Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Faiz kararı enflasyon ve döviz kurunu nasıl etkileyecek? Prof. Dr. Erinç Yeldan cevapladı

Access to the comments Yorumlar
 Dilek Gul
euronews_icons_loading
Merkez Bankası kararlarına ilişkin beklentiler ne yönde?
Merkez Bankası kararlarına ilişkin beklentiler ne yönde?   -   ©  euronews
Metin boyutu Aa Aa

Eylül ayı faiz kararı için gözler Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı sonrası gelecek açıklamaya çevrildi.

TCMB Başkanı Şahap Kavcıoğlu’nun eylül ayı başında yaptığı çekirdek enflasyon vurgusu, piyasada faiz indirimi endişelerini ve kurda yüksek artış beklentisini arttırdı.

Kavcıoğlu'nun enflasyon artışına ilişkin “çekirdek enflasyonu esas alacağız” ifadeleri ekonomistler tarafından erken faiz indirimi hazırlığının sinyalleri olarak yorumlanıyor.

''Merkez Bankası siyasi siyasi otoriteye sadakatini sürdürecek''

Kadir Has Üniversitesi İdari Bilimler Dekanı Prof. Dr. Erinç Yeldan, Merkez Bankası'nın enflasyon ile mücadelede faiz indirimine gitmesinin iktisat teorisinde yeri olmadığını söylüyor.

Prof. Dr. Erinç Yeldan'a göre, Merkez Bankası toplantısından çıkacak karar için tahminde bulunmak güç ama Merkez Bankası yapıyormuş gibi görünerek siyasi otoriteye sadakatini sürdürecek... Nedenini ise şöyle açıklıyor Prof. Dr. Yeldan:

''Yarınki toplantıda ekonomik teori ve iktisadi verilere dayalı analiz yapmak güç. Bu doğrudan doğruya AKP ekonomi idaresinin Merkez Bankası, TUİK ve diğer düzenleyici kurulların üzerindeki vesayetinin derecesine bağlı. Merkez Bankası'nın yüzde 19'u aşan enflasyon ile mücadelesi için faizlerin yükseltilmesi, kredi hacminin daraltılması, arz yönlü reformların devreye sokulması, hukukun üstünlüğü, atamaların liyakata dayalı olması gerekiyor. Bütün bunlar önümüzde duran sorunlar. Bunlar yapılmadan enflasyon endeksleri üzerinden söz oyunları ile mücadele ediliyormuş gibi bir ortama sürüklenirse yarınki faiz kararı değişmeden durumun devam etmesi anlamına gelecek.''

Yıllardır Merkez Bankası'nın üzerine siyasi ve politik bir fantezi gölgesi düştü. Enflasyon artarken paranın değerini daha da düşüren ''faiz indirimi'' ile bir mücadele biçimi mümkün değil.
Prof. Dr. Erinç Yeldan
Kadir Has Üniversitesi İdari Bilimler Dekanı

''Enflasyon mal ve hizmetlerin ortalama fiyat artışı. Bunlar arasından gıda ve enerjiyi çıkarırsanız daha düşük enflasyon elde edersiniz. Çekirdek enflasyon bu. Türkiye'de çalışan insanların muhatap olduğu enflasyon gıdada. Bu da TUİK verilerine göre yüzde 25 arttı. Benim TUİK verilerinden derlediğim bir basit hesaba göre Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi dediğimiz 2018 yılı Temmuz ayından bu yana birikimli olarak gıda fiyatları yüzde 170 arttı. Bu durum karşısında reel ücretler eriyor, halkın alım gücü düşüyor. Bunlar olurken de Merkez Bankası enflasyon ile mücadelede doğru olmayan ve kaypak mesajlar, analizler gerçekleştiriyor. O nedenle böyle bir ortamda siz çıkıp benim faiz politikama göre enflasyon daha düşük ben istediğim için daha da düşecek diyemezsiniz. Bu güvensizlik ortamı yaratıyor.''

''Türkiye'de para otoritesinin politikalarına karşı büyük bir güvensizlik var''

Kadir Has Üniversitesi İdari Bilimler Dekanı Prof. Dr. Erinç Yeldan, Türkiye'de herkesin daha yüksek enflasyon bekler hale geldiğini ve enflasyonla iyi mücadele edilmediği gibi bir karamsarlığın yaygınlaştığı kanaatinde.

Toplumda, para otoritesinin politikalarına karşı bir güvensizlik olduğunu dile getiren Prof. Dr. Erinç Yeldan, en önemli endişenin de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde ekonomik istikrar mücadelesinin doğru yönetilmediği ve riyakata dayalı olmadığına dair olduğunu söylüyor.

Bu sebeple, çiftçinin ürettiği tarladan masalara gelene kadar aracı kuruluşlar tarafından şişiriliyor, yerli ve uluslararası tekellerin müdahalesi söz konusu oluyor.

''Döviz kurunu politikalarınıza dahil etmediğiniz bir faiz enflasyon ilişkisi kurmak akla aykırı''

Prof. Dr. Erinç Yeldan, Merkez Bankası'nın faiz indirimine gitmesi durumunda doların 9.5'ten işlem görebileceği ile ilgili öngörülerin mümkün olduğunu söylüyor.

''8.6'dan işlem gören kur 9'un üzerine çıkabilir. Düzeyi önemli fakat en az onun kadar oynaklığının da yaratacağı çok büyük tehlike var. Döviz kuru iki senedir ortalamanın çok üzerinde birden bire sıçrıyor ve artıyor. Sonra dövizde arz ve talep dengesi çok aşılınca bu sefer geriye geliyor. Bu oynaklık ihratçı ve ithalatçının alması gereken kararları belirsiz kılıyor. Bu da enflasyondaki belirsizliği güçlendiriyor. Dolayısıyla döviz kurunun yükse değere kavuşması kadar, o değerin aşağı yukarı oynamasıyla yarattığı tehlike de ayrı. Siz enflasyonu düşürmek için faizi düşürmeliyim diyince döviz kurundaki hareketliliği bir tarafa atıyorsunuz. Sanki Türkiye dış dünyaya kapalı minik bir adaymış gibi... Döviz kurunu politikalarınıza dahil etmediğiniz bir faiz enflasyon ilişkisi kurmak iktisat bilimine ve akla da aykırı. Bu çok ciddi hata.''

Görüntü editörü • Tuba Altunkaya