Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

İstifa baskısı altındaki Boris Johnson başbakanlık koltuğunu nasıl kaybedebilir?

Access to the comments Yorumlar
 Berrak Kanbir Rodriguez Sanmartin
İngiltere Başbakanı Boris Johnson
İngiltere Başbakanı Boris Johnson   -   ©  Adrian Dennis/PA Media

İngiltere'de Aralık 2019 genel seçimlerini büyük farkla kazanarak Muhafazakar Parti iktidarını güçlendiren Boris Johnson'un başbakanlık koltuğu skandallar ve iddialar sebebiyle bir süredir sallantıda.

Geçtiğimiz aylar içerisinde gaflardan başbakanlık konutunu yenileme masrafına kadar Johnson'u zor durumda bırakan birçok olay yaşandı. Johnson o dönemlerden bu yana yavaş yavaş partisinin desteğini yitirmeye başladı.

Aralık ayında yapılan ara seçimde Muhafazakar Parti'nin kalesi olan bir seçim bölgesini kaybetmesi seçmenin başbakana olan güveninin sarsılmasının işareti olarak görüldü ve bu tarihten itibaren dengeler Johnson aleyhine değişmeye başladı.

Covid-19 salgınıyla mücadele için getirilen kısıtlama önlemleri sırasında katı sosyal mesafe kuralları uygulanırken Johnson'ın yönetimindeki başbakanlık ofisi ve diğer kamu kurumlarında sosyal aktivite ve kutlama partilerine dair iddialar bardağı taşıran son damla oldu. 

Bu iddialarda yer alan bir partinin Kraliçe II. Elizabeth'in Covid-19 kuralları gereğince tek başına oturmak zorunda kaldığı eşinin cenaze töreninden bir gün önce düzenlenmiş olması Muhafazakar Partili milletvekillerinin büyük tepkisini topladı.

Başbakan bu partilerden birine katıldığı için özür diledi ve partilerle ilgili bir soruşturma başlatıldığını açıkladı. Ancak sonu gelmeyen iddialar ve başbakanın sorumluluğu üstlenmeyerek bütün beklentiyi soruşturmaya yüklemesi Muhafazakar Parti içinde öfkenin giderek büyümesine yol açtı.

Tepkili partililerden biri İşçi Partisi'ne geçti, partinin ağır toplarından bir başka milletvekili ise Johnson'ın yüzüne karşı "Tanrı aşkına git!" dedi. Dün ise başka bir milletvekilinin Johnson'a karşı parti içinde güven oylaması yapılmasından yana olan milletvekillerine şantaj yapıldığı iddialarını ortaya atması durumu daha da ciddileştirdi. Ulusal basın şantaja maruz kaldığını ileri süren milletvekillerinin gizlice kaydedilen mesaj ve ses kayıtlarını kamuoyuyla paylaşmaya hazırlandığını aktardı.

Bunca olay, skandal, öfke, tepki ve gerginliğe rağmen Başbakan Johnson neden ve nasıl yerini koruyor? Johnson'ı koltuğundan edebilecek mekanizmalar neler, nasıl işliyor ve dengeler nasıl şekilleniyor?

Başbakana karşı parti içinde güven oylaması yapılabilir

İngiltere'de parlamentoda çoğunluğu elde eden siyasi partinin lideri başbakanlık görevini üstleniyor ve başbakanı seçim dışında görevden almak oldukça zor. Başbakanı koltuğundan edebilecek yöntemlerden biri partisinin liderlik görevini elinden alması. Bunun için başbakan karşı parti içinde güven oylaması yapılması gerekiyor.

Muhafazakar Parti'nin iç kuralları gereği bu durum, partinin parlamento grubundan 54 milletvekilinin 1922 Komitesi olarak bilinen meclis grup komitesine gizli bir mektupla resmi olarak başbakan için güven oylaması yapılması talebinde bulunmasıyla mümkün. Ancak mektuplar gizli verildiği için, mektup sunan milletvekili bunu açıkça dile getirmediği sürece komite başkanı dışında kimse sayının kaça ulaştığını bilemiyor.

Bugüne kadar Johnson'a karşı sekiz Muhafazakar milletvekili kamuoyu önünde Johnson'ın istifa etmesini istedi, bunlardan biri olan Christian Wakeford ise ana muhalefetteki İşçi Partisi'ne geçti.

