Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Buğday hasadı başladı, çiftçi üretim maliyetlerinden şikayetçi: Seneye ekmeyeceğim

Access to the comments Yorumlar
 Ahmet Erkan Yiğitsözlü
euronews_icons_loading
Buğday hasadı başladı, çiftçi üretim maliyetlerinden şikayetçi
Buğday hasadı başladı, çiftçi üretim maliyetlerinden şikayetçi   -   ©  Ahmet Erkan Yiğitsözlü

Stratejik öneme sahip temel besin maddesi olan buğday, son yıllarda artan iklim değişikliğinin etkileri ve Rusya-Ukrayna savaşıyla baş gösteren navlununda ciddi sorunların gölgesinde 2022 sezonu hasadına başlandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önceki yıllara göre iki hafta gecikmeyle 5 Haziran’da ekmeklik buğday ve arpa alım fiyatını açıkladı ancak bu durum üreticiyi fazla memnun etmedi.

Ürünlerini Türkiye Mahsulleri Ofisi’ne (TMO) veren çiftçilere buğdayda kilo başına 6 lira 50 kuruş artı 1 lira pirim ödenecek. Arpa alım fiyatı ise ton başına 5500 lira olarak açıklandı. Ürününü TMO’ya satacaklara ton başına 500 lira alım primi ödenecek.

Çiftçi ürünü düşük fiyattan tüccara satmak zorunda kalıyor

Üreticiler, ürününü çeşitli gerekçelerle TMO’ya değil de tüccarlara satmak zorunda kalıyor bu durumda teşvik priminden faydalanamadığı gibi tüccarın verdiği fiyata razı olmak zorunda kalıyor.

Özellikle küçük üreticiler, buğday ekimi yaparken gübreyi, tohumu, ilacı bayiden borçlanarak aldıysa borcunu kapatmak için elindeki buğdayı vermek ve borcunu kapatmak zorunda. Çiftçinin ürünü TMO’ya vermeyi tercih etmemesinin nedenlerinin başında ton başına 1000 lira olan pirim ödemesinin sonbaharda yapılacak olması. Ayrıca her çiftçi, çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı olmaması nedeniyle TMO’ya ürününü veremiyor.

Üretim masrafları üç kattan fazla arttı

Mazot, gübre, tohum, zirai ilaç gibi tarım girdilerinin önceki yıla oranla yüzde 250 ile 400 arasına artmasına rağmen buğdayın fiyatının yüzde 150 civarında artması çiftçide hayal kırıklığına yol açtı.

Fiyat artışında Türkiye’de buğday üretiminin kuraklık nedeniyle azalmasının etkisi olduğu kadar, Covid-19 salgını ve Rusya’nın Ukrayna’yı işgali ile başlayan savaş da etkili oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu, 2022 Bitkisel Üretim ilk tahmininde buğday üretimini 19 milyon 500 bin ton olarak açıkladı anca bu rakamın önceki yıllarda olduğu gibi aşağı yönde gerçekleşeceği öngörülüyor. Uzmanlar bu sorunun gıda kıtlığına yol açmayacağını lakin maliyetleri artıracağını ve bazı ülkelerin erişiminin zorlaşacağını belirtiyor.

Ucuz buğdaya rağmen ekmekte zam kaçınılmaz

Toprak Mahsulleri Ofisi’nin Eylül 2021’den beri sürdürdüğü un sanayicilerine yönelik ucuz buğday teminine 1 Haziran itibari ile 3 ay daha devam edeceğini duyurdu. Ofis, pirim dahil üreticiden tonunu 7 bin 50 liradan alacağı buğdayı un sanayicilerine 4 bin 500 liradan satacak. Ekmek fiyatlarındaki artışı önlemeye yönelik bu uygulama için içerden buğday alamazsa ithalat yoluna gidecek. Türkiye’nin bu yıl üretimdeki düşüşe bağlı olarak kendi ihtiyacı için en az 2-3 milyon ton buğday ithalatı yapmak zorunda kalması bekleniyor.

'Gelecek sene buğday ekmeyeceğim'

Buğday hasadına başlanan ilk bölgelerden Çukurova çiftçisi yükselen girdi maliyetlerinin yanında açıklanan taban fiyatını yeterli bulmuyor.

350 dekar arazi üzerinde tarım yapan Ahmet Yılmaz, bu yıl buğday üretiminden zarar ettiğini belirterek, “Geçen yıl kilosunu 2 bin 200 liraya kullandığımız gübreyi bu yıl 14 bin liraya kullanmak zorunda kaldık. Yani yüzde 500 oranında gübre maliyetimiz yükseldi. Mazot yüzde 400 oranında yükseldi. Geçen yıl buğdayın kilosunu 2 bin 250 liraya satıyorduk bu yıl 6 bin 500 civarına satacağız. Gelecek sene buğday ekmeyeceğim.” diye konuşuyor.

100 dönüm civarı arazide tarım yapan Kadir Türkyılmaz da, ufak çiftçinin her geçen yıl daha da küçüldüğünü anlatıyor.

Türk çiftçisinin arkasında kimsenin olmadığını savunan Türkyılmaz şunları kaydediyor:

“Çiftçi gariban insan, devlet yasaların belirttiği ölçüde çiftçiyi desteklemiyor. Yasanın emrettiği milli gelirden yüzde 2’lik payını almıyor. Sadece mazot ve gübrede çok sembolik destekleme veriliyor. 50 dekar yeri olan çiftçiye 1000 ile 1500 lira arası destekleme veriyor ki bu bir torba gübre parasına denk gelmiyor.”

50 yıllık çiftçi Ersin Delibıçak ise, üreticilerin mutlu olması ve üretmeye devam etmesi için yerinde doyması gerektiğini ancak çiftçinin kendini doyuramadığı söylüyor.

Delibıçak, “Yıldan yıla üretim maliyetleri artıyor, çiftçi köylü yoksullaşıyor. Çiftçi üretmezse, buğday ekmezse, et üretmezse ne yiyeceksin? Para yenir mi? Üretimin sürdürülmesi için köylüye destek çıkılması lazım. Rusya’dan Ukrayna’dan aldığın fiyattan benden neden almıyorsun? Bu girdilerle çiftçi üretemez. Üretemezse ekmeği 10 liradan aşağı yiyemezsiniz. Biz ne kadar dayanacağız.” ifadelerini kullanıyor.