistan'daki Moria göçmen kampı / ARŞİV   -   ©  AP

AB sınırlarında, 2015 yılında yaşanan kaotik göç akının tekrar yaşanmaması arzusundaki Avrupa hükümetlerinin içişleri bakanları, Afganistan'daki gelişmelerin yansımalarını görüşmek üzere yarın acil gündemle Büksel'de toplanacak.

Toplantıda Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin Afganistan'dan gelebilecek kontrolsüz göçü durdurma konusunda kararlı olduklarını vurgulayacağı belirtildi.

AB içişleri bakanlarının yarın açıklayacağı duyurunun taslak metninde "AB ve üye ülkeler, aldığımız derslere dayanarak, büyük çaplı kontrolsüz göç hareketinin tekrarlanmasının önüne geçmek için ortak hareket etme konusunda kararlıdır" ifadesinin kullanıması bekleniyor.

Reuters haber ajansının ulaştığı taslak metinde ayrıca "AB, öncelikle bölgede ihtiyacı olanlara yeterli koruma sağlanması için Afganistan'ın yakın komşularına destek vererek güçlendirmelidir" ifadeleri yer alacak.

Ancak metnin alınacak tedbirlere ilişkin özel detaylar içermediği belirtiliyor.

Mali yardım vurgusu

AB Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen, geçtiğimiz hafta Afganistan ve çevresindeki ülkeler için insani yardım bütçesi olarak 2021 yılında 57 milyon euroluk mali yardım tahsis ettiklerini ve bu miktarı yükseltme teklifinde bulunduklarını açıklamıştı.

Reuters'a konuşan AB yetkilileri, AB içişleri bakanlarının yarınki toplantıda bu vaadi yeniden vurgulayacaklarını belirtti, ancak Taliban'ın ülkede kontrolü ele geçirmesinden bu yana yardım dağıtımının daha da karmaşıklaştığına dikkat çekti.

"Türkiye bu kez gönüllü değil"

2015 yılında ülkelerindeki iç savaştan kaçan milyonlarca Suriyeli'ye kapılarını açan Türkiye'nin bu kez Covid-19 salgını ve ekonomik durgunluğun sosyal ve güvenlik hizmetlerini zora sokması sebebiyle fazla gönüllü olmadığına dikkat çekiliyor.

2015 yılında yaşanan kaotik göç akını birliği hazırlıksız yakalamış ve AB ülkeleri arasında görüş ayrılığına yol açmış, Yunanistan ve diğer ülkelerde göçmen kampları dolup taşarken aşırı sağ partilere olan destek körüklenmişti.