Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

ABD medyası: Ukrayna savaşı Erdoğan'ı istisnai bir role kavuşturdu

Access to the comments Yorumlar
 euronews
Recep Tayyip Erdoğan ve Vladimir Putin
Recep Tayyip Erdoğan ve Vladimir Putin   -   ©  AFP

Rusya-Ukrayna mahkum takası sonrası ABD medyasında yapılan değerlendirmelerde Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın savaş zamanında arabulucu ve her iki tarafın dostu olarak benzersiz rolü oluştuğuna vurgu yapıldı.

Erdoğan üç ay içinde üçüncü kez Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüştükten sonra New York'a uçtu ve pazartesi günü verdiği röportajda Kremlin'in "mümkün olan en kısa sürede bu savaşı sona erdirmeye istekli olduğunu" söyledi.

Erdoğan, daha fazla ayrıntı vermeden, "Taraflar arasında mutabakata varıldığında iki yüz rehine takası da yapılacak" dedi.

Ne var ki, Putin'in yedek askerleri kısmen göreve çağırma ve iki günden kısa bir süre sonra nükleer savaş tehdidinde bulunma hamlelerinin Erdoğan'ı boşa çıkarmış olduğu ileri sürüldü.

Ancak çarşamba günü geç saatlerde Rusya ve Ukrayna'nın yaklaşık 200 mahkumu değiş tokuş ettiğine dair haberler yayınlanınca Erdoğan'ın en azından bu konuda haklı çıktığı anlaşıldı.

Tutuklu takası, Erdoğan'ın seçimlerden dokuz ay kala diplomatik başarı olarak imajna katkı yapar mı bu tartışılıyor ancak kesin olan şey savaşla birlikte Erdoğan'ın çok istisnai bir role kavuşmuş olduğu.

"Türk diplomasisi, Ukrayna'da hatasız oynuyor"

Fransa'nın eski ABD ve BM büyükelçisi Gerard Araud, "Türk diplomasisi savaşın başlangıcından beri hatasız" diyerek Ankara'yı övdü ve “Çıkarlarını değerlendirmiş, savaşan taraflar arasında bir denge kurmuş ve durumdan istifade ederken gerektiğinde sert de olabilmiş bir yönetim” dedi.

Bu şekilde Erdoğan, yedi aylık savaşta Moskova ile Kiev arasında iki somut anlaşmanın düzenlenmesinde doğrudan kredi sahibi oldu. Temmuz ayında İstanbul'da imzalanan BM destekli bir anlaşma ile Rusya'nın 24 Şubat işgalinden bu yana ilk kez Karadeniz'deki Ukrayna tahıl sevkiyatı yeniden başladı.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, sevkiyatları dünyanın kıtlıkla harap olan bölgeleri için “bir umut ışığı” olarak nitelendirdi.

Erdoğan ayrıca, Ukrayna'nın Rus işgali altındaki Zaporizhzhia nükleer santrali etrafındaki askeri açmazda da arabuluculuk yapmayı teklif ediyor ve hala Putin ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelensky'yi ateşkes görüşmeleri için bir araya getirmeyi umuyor. 

Londra merkezli siyasi risk danışmanı Anthony Skinner, "Bütün devletler arasında Türkiye, iki taraf arasında bir anlaşmaya aracılık etmek için en iyi konumda" ifadelerini kullandı. 

Seçimler öncesi ekonomiye can üfledi

Erdoğan savaş sırasında Moskova'nın diplomatik izolasyonunu kendi avantajına kullanırken Rusya ile ticareti dramatik bir şekilde artırarak Ukrayna'ya silah sağladı.

Türk savaş insansız hava araçları, savaşın ilk haftalarında Kiev'i ele geçirmeye çalışan ana Rus zırhlı birliklerinin yok edilmesini sağladığı için Ukrayna'da efsane haline geldi. 

Silah satışının yanı sıra Rus ticareti ve turistler de 2023 seçimleri öncesinde Türkiye'nin sallanan ekonomisinin tamamen çökmesini önlemeye yardımcı oldu.

Skinner, "Putin ve Erdoğan uzun süredir birbirleriyle anlaşıyorlar ve dengede, bir dizi konuda farklılıklarını yönetebiliyorlar. Ukrayna da farklı değil. Kiev, Türk hükümetinin Moskova üzerindeki vidaları çevirememesi nedeniyle hüsrana uğradı, ancak Ukrayna da Türkiye'nin devam eden desteğinden büyük ölçüde yararlanıyor.” diyor.

Türkiye analisti Soner Çağaptay ise Erdoğan'ın yaklaşımını “Ukrayna yanlısı tarafsızlık” olarak nitelendiriyor.

Çağaptay, Washington Yakın Doğu Politikaları Enstitüsü için hazırlanan raporda, “Erdoğan, Ukrayna yanlısı olmakla açıkça Rusya karşıtı bir duruştan kaçınmak arasında bir denge kurmaya çalıştı” diyor.

Türkiye'nin pozisyonu yaptırımları zayıflatır mı?

Ancak Amerika Birleşik Devletleri, (ABD) Ruble ile ticaret gibi anlaşmaların Rusya'nın yaptırımlardan kurtulmasına yardımcı olacağından endişe ediyor.

ABD Hazinesi, Türk bankalarına ve Rusya ile yakın ilişki içinde olan işletmelere, “ikincil yaptırımlara” maruz kalabileceklerini söyledi. Bu uyarı, geçen hafta Türkiye borsasında sert satışlara yol açtı.

Rusya'nın Mir ödeme sistemleri aracılığıyla ruble işlemi yapan beş Türk bankasından ikisi bu hafta bu tür operasyonları askıya aldı.