EventsEtkinliklerPodcasts
Loader
Bize Ulaşın
REKLAM

Dünyada en fazla mayının bulunduğu üç bölgeden biri Güney Kafkasya

Cenevre'de 19 Haziran 2023 tarihinde düzenlenen "2030'a kadar kara mayınlarından arındırılmış bir Güney Kafkasya'ya doğru" etkinliğinde konuşmacılar.
Cenevre'de 19 Haziran 2023 tarihinde düzenlenen "2030'a kadar kara mayınlarından arındırılmış bir Güney Kafkasya'ya doğru" etkinliğinde konuşmacılar. © commonspace.eu
© commonspace.eu
By euronews
Yayınlanma Tarihi Son güncelleme
Haberi paylaşınYorumlar
Haberi paylaşınClose Button

Anti-personel mayınların kullanımının, depolanmasının, üretiminin ve devredilmesinin yasaklanması ve bunların imhası ile ilgili Ottawa sözleşmesi, 1 Mart 1999'da yürürlüğe girdi

REKLAM

İsviçre'de düzenlenen Anti-Personel Mayınlarını Yasaklama Sözleşmesi oturumlarında Güney Kafkasya ülkelerindeki durum ele alındı. LINKS Europe Vakıfı, Güney Kafkasya'nın dünyada en fazla mayının bulunduğu üç bölgeden biri olduğunu kaydetti. 

LINKS Europe Vakfı tarafından İsviçre'nin Cenevre kentinde düzenlenen konferansa Güney Kafkasya ülkeleri Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan'dan temsilciler katıldı. 

Toplantıya katılan hükümet temsilcileri ve uluslararası örgütler, 2030'a kadar mayınlardan arındırılmış bir Güney Kafkasya için çalışma isteklerini yineledi.

Mayın temizleme konusunda çalışan ve görüşmeyi düzenleyen LINKS Europe Vakıf Başkanı Dr. Dennis Sammut, "Savaş ve çatışmalar 30 yılı aşkın süredir Güney Kafkasya bölgesini kasıp kavurdu. Savaş kalıntıları ve özellikle de anti-personel kara mayınları bölge genelinde alanları kirletmeye devam ediyor" diyerek toplantının açılışını yaptı.

Vakıf başkanı, bölgedeki mayın temizleme konusunda şu ifadeleri kullandı:

"Gürcistan'da birçok çalışma yapıldı ve mayınlı alanların çoğu temizlendi, ancak bazı belirli alanlarda sorunlar devam ediyor.

Azerbaycan'da, özellikle 2020 Dağlık Karabağ Savaşı'nın ardından sahadaki durumun değişmesinden sonra, yetkililer akut bir durumla karşı karşıya.

Ermenistan'da ise sorun ikisi arasında bir yerde."

Vakıf Başkanı Dr.Sammut, Sovyetler Birliği'nin sınırlarını korumak için mayın döşediğini, ardından da mayınların Rusya ve Gürcistan arasındaki Güney Osetya çatışmaları ve Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki Dağlık Karabağ savaşları sürecinde de yerleştirilmeye devam ettiğini vurguladı.

Sammut konuşmasında, "Bölgedeki her üç hükümeti de mayın sorununun insani boyutunu ve sonuçlarını siyasi tartışmaların dışında tutmaya çağırıyoruz" diyerek mayın temizlemenin siyasi tartışmalardan uzak tutulması gerektiğini hatırlattı.

Azerbaycan ve Ermenistan

Etkinliğe katılan Azeri diplomat Elşad İskenderov, 26 senede Dağlık Karabağ'a 1 milyon 500 bin mayının yerleştirildiğini ve Kasım 2020'den bu yana mayın patlamalarının 57 can kaybına ve 247 kişinin ağır yaralanmasına neden olduğunu açıkladı.

İskenderov, Ermenistan'ın temizleme operasyonları için kendileriyle paylaştığı haritaların yüzde 75 doğruluğunda olduğu için temizleme operasyonlarının zor olduğunu söyledi.

Ermenistan Uygulamalı Politika Araştırma Enstitüsü düşünce kuruluşundan katılımcı Leonid Nersissian ise mayın kullanımını sınırlayan Ottawa Antlaşması'nın iki ülke arasındaki olası nihai barış anlaşmasının bir parçası olabileceğini söyledi.

Anti-personel mayınların kullanımının, depolanmasının, üretiminin ve devredilmesinin yasaklanması ve bunların imhası ile ilgili Ottawa sözleşmesi, 1 Mart 1999'da yürürlüğe girdi.

Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan anlaşmaya taraf değil. Dünya çapında önemli mayın üreticileri olan ABD, Çin ve Rusya da sözleşmeyi imzalamadı. Türkiye ise Ottawa Antlaşmasını 12 Mart 2003'de kabul etti.

Haberi paylaşınYorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Alman yapımı Leopard tankını vuran Rus askerine para ödülü

Parti skandalları, Boris Johnson'a parlamento kartı hakkını kaybettirdi

Ermenistan, Filistin Devleti'ni resmen tanıdı