Uzmanlardan seçim değerlendirmesi: "Türkiye Batı'dan kopuyor"

Uzmanlara göre cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turu Türkiye'nin yönünü belirleyecek
Uzmanlara göre cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turu Türkiye'nin yönünü belirleyecek © Ali Unal/AP
By Euronews
Haberi paylaşınYorumlar
Haberi paylaşınClose Button

Uluslararası kamuoyu önemli sonuçlar doğuracak seçimlerde cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturacak ismi merak ile bekliyor

REKLAM

Türkiye cumhurbaşkanını belirlemek için 28 Mayıs'ta sandığa ikinci kez gitmeye hazırlanırken uzmanlar seçimlerin Ankara'nın NATO ve müttefikleriyle olan ilişkilerinin geleceği açısından ne anlam ifade ettiğini değerlendirdi.

Beklentiyle endişenin bir arada yaşandığı 14 Mayıs cumhurbaşkanlığı seçiminde ne mevcut Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ne de muhalefetin ortak adayı Kemal Kılıçdaroğlu'nun yüzde 50 oy oranını tutturabilmesi ikinci turun önünü açtı. 

Batı dünyası önemli uluslararası sonuçlar doğuracak seçimler için cumhurbaşkanlığı koltuğuna kimin oturacağı sorusunun cevabını merakla bekliyor.

Kılıçdaroğlu, NATO müttefikleri ile Erdoğan'ın yönetimi altında en kötü seviyesine gerileyen ilişkileri onarma taahhüdünde bulunuyor. 

"Kimlik krizi"

Euronews'e değerlendirmede bulunan Arda Tunca, "Türkiye Batı'dan kopuyor, NATO üyesi olsa da Türkiye artık manevi olarak NATO'nun bir parçası değil" dedi.

"Türkiye Rusya ile, Çin ile ve Doğu'daki diğer bazı ülkelerle aynı hizada. Ama ben Türkiye'nin artık Batı dünyasının bir parçası olduğunu, hatta Batı dünyasının bir parçası olmaya çalıştığını göremiyorum" diye konuşan Tunca, "Yani bu aynı zamanda Türkiye için bir kimlik krizi" ifadelerini kullandı.

Euronews'e değerlendirmelerde bulunan bir diğer uzman İlke Toygur ise "[Erdoğan'ın kazanması halinde] Benim varsayımım, Türkiye'nin daha kesin bir şekilde, işlemsel ilişkilerin hakim olduğu geleneksel bir müttefik değil, genel olarak dostane, öngörülemeyen bir orta güç kategorisine gireceği yönünde" diye konuştu.

Madrid'deki III. Carlos Üniversitesi öğretim üyelerinden Toygur "Muhalefet kazanırsa, demokratikleşme, kurumsallaşma ve ülkenin Batı'daki konumunu yeniden kazanması gibi pek çok vaatte bulunacak, ancak parlamento AK Parti hükümetinin kontrolü altında olmaya devam ederse bu pek de kolay olmayacak." dedi.

"Muhalefet seçimin kazananı olmadı"

Hayat pahalılığı krizinden fazlasıyla etkilenen Türkiye'de son verilere göre yüzde 44'e gerileyen enflasyon bir dönem yüzde 86'lara çıkarak ekonominin belini büktü. Erdoğan hükümeti ayrıca şubat ayında meydana gelen ve 11 güney ilini yerle bir eden deprem felaketlerine verdiği yavaş tepki nedeniyle de eleştirilerin hedefi oldu.

Bunlara rağmen Tunca'ya göre seçimin kaybedeni muhalefet oldu. "Bu muhalefet için büyük bir yenilgi" diye konuşan Tunca, "Türkiye'de pek çok ekonomik sorun var. Bu Erdoğan rejiminin en zayıf noktası. Ancak yine de muhalefet seçimin kazananı olmadı" dedi.

Öte yandan hükümet yanlısı basın-yayın organları ve yorumcuların Türkiye'de medya üzerinde baskınlık kurması güvenilir bilgiye erişimle birlikte parti ve adaylar için adil koşullar oluşturulması açısından eleştiriliyor.

Arda Tunca "Türk halkının güvenilir bilgiye erişimi yok, bu çok açık" dedi. "Medyanın yüzde 90'ını kontrol eden bir hükümete karşı mücadele etmek çok zor. Güçler ayrılığı yok."

Toygur ise bu durumu, "Özgür medya yoktu, bağımsız yargı yoktu. Devlet kaynakları iktidar lehine kullanılıyordu, [seçim sistemi] sık sık değiştiriliyordu ve tüm bunları göz önünde bulundurursanız, Türkiye'deki seçimlerde anketlerin neden bu kadar iddialı olmadığını biraz daha iyi anlayabilirsiniz." ifadeleriyle açıkladı.

Haberi paylaşınYorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Kürtlerin Türkiye siyasetindeki geleceği nereye evriliyor?

Milletvekilliği seçimi yurt dışı sonuçları: 2018 ve 2023’te partilerin yurt dışı oyu nasıl değişti?

14 Mayıs'ta seçmen ittifaklara nasıl bir mesaj verdi ? İkinci turda kimin şansı yüksek?