Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

İran'da Mahsa Amini protestolarında en az 35 kişi hayatını kaybetti

Access to the comments Yorumlar
 euronews
Tahran'daki protestolardan
Tahran'daki protestolardan   -   ©  AFP

İran'da halk protestoları sırasında yaşamını yitirenlerin sayısının en az 35'e yükseldiği aktarıldı.

AFP'nin Oslo merkezli İran İnsan Hakları (IHR) sivil toplum kuruluşuna dayandırdığı haberde can kaybı olarak 35 kişi kayda geçerken, İran yetkilileri bu sayının 17 olduğunu açıklamıştı.

Şimdiye kadar neler oldu?

Tahran'da 13 Eylül'de 'ahlak polisi' olarak bilinen İrşad devriyeleri tarafından 22 yaşındaki Mahsa Amini'nin başörtüsü kurallarına uymadığı gerekçesiyle gözaltına alındıktan sonra komaya girip ölmesi bardağı taşıran damla oldu ve İranlılar bir kez daha şeriat rejimine karşı ülke çapında gösterilere başladı.

Gösteriler Emini'nin 17 Eylül'de memleketi Sakkız kentindeki cenaze töreni sonrasında Tahran ve ülkenin batısındaki kentlerde başladı. Protesto görüntülerinin sosyal medyada paylaşılmasının ardından ülkenin birçok il, ilçe ve kasabasına yayıldı.

Şu ana kadar Tahran, Senendec, Kerec, Tebriz, Meşhed, Kiş, Kirman, Yezd, Reşt, Bender Abbas, Abadan, Kirmanşah, Erdebil, İsfahan, Urumiye, Kazvin, Zincan, İlam, Mazenderan Hemedan başta olmak üzere birçok şehirde gösteriler gerçekleşti.

Hemen hemen her şehirde devam eden gösterilerde kadınlar başörtülerini çıkarıp yaktı, dini önderlerin fotoğraları indirilip yakıldı.

Gözaltına alınanları ambulanslarla mı taşıyorlar?

Gösteriler 6. gününe girerken bazı kentlerde protestocular kendilerine sert müdahale eden polislere ve rejim milislerine karşılık verdi. Polis araçları ters çevrildi, bazı  yerlerde yakıldı. Yanan araçlar arasında ambulansların da olduğu görüldü. 

Ancak aktivistler özel bir niyetle ambulansları hedef almadıklarını, gözaltına alınanların direk ambulansa taşınması nedeniyle ambulansların da hedef haline geldiğini söylüyor.

Birçok noktada göstericiler ile güvenlik güçleri arasında şiddetli çatışmalar yaşandı ve yaşanmaya devam ediyor.

Yine sosyal medyada yayınlanan görüntülere göre, dün gece Kuzey Horasan eyaletine bağlı Bucnurd ilçesindeki bir polis karakoluna saldıran göstericiler, karakolu ateşe verdi. Görüntülerde ayrıca Bender Abbas kentindeki bir din okulunun da kundaklandığı görüldü.

Protesto eden halk 'İslam Cumhuriyeti istemiyoruz' ve 'Diktatöre ölüm' gibi sloganlar atıyor. 

"Muhalifler kendi aktivistlerini öldürüyor" iddiası

Yetkililer, protestocuları güvenlik güçlerinin vurduğunu yalanlayarak, silahlı muhalifler tarafından öldürüldüklerini öne sürüyor.

Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Pedram Pakayin, hayatını kaybedenlerin sayısı hakkında bilgi vermeden ülke genelindeki olaylar sırasında 61 ambulansın göstericiler tarafından tahrip edildiğini veya yakıldığını söyledi ancak bu rakamları doğrulayabilecek şeffaf bir ortam veya kurum bulunmuyor.

Gösterilerde ölü, yaralı ve tutuklananların sayısı konusunda hala kesin bir bilgi de yok.

Ülkede dün gece sosyal medya ağlarına getirilen kısıtlamalara rağmen protesto dalgası genişliyor.

"Gösterilerde 3 Besic üyesi öldürüldü"

İranlı yetkililer, Meşhed, Tebriz ve Kazvin kentlerindeki gösterilerde rejim yanlısı 3 Besic üyesinin göstericiler tarafından öldürüldüğünü duyurdu. Meşhed kentinde Muhammed Resul Dust Muhammedi adlı Besic üyesinin motosikletli bir grubun bıçaklı saldırısında öldürüldüğü ifade edildi.

Muhalif kaynaklar ise gösterilerdeki aktivist can kaybının çok daha yüksek olduğunu iddia ediyor.

"Taviz vermeyin" çağrısı

İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'e yakınlığıyla bilinen Keyhan gazetesinde gösterilerle ilgili yayınlanan haberde, polis ve güvenlik güçlerine, "suçlulara asla taviz vermemeleri" çağrısında bulunuldu.

Öte yandan uluslararası bilgisayar korsanları grubu Anonymous'un Twitter hesabından, İran hükümetine tepki olarak, ülke genelindeki 300'den fazla güvenlik kamerasına siber saldırı düzenlendiğini duyurdu.

Karşı gösteriler için hazırlık yapılıyor

İran'da rejim yanlıları da bu protestolara karşı 'destek gösterisi' düzenleyeceği bildirildi. Bu karşı gösterilerin ne şekilde organize edildiği şu an için bilinmiyor ancak sokaklarda daha fazla kan akmasına hatta bir iç savaşa dönüşmesinden endişe duyuluyor.