Gizli mektubu veren milletvekili sayısının 54'ü bulması halinde yapılacak güven oylamasında Johnson'ın oylamayı basit çoğunlukla kazanma ihtimali bulunuyor. Bu durumda yeni bir güven oylamasına kadar Johnson koltuğunu koruyabilir. Kendisi de görevi bırakmaya niyeti olmadığını açıkça dile getiriyor.

Kabine üyeleri Johnson'a olan desteği kesebilir

İngiltere'de kabine üyeleri başbakanı koltuktan indirme gücüne sahip. Bu durum daha önce eski başbakanlardan Margaret Thatcher ve Theresa May için yaşanmıştı. Hatta Boris Johnson, May hükümetinde dışişleri bakanı görevdeyken istifa ederek May'in istifasının önün açmıştı.

Bütün bu olaylar esnasında Başbakan Johnson'ın kabine üyelerini ve hükümeti üzerindeki kontrolü koruduğu görülüyor. Johnson bugüne kadar yalnızca bir önemli bakanı, eski Brexit Bakanı David Frost'u kaybetti.

Öte yandan Maliye Bakanı Rishi Sunak ve Dışişleri Bakanı Liz Truss gibi bakanlar kamuoyunda Johnson'ın yerine geçebilecek isimler olarak tartışılmaya başladı, ancak her iki bakan da Johnson'a destek verdiklerini ve kutlama partileriyle ilgili yürütülmekte olan soruşturma sonucunu beklediklerini açıkladı.

Bu açıklamalar Johnson'ı şimdilik kurtarmış gibi görünüyor. Johnson'ın muhalifleri parti için güven oylamasından bir sonuç çıkmayacağını düşünüyorsa, ya da yerine geçecek kişi için henüz yeterince güçlü bir birlik oluşmamışsa bu durum başbakanın lehine zaman kazandırabilir.

Bakanlar da kendi koltuklarını kaybetmemek için başbakan "sadık" kaldıklarını göstermiş oluyor, ancak The New York Times'ın yorumuna göre ölümcül "darbe" aylar sonra gelebilir.

Baskılara dayanamayarak kendiliğinden gidebilir

Muhazafakar Parti içinden "sihirli halka" olarak adlandırılan bir grubun partinin liderini seçtiği dönemlerden aynı grup başbakana olan desteği keser "gri kıyafetli adamlar" başbakanı ziyaret ederek istifasını isterdi. O dönemdeki gelenekten kalma bu uygulama günümüzde başbakana uygulanan baskıya denk geliyor ve başbakanın gururunun bir göstergesi olarak atılmadan gitmeye ikna olmayı ifade ediyor.

Eski başbakanlardan Theresa May 2019'da ve Tony Blair ise 2007'de bu baskı ile Downing Sokağı 10 numaradaki başbakanlıktan ayrılmıştı.

Johnson sıkıştığı köşeden zaferle çıkabilir

Eski başbakanlardan ve okul arkadaşı David Cameron, 57 yaşındaki Boris Johnson'ı siyasi sorunlardan sıyrılma becerisini kastederek tarafından siyasetin "yağlı domuzu" olarak tanımlamıştı.

Covid-19 salgınında aldığı kararlar nedeniyle sıklıkla eleştirilen Johnson, Omicron varyantının körüklediği dalgayı başarılı bir şekilde aştığına dair yoğun bir kampanya içerisinde.

Maske ve sosyal mesafe kurallarının kaldırılacağını açıklayan başbakan aşılama kampanyasını çok başarılı bir şekilde yürüttüklerini ve ülkesinin Avrupa'da salgının kısıtlamalarından kurtulan ilk ekonomi olduğunu vurgulayarak sempati toplamaya çalışıyor. Brexit sözünü yerine getirdiğine de vurgu yapan Johnson hem partisinden hem de kamuoyundan destek buluyor.

Kutlama partileriyle ilgili soruşturmanın diplomatik bir dille sonuçlanması halinde Johnson'ın içine girdiği bu sıkıntılı durumdan sıyrılabilir.

Ancak enerji fiyatları, enflasyon ve faiz oranlarındaki artış, kabinedeki rakiplerinin manevraları ve mayıs ayına yapılacak olan yerel seçimler Johnson'ı her durumda zorlayabilir. Kamuyoyu yoklamaları başbakanın azalan saygınlığı ve popülerliğinin partinin başarısına yansıdığını gösteriyor. Muhafazakar Parti içindeki huzurluğun temeli de bundan kaynaklanıyor.