BM 2021 Küresel Su Kaynaklarının Durumu Raporu: Bir yanda sel diğer yanda kuraklık

Access to the comments Yorumlar
 Euronews
Dünya Meteoroloji Örgütü'nün raporuna göre gezegenin büyük bölümünde normal şartların ötesinde kuraklık kaydedildi.
Dünya Meteoroloji Örgütü'nün raporuna göre gezegenin büyük bölümünde normal şartların ötesinde kuraklık kaydedildi.   -  ©  Emilio Morenatti/Copyright 2022 The AP. All rights reserved

Birleşmiş Milletler Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), 2021 yılında dünyanın bütün bölgelerinde hem sel hem de kuraklık açısından aşırı durumların yaşandığını ve milyarlarca insanın içme, sulama ve kullanım amaçlı suya erişiminin yetersiz kaldığını belirtti. Örgütün hazırladığı rapora göre gezegenin büyük bölümünde normal şartların ötesinde kuraklık kaydedildi.

Örgütün ilk kez yayınladığı yıllık Küresel Su Kaynaklarının Durumu raporu iklim, çevre ve toplumsal değişikliklerin Dünya'nın tatlı su kaynaklarına olan etkilerini değerlendirdi. Rapor artan talep nedeniyle sınırlı arzı bulunan bu kaynakların daha iyi yönetilmesi amacıyla hazırlanıyor.

Rapor bu kapsamda kuraklık ve sel erken uyarı sistemi kurulması konusundaki çalışmaların hızlandırılmasını öneriyor ve bu önlemlerin suyla ilgili aşırılıkların etkisinin azaltılmasına yardımcı olabileceğini öngörüyor.

Bir yanda sel ve diğer yanda kuraklık

Rapora göre yılın en az bir ayında 3,6 milyar kişi tatlı su kaynağına erişimde yetersizlikle karşı karşıya kalıyor. Bu rakamın 2050'de beş milyara yükseleceği tahmin ediliyor.

Raporda 2001 ve 2018 yılları arasında yaşanan afetlerin yüzde 74'ü su ile bağlantılı doğal felaketler oldu. 2021'de dünyanın bütün bölgeleri yıkıcı su anormallikleri yaşadı. 

Batı Avrupa'da rekor kıran seller meydana gelirken, Paraguay ve Brezilya'nın güneyinde nehirlerdeki su seviyesi tüm zamanların en düşük düzeyine indi. 

Su hacminde yükselişin iki katı düşüş görüldü. Amerika kıtaları ve orta Afrika'daki büyük nehirlerde su hacmi azaldı. Hindistan'ın kuzeyi ve Afrika'nın güneyinde ise ortalamanın üzerinde yükseliş görüldü.

Raporu kamuoyuyla paylaşan WMO Genel Sekreteri Petteri Taalas iklim değişikliğinin etkilerinin genellikle sular aracılığıyla hissedildiğini belirterek "daha yoğun ve sık kuraklıkların, daha aşırı sellerin, daha düzensiz mevsimsel yağışların ve buzulların daha hızlı erimesinin" görüldüğüne ve bunun ekonomiler, ekosistemler ve gündelik hayatımızın her yönüne peş peşe etkide bulunduğuna dikkat çekti.

Donmuş kaynaklar hızla eriyor

Karasal su stoku yani karada ve yer altındaki bütün sular, büyüdüğünden daha fazla küçüldü. Bu negatif alanlar Patagonya, Ganj ve İndus nehirlerinin kaynakları ile Amerika Birleşik Devletleri'nin güneyinde görüldü.

WMO bazı noktalarda yeraltı sularındaki aşırı çekilmenin sulamadan kaynaklandığına dikkat çekildi. Eriyen karlar ve buz da Alaska, Patagonya ve Himalayalar gibi birçok bölgede önemli etki ortaya çıkardı.

Rapor, dünyada 1,9 milyar kişinin içme suyu ihtiyacını buzullar ve suların erimesiyle elde ettiğini, ancak bu kaynakların hızla eridiğini vurguladı.

Rapor ayrıca, dünyanın en büyük doğal tatlı su rezervi olan kriyosfer yani buzullar, karlar ve donmuş toprak gibi yer yüzünde donmuş halde bulunan su kaynaklarındaki değişimin gıda üretimi, sağlık ve doğal dünyayı etkilediğine dikkat çekti